Türk Savunma Sanayisinde IDEF 2025 Rüzgârı
Ayhan Öztemel
103 ülkeden temsilcinin katıldığı, 1491 firmanın yer aldığı IDEF 2025’te 1100 yeni ürün sergilendi. 270 imza töreni gerçekleşti, 9 milyar dolarlık sözleşme hacminin %65’i ihracata yönelikti. Fuarın yıldızı, geliştirdiği çarpıcı sistemlerle Roketsan oldu. Özellikle Tayfun Blok-4, Gökbora, Şimşek-2 ve AKATA sistemleri büyük dikkat çekti.
Tayfun Blok-4: Gurur Kaynağı Ama Menzil Gizemi Sürüyor
Henüz test edilmemiş olmasına rağmen Tayfun Blok-4 hipersonik füze, yalnızca Türkiye’de değil, Yunanistan ve İsrail’de de gündem oluşturdu. Açıklanan teknik bilgilerle yapay zeka menzilin 1000–1200 km aralığında olduğunu tahmin ediyor. Ancak bu bilgi net olarak paylaşılmadı.
Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, “Verilerden menzil tahmin edilebilir” dese de bu bilginin neden kamuoyundan gizlendiğini anlamak zor. Bu yaklaşım, izleyicilerin abartılı tahminlere kapılmasına ve bazı YouTuber’ların asılsız iddialarla kitleleri heyecanlandırmasına yol açıyor. Oysa bu ürün, ülkesini seven herkes için gurur kaynağı olmalı; veriler özgüvenle açıklansa, daha sağlıklı teknik analizler yapılabilir. Aksi halde, “Yok önlenemezmiş, yok THAAD etkisizmiş” gibi iddialar, kamuoyunu yanıltıyor.
İsrail’in 8–10 Mach hızdaki balistik füzeleri durdurabilen THAAD sistemi düşünüldüğünde, Tayfun’un 5–6 Mach hızında olması, bazı iddiaların abartılı olduğunu gösteriyor. Füzenin terminal safhada yönlendirilebilmesi için hızının süpersonik seviyeye düşmesi gerekebilir ki bu da savunma sistemlerinin işini kolaylaştırır.
Gökbora ve Gökhan: Ramjet Teknolojisinde Sessiz Yarış
Roketsan’ın Gökbora’sı ve TÜBİTAK SAGE’nin Gökhan füzesi, ramjet motoruyla çalışan hava-hava mühimmatları olarak fuarda dikkat çekti. Gökbora’nın 185 km menzili açıklandı ancak hız bilgisi verilmedi. Gökhan’ın ise menzili paylaşılmadı.
Fuarda yapılan açıklamalardan, Gökhan’ın mevcut menzilinin 100 km civarında olduğu ve Meteor füzesi gibi 200 km seviyesine çıkarılmasının hedeflendiği anlaşılıyor. Belli ki bu yarışta Roketsan önde gidiyor.
Bu gibi verilerin gizlenmesi, dışa dönük güvenin eksikliği gibi algılanabiliyor. Oysa bu sistemlerin, Kızılelma ve KAAN gibi platformların iç gövdesine sığması büyük bir teknolojik başarıdır. Radar izini azaltan bu özellik, savunma sanayiimizin ulaştığı seviyeyi net biçimde ortaya koyuyor.
Şimşek-2: Türkiye’nin Uzay Hedeflerine Bir Adım
Roketsan, IDEF 2025’te tanıttığı Şimşek-2 ile Türkiye'nin uzay taşıma kapasitesinde yeni bir sayfa açtı. Sistem, 1500 kg’a kadar yükleri 700 km irtifadaki yörüngeye çıkarabilecek şekilde tasarlandı. Bu, özellikle Baykar’ın düşük yörünge (LEO) için geliştirdiği hafif uydular açısından önemli bir eşleşme sunuyor.
Ancak, Türksat 6A’nın 4.250 kg ağırlığında olduğu düşünüldüğünde, Şimşek-2’nin şu anki taşıma kapasitesi sınırlı. Türkiye’nin daha ağır uydular veya insanlı görevler için kapasitesi yüksek yeni sistemlere ihtiyaç duyduğu açık.
Buna karşın, Şimşek-2’nin ulaştığı 700 km irtifa, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (UUİ) yaklaşık 400 km’de bulunduğu göz önüne alındığında, sistemin ileri teknoloji entegrasyonlarıyla insanlı görev potansiyeline sahip olabileceğini gösteriyor. Elbette yaşam destek sistemleri ve özel kapsül teknolojileri gibi ek gelişmelere ihtiyaç var, ancak Şimşek-2, Türkiye’nin astronot taşıyabilen roket sistemleri geliştirme hedefinde atılmış ciddi bir adım olarak değerlendirilmeli.
AKATA: Sessiz Tehdit, Derin Vuruş
Atmaca gemisavar füzesinin denizaltılardan fırlatılabilmesini sağlayan AKATA kapsülü, Türkiye’yi bu kabiliyete sahip sayılı ülkeler arasına taşıdı. Füze, su yüzeyine ulaşıp oradan hedefe yöneliyor. 250 km+ menzil, 900 km/saat hız ve güçlü harp başlığıyla kara ve deniz hedeflerine karşı etkili.
Bu sistem, Mavi Vatan savunmasında stratejik caydırıcılığı artırırken, teknolojik bir eşik anlamına da geliyor.
İHA-300: Yüksekten Gelen Balistik Güç
Roketsan’ın tanıttığı İHA-300, SİHA’lardan veya savaş uçaklarından atılabilen bir balistik füze. 500 km’den fazla menzili ve süpersonik hızıyla, düşman hava savunma sistemlerine yaklaşmadan stratejik hedefleri vurabiliyor.
TRG-300’ün havadan atılan versiyonu olarak geliştirilen İHA-300, 900 kg ağırlığında, çok maksatlı harp başlığına sahip. Yüksek irtifadan fırlatıldığında, menzil avantajı sağlıyor. Füzenin yönlendirme ve karıştırmaya dayanıklı yapısı da dikkat çekiyor.
KORAL 200: Görünmeyeni Gör, Duyulmayanı Sustur
ASELSAN’ın yeni nesil elektronik harp sistemi KORAL 200, düşman radarlarını tespit, teşhis ve yanıltma kabiliyetine sahip. SEAD (Düşman Hava Savunmasının Bastırılması) operasyonlarında önemli rol üstlenecek.
Menzili resmi olarak açıklanmasa da, önceki versiyona göre yaklaşık 200 km elektronik destek menziline sahip olduğu tahmin ediliyor.
ALPİN-2: Sessiz Ama Güçlü Bir Oyuncu
İnsansız helikopter ALPİN-2, fuarın dikkat çeken diğer ürünlerindendi. 200 km haberleşme menzili, 800 km toplam uçuş mesafesi ve 200 kg taşıma kapasitesi ile önemli görevleri üstlenebilecek yetkinlikte. %80 yerlilik oranı da ciddi bir başarı.
Gurur, Sorumluluk ve Sorgulama Bir Arada
IDEF 2025, Türk savunma sanayiinin ulaştığı noktayı sergileyen güçlü bir vitrin oldu. Ancak bazı teknik verilerin paylaşılmaması, hem kamuoyunda kafa karışıklığına yol açıyor hem de spekülasyonların önünü açıyor.
Bu ürünler bizim gururumuz. Ama gururun, özgüvenle ve şeffaflıkla desteklenmesi gerekir. Bilgi saklanınca, ortaya çıkan boşlukları abartılı söylemler dolduruyor. Oysa Türkiye’nin bu alanda geldiği seviye, abartıya gerek bırakmayacak kadar yüksek.








