Başlıktan da anlaşılacağı gibi, F-35 savaş uçağının görünmezliğini ve bunun hava-hava görevlerinde sağladığı avantajlar üzerinden bir değerlendirme yapacağız.
Modern muharebelerde artık dogfight (it dalaşı) döneminin kapandığını söyleyebiliriz. Bilmeyenler için bu dogfight’ın ne olduğunu önce açıklayalım: Geçmişte, F-16, Rafale, F-15, F-18, MiG-29, Su-27 gibi 3. ve 4. nesil savaş uçakları ile yapılan hava-hava muharebelerinde, rakip veya düşman savaş uçağını önünüze almanız, hedefe oturtmanız ve yakın mesafeden füze ateşlemeniz gerekiyordu. Çünkü hava-hava füze menzilleri henüz bugünkü gibi 200 kilometre ve üstü mesafelere ulaşmamıştı. O dönemde AESA radar teknolojisi de bu kadar gelişmemişti ve mekanik radarlar kullanılıyordu. Onların da tespit mesafeleri sınırlıydı; bu yüzden bu kadar uzun menzilli füzelere ihtiyaç duyulmuyordu.
AESA radar teknolojisi ile birlikte uzun menzilli füzeler geliştirilmeye başlandı. Bugün 250 kilometre mesafelere ulaşan AESA radar tespit yeteneklerine ulaştık. Bu durum, hava üstünlüğüde, zorunlu şartlar dışında dogfight'ı savaş ortamından kaldırdığını söyleyebiliriz. Günümüzde dogfight; füzelere karşı sakınma manevralarını artırmak, pilot yeteneklerini geliştirmek amacıyla yapılan bir manevra kabiliyeti eğitimine dönüştü diyebiliriz. Yunanistan ile aramızda özellikle Ege Denizi hava sahasında barış zamanı yetenek gösterimi olarak da varlığını koruduğunu da ifade edelim. Zaman zaman bu yetenek gösteriminin dozu aşsa da.
Görünmezlik ve Tespit Mesafeleri
Radar mesafelerindeki artışlara karşılık, radar görünmezlik de ön plana çıkmaya başladı. Bunun öncüsü F-22 savaş uçağıydı, devamında ise konumuz olan F-35 geliyor. Bir önceki Eurofighter Typhoon makalemizde ifade ettiğimiz gibi, F-35’in hava şartlarına bağlı olarak radarlarda 15-30 kilometre mesafelerden tespit edildiği belirtmiştik.
Bu mesafe, genellikle düşman savaş uçaklarını ilk karşılayan yer radarları veya F-35’in uçuş irtifasından daha düşük hava-hava görevi yapan (ülkemiz için konuşuyorum) F-16’lar için geçerli bir tespit mesafesidir. Çünkü F-35’in radar görünmezliği açısından en güçlü yanı burun ve alt irtifa tarafındadır. Yanal üst açılardan ve üst açılardan burun ve alt kısmı kadar güçlü bir radar görünmezliği yoktur. "Yok" derken yanlış anlaşılmasın; 4. ve 4.5. nesil savaş uçaklarıyla kıyaslandığında bu mesafe hala mükemmel bir mesafedir.
Örnekleme yaparsak, F-16 Block 70 ve benzeri 4. ve 4.5. nesil savaş uçakları hava şartlarına bağlı olarak 250 kilometreden rahatlıkla tespit edilirken, F-35’in en zayıf noktaları olan üst yanal açı ve arkadan (egzozdan) bu tespit mesafesi maksimum 90 kilometreye kadar çıkabilir. Bu da en iyi şartlarda geçerlidir; siz bunu 50 kilometre gibi standart bir mesafe olarak düşünebilirsiniz.
Savaş Simülasyonu ve Angajman
Şimdi bu değerlendirmelerden yola çıkarak bir savaş simülasyonu yapalım: Elinizde bir F-16 Block 50 savaş uçağınız, AN/APG 68 radarı (maksimum radar tespit mesafesi 80 kilometre civarı) ve AIM-120 C8 hava-hava füzeniz var. Bu füzenin maksimum uçuş mesafesi 120 kilometre olsa bile, angajman menzili en fazla 40-50 kilometredir. Diyelim ki irtifa avantajını sağladınız. 40-50 kilometrelerden ateşlediğinizde F-35’i vurma ihtimaliniz elbette yüksektir.
Ama böyle "salak" bir F-35 savaş uçağı pilotu bulursanız. O da olmayacağına göre, sizi yaklaşık 250 kilometrelerden tespit kabiliyetine sahip bir radarla, sizin arzuladığınız irtifa ve atış şartlarını asla sağlamaz. İşte burada, Eurofighter Typhoon almanın önemi ortaya çıkıyor. Çünkü Typhoon, F-35’e göre daha yüksek bir irtifa yeteneğine sahiptir. Bu da F-35’in zayıf radar görünmezliğinden istifade etme anlamında ciddi avantajlar sağlar. Bahsettiğimiz 90 kilometrelik mesafeden radar tespiti ancak ve ancak Eurofighter Typhoon ile mümkün olabilir. Buna bir de 200 kilometre menzilli, 70-80 kilometre angajman menziline sahip Meteor füzesini ilave ettiğimizde, F-35’i ürkütecek bir durum ortaya çıkar.
Yalnız, bu angajman mesafelerini veriyoruz ama bu mesafelerde yapılan atışların illa hedefe ulaşacak diye bir garantisi yoktur. Çünkü uzun menzilli füzeler genellikle radar arayıcı başlık taşıdıkları için elektronik harp, radar karıştırmaya karşı tedbirlere karşı zayıf füzeler olurlar. Pilot kabiliyetleri sayesinde bu füzelerden rahatlıkla sakınılabilir. Bu, F-35’in füzesi olan 160 kilometre menzilli AIM-120 D füzesi için de geçerlidir. Bir füzeden ancak ve ancak size 5-10 kilometre yaklaştıysa ve IIR başlık ile size kilitlendiyse o zaman sonuç alınır, diyebiliriz.
F-35'in Üstünlüğü ve Pasif Sensörler
Şimdiye kadar F-35’in sahip olduğu pasif sensörleri göz ardı ettik. Bu pasif sensörler sayesinde F-35 daha da etkili bir uçak hâline geldi. Bazı kaynaklara yansıdığına göre, 100 kilometre mesafeden pasif radar ile hedefe kilitlenme testleri yapıldığı ifade ediliyor. Düşünsenize, F-35’in bir füzeyi pasif radar ile hedefe yönlendirdiğini! Sizin onu fark etmeniz mümkün değil. Radar sinyali yaymadan füze, savaş uçağınıza "pitbull" oluyor; kurtuluş yok.
Özellikle F-16 Block 50 ile buna karşılık veriyorsanız, durumunuz çok zor demektir. Tabi bu değerlendirmeleri F-35’in gövde içi silah pylonlarını yani silah istasyonlarını kullandığı durumları dikkate alarak yapıyoruz. Bu pylonlar ateşlenmek için açıldığında F-35, bu süre zarfında radarlarda görünür hâle gelir. Bu süre, F-35’in ateşleme süresi boyunca geçerlidir. Bu süre zarfında F-35’e füze kilitlediniz kilitlediniz; yoksa durumunuz vahimdir. O kadar kısa sürede F35’e füze kilitlemek mümkün olmayacağına göre, F-35 ile hava-hava savaşında karşı karşıya gelmek, gerçekten de mağlubiyet anlamına gelir.
Sonuç
Şimdiye kadar yaptığımız değerlendirmelerde, F-35’in bir savaşta hava-hava yeteneklerini ele aldık. Hava üstünlüğünün sağlandığı bir savaşta düşman ile mücadele çok zor olur. Ağır darbeler alırsınız. Düşmanın vahşiliğine göre sonuç, müthiş kıyımlarla biter.
İran-İsrail savaşında İran’ın durumunu gördük. Hava üstünlüğünden kaynaklanan dezavantajı ancak ve ancak hipersonik balistik füzelerle dengeleyebildiler. İsrail’i karşılıklı ateşkese zorladılar. Yoksa Gazze, Lübnan, Suriye gibi, İran da İsrail’in hava saldırı gazabına uğrardı.









