• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
16:26
Erdal Sağlam: Ekonomide Seyri Savaş ve Siyasi Tansiyon Belirleyecek
16:24
İsrail ordusu 26 yıl sora ilk kez Lübnan'daki işgalini Şakif Kalesi'ne kadar genişletti
16:21
Bakan Yumaklı: Araştırma enstitülerimizde geliştirilen 39 yeni çeşit daha tescil edildi
16:19
İran Meclis Başkanı Kalibaf: Washington ile güvencesiz anlaşmayı kabul etmeyiz
03:29
Mansur Yavaş: "İnsanların değişim umudu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir"
03:29
Yavuz Ağıralioğlu: "Büyükannemin hatırına erken seçim istiyoruz"
03:16
Özgür Özel, on binlerce vatandaşla Ata'nın huzuruna yürüdü
03:13
Bülent Kuşoğlu: Kurultay hukuken uygun zaman ne zamansa o zaman yapılacak
03:10
Kemal Okuyan'dan CHP değerlendirmesi: Bugünden itibaren artık iki parti var
03:05
Hikmet Çetin: Özgür Özel'in başarılı olacağına olan inancım sonsuzdur
03:04
PSG, Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez şampiyon oldu
02:16
Özgür Özel, Anıtkabir'e yürüyor: Partide sandık ortadan kalkarsa Türkiye'de de sandık ortadan kalkar
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Sibel Boz
  3. Yeter Artık: Sandığı Yenenler, Sandıktan Korkanlar
Yayınlanma: 31 Mayıs 2026 - 04:07

Yeter Artık: Sandığı Yenenler, Sandıktan Korkanlar

31 Mayıs 2026 - 04:07
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Sibel Boz
Sibel Boz
sibellboz@hotmail.com
Soru İşaretleriyle...

Türkiye’de siyaset uzun zamandır temiz bir yarış olmaktan çıktı. Sandık var ama sandığın sonucuna saygı yok. Hukuk var ama herkese aynı işlemiyor. Yolsuzluk iddiası var ama kimin hakkında olduğuna göre ya “temizlik operasyonu” deniyor ya da “darbe girişimi”. Bir partide yaşanan mesele, bir anda bütün ülkenin demokrasi sınavına dönüşüyor.

Bugün CHP üzerinden yaşanan tartışma da sadece CHP’nin iç meselesi değildir. Çünkü mesele artık kimin genel başkan olacağı tartışmasını aşmıştır. Mesele, sandıkla gelenin hukuk eliyle gönderilip gönderilemeyeceği meselesidir. Mesele, siyaset mühendisliğinin millet iradesinin önüne geçip geçemeyeceği meselesidir.

Aynı İddialar Her Yerde Var, Ama Hukuk Hep Aynı Yerde Çalışmıyor

CHP kurultayıyla ilgili delegelere para verildiği, belediyelerde yolsuzluk yapıldığı, bazı isimlerin itirafçı olduğu iddiaları var. Elbette bu iddialar araştırılmalı. Eğer suç varsa ortaya çıkarılmalı. Kim yapmışsa hesabını vermeli.

Ama burada asıl soru şu:

Bu ülkede sadece CHP’de mi delege pazarlığı olur? Sadece CHP’de mi makam, iş, belediye, meclis üyeliği veya siyasi destek üzerinden hesap yapılır? Siyasi partilerde delegelerin çoğu yıllardır genel başkanların, il başkanlarının, belediye başkanlarının ve parti içi güç odaklarının çevresinden şekillenmiyor mu?

Herkes biliyor: Türkiye’de parti içi demokrasi çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor. Delegeler çoğu zaman özgür iradenin değil, örgüt içi güç ilişkilerinin sonucu belirleniyor. Bu sadece CHP’nin değil, neredeyse bütün siyasi partilerin yapısal sorunudur.

O halde mesele gerçekten temiz siyaset ise, bütün partilerin kapısı aynı cesaretle açılmalıdır. Sadece CHP’nin kurultayı değil; tüm partilerin kongre düzeni, aday belirleme süreçleri, belediye ilişkileri ve finansman ağları şeffaf biçimde incelenmelidir.

Yok eğer mesele sadece CHP’nin bugün yakaladığı siyasi ivmeyi kırmaksa, o zaman buna hukuk değil, siyasi operasyon denir.

AK Parti’de Olunca “Kumpas”, CHP’de Olunca “Ahlaki Temizlik” mi?

Türkiye yakın tarihte çok büyük yolsuzluk iddiaları gördü. Ayakkabı kutuları konuşuldu. Para sayma görüntüleri konuşuldu. İhale düzenleri, komisyon iddiaları, “hediye” adı altında alınan menfaatler, kamu kaynakları üzerinden kurulan ilişkiler yıllarca gündem oldu.

Ama iktidar çevresinde benzer iddialar gündeme geldiğinde ne oldu?

Çoğu zaman mesele “uluslararası kumpas”, “darbe girişimi”, “Türkiye’ye operasyon”, “FETÖ oyunu” denilerek savuşturuldu. Hukuk, iktidara yaklaştığında siyasetin dili hemen değişti. Aynı kavramlar tekrar tekrar kullanıldı: kumpas, dış güç, terör örgütü, hainlik, milli iradeye saldırı.

Bugün CHP’deki tartışmada da garip biçimde aynı dil yeniden üretiliyor. FETÖ, ajanlar, dış odaklar, ihanet, arınma… Bu kelimeler Türkiye’de artık hukuki kavram olmaktan çıktı; siyasi tasfiye sözlüğünün parçaları haline geldi.

Daha dün altılı masa kurulduğunda muhalefetin tamamına iktidar cephesinden benzer suçlamalar yöneltiliyordu. Kılıçdaroğlu o masanın liderlerinden biriydi. O gün “FETÖ ile iş birliği” imasıyla hedef alınanlar bugün aynı dili birbirlerine karşı kullanıyorsa, burada ciddi bir siyasi akıl tutulması vardır.

CHP İlk Kez Umut Olmuşken Bu Karar Tesadüf mü?

CHP, Özgür Özel döneminde yıllar sonra ilk kez iktidar alternatifi gibi görünmeye başladı. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra CHP birinci parti oldu. Büyükşehirler kazanıldı. AK Parti ilk kez bu kadar açık bir siyasi gerileme yaşadı. Ekonomik kriz derinleşmişken, emekli, işçi, öğrenci, esnaf nefes alamaz hale gelmişken muhalefet ilk kez topluma gerçek bir değişim ihtimali sundu.

Tam da böyle bir dönemde kurultayın yok sayılması, seçilmiş yönetimin görevden uzaklaştırılması ve eski yönetimin tedbiren geri getirilmesi sıradan bir hukuki karar gibi görülemez.

Bu kararın hukuki gerekçeleri tartışılabilir. Ama siyasi sonucu çok nettir:

CHP’nin yükselişi durdurulmak isteniyor.

Bu kadar basit.

Çünkü mesele sadece geçmişteki kurultay iddiaları olsaydı, çözüm yeni ve hızlı bir kurultay olurdu. Delegeler yeniden oy verir, üyeler konuşur, örgüt kararını ortaya koyar, tartışma sandıkla kapanırdı.

Ama şimdi ortada belirsizlik var. Kurultayın ne zaman yapılacağı belli değil. Parti ikiye bölünmüş durumda. Seçmen kaygılı. İktidar ise bu görüntüyü izliyor.

İşte asıl sorun burada.

Mutlak Butlan, Mutlak Adalet Değildir

Bir kurultayda usulsüzlük iddiası varsa bunun yolu bellidir: Şeffaf soruşturma, somut delil ve yeniden sandık. Seçilmiş bir kurultayı tamamen yok sayıp, yaklaşık iki buçuk yıl önce koltuğu devretmiş bir genel başkanı mahkeme eliyle yeniden göreve taşımak, seçmenin ve örgütün iradesini askıya almaktır.

Bu, “temizlik” görüntüsü altında seçmenin ve örgütün iradesini çalmaktır.

Eğer CHP’de gerçekten bir şaibe varsa, bunun en demokratik çözümü bütün üyelerin, delegelerin ve örgütün önüne sandık koymaktır. Kim kazanırsa kazansın, meşruiyet oradan gelir.

Mahkeme kararıyla genel başkanlık olur mu? Olursa bunun yarın başka partilere uygulanmayacağının garantisi nedir? Bugün CHP’ye yapılan, yarın herhangi bir muhalefet partisine yapılabilir. Hatta iktidar içi dengeler değiştiğinde iktidar partilerine bile yapılabilir.

Sandık bir kez siyasetin dışına itilirse, artık kimsenin koltuğu güvenli değildir.

Kılıçdaroğlu’nun Dili CHP’yi Birleştirmiyor, Daha Fazla Bölüyor

Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında kullandığı “arınma”, “ihanet”, “pavyon masaları” gibi sert ifadeler, birleştirici bir geçiş süreci dili değildir. Bu üslup, parti tabanının büyük bölümünü suçlayarak iktidarın yıllardır kullandığı suçlama sözlüğünü besliyor.

Kılıçdaroğlu’nun yıllarca seçim kazanamaması sonrası Özgür Özel döneminde gelen yerel seçim başarısı ortadayken, bu başarının üstünün yargı kararıyla çizilmesi toplum vicdanında karşılık bulmaz. Bir siyasi parti geçmişiyle hesaplaşabilir, ama bunu geleceğini yakarak yapamaz.

“Bizimkiler Kılıfına Uyduruyor” Düzeni

Türkiye’de asıl çürüme şurada: Siyasette ahlak değil, kılıf önemseniyor.

Bir tarafta “Bizimkiler işi kılıfına uyduruyor” anlayışı var. Diğer tarafta “Onlar beceremedi, yakalandı” anlayışı var. Yani suçun kendisi değil, suçun kötü yönetilmesi sorun ediliyor.

Bu ülkede yıllardır siyaset, kamu gücü ve para ilişkisi iç içe geçti. Belediyeler, ihaleler, şirketler, dernekler, vakıflar, danışmanlıklar, medya ilişkileri… Herkes birbirini biliyor ama kimse kendi mahallesine bakmıyor.

Bu yüzden bugün CHP’ye ahlak dersi verenlerin önce kendi geçmişlerine bakması gerekir. Aynı şekilde CHP de “bizden olmaz” rahatlığına sığınamaz. Olur. Her partide olur. Her yerde olur. Güç varsa, denetim yoksa, şeffaflık yoksa, çürüme olur.

Ama çürümeyle mücadele sandığı ortadan kaldırarak yapılmaz. Çürümeyle mücadele, sandığı büyüterek yapılır.

Çözüm Belli: Hemen Kurultay, Hatta Üyeli Ön Seçim

Bugün CHP’nin önündeki en doğru yol bellidir: Derhal kurultay tarihi ilan edilmelidir. Hatta genel başkanı doğrudan tüm üyeler seçmelidir. Sandık kurulmalı, kim kazanırsa kazansın herkes sonucuna saygı duymalıdır.

Özgür Özel'in dediği gibi: “Partide sandık ortadan kalkarsa, Türkiye'de de sandık ortadan kalkar.”

Türkiye'nin yapay medya gündemleriyle, mahkeme koridorlarında belirlenen genel başkanlarla kaybedecek vakti yok. Halkın gerçek gündemi derin bir ekonomik kriz, yok olan alım gücü, Cumhuriyet değerlerinin korunması ve ülkenin bağımsızlığıdır. Muhalefet, iktidarın siyasi mühendisliğine teslim olup halkın bu gerçek gündemini gölgelememelidir.

Gerçek temizlik mahkeme eliyle değil, milletin ve örgütün iradesiyle olur. Çözüm kılıf bulmak değil, sandığa gitmektir.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • İstanbul'da Emeklilik: Kombiyi Kısarak Geçen Bir "İkinci Bahar" - 02 Mayıs 2026
  • Siyasette "Ara Seçim" Bilmecesi: 30 Vekil İstifası Erken Seçimi Getirir mi? - 23 Nisan 2026
  • Omurgasızlığa Esneklik Demeyin - 21 Nisan 2026
  • Her gün operasyonla uyanmak, her gün adalete uyanmak değildir - 20 Nisan 2026
  • Kurşun Sesi En Son Aşamadır: Çürüme Evimizin İçinde - 17 Nisan 2026
  • Adalet Seçmeli Olmaz: İran Zayıflarsa Ne Olur? - 02 Mart 2026
  • Sessizlikte Yeniden Başlayan İnsanlık - 25 Ocak 2026
  • Düşünmekten Emekli Olan İnsan: Direksiyonda Kim Var? - 17 Ocak 2026
  • Yavaş Alıştırma Süreci: İmralı Kararının İki Yüzü Ve Gizli Ajandası - 23 Kasım 2025
  • Masumiyetin Yargısı: Kim Temiz Kalabildi? - 18 Ekim 2025
  • Bir Günde Medya Dünyası Sarsıldı: Can Holding Operasyonu ve Ardındaki Gerçekler - 11 Eylül 2025
  • Rakamlar Masada , Hayatlar Sokakta - 13 Ağustos 2025
  • "Seçim Barajını Düşürün, Yaşı da Sınırlayın!" - 05 Ağustos 2025
  • Kaptan Saadet, Rotasını Gazze'ye Çizdi - 03 Ağustos 2025
  • Terörsüz Türkiye: Merdiven Nereye Çıkıyor? - 17 Temmuz 2025
  • Terörsüz Türkiye Söylemi: Sessizlik mi, Barış mı? - 15 Temmuz 2025
  • İtibar Suikastı: Yeni Nesil Linç Aracı - 05 Haziran 2025
  • Murat Çeker ile Röportaj; Kentsel Dönüşümde Üçlü İş Birliği: Vatandaş, Müteahhit, Belediye - 13 Nisan 2025
  • Delillerin Sessizliği ve Taraflı Yorumun Gürültüsü - 04 Nisan 2025
  • "Kent Uzlaşısı ve Siyasi Tartışmalar" - 29 Mart 2025
  • 1
  • 2
  • 3
Çok Okunan Haberler
Kurban Bayramı Mesajları 2026
Kurban Bayramı Mesajları 2026
CHP Kartal'da Bayramlaşma Programı Düzenlendi: Birlik ve Mücadele Vurgusu
CHP Kartal'da Bayramlaşma Programı Düzenlendi: Birlik ve Mücadele...
Trump'tan Erdoğan'a
Trump'tan Erdoğan'a "Tuhaf Teşekkür": Paylaşım Kısa Süre Sonra...
Trump İran Savaşında Sıkıştı mı? Dünya Basını “Askeri Başarı, Stratejik Belirsizlik” Diyor
Trump İran Savaşında Sıkıştı mı? Dünya Basını “Askeri Başarı,...
Özgür Özel'den müdahale sonrası açıklama:
Özgür Özel'den müdahale sonrası açıklama: "CHP yoldadır, sokaktadır,...
Bayramda Hangi Köprü ve Otoyollar Ücretsiz? 2026 Kurban Bayramı Ücretsiz Geçiş Listesi
Bayramda Hangi Köprü ve Otoyollar Ücretsiz? 2026 Kurban Bayramı Ücretsiz...
Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mischenko: “Türkiye’de Olası Müzakereye Hazırız”
Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mischenko: “Türkiye’de Olası...
Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Kadın
Politika
Siyaset
Yerel
İnsan Hakları
Kültür-Sanat
Spor
Çevre
Bilim ve Teknoloji
Asayiş
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.