Devletin asayişi sağlamak kadar bireyleri koruma sorumluluğu da vardır. Çünkü adalet, sadece suçluyu cezalandırmakla değil, masumun onurunu korumakla da ölçülür. “Lekelenmeme hakkı” ve “masumiyet karinesi” bu anlayışın temel direklerindendir.
Ama ne yazık ki son yıllarda bu haklar, birer hukuk maddesi olmaktan çıkıp, sadece hatırlatılmayı bekleyen süs cümlelerine dönüştü.
Yukarıdan aşağıya devlet eliyle, suçları kanıtlanmadan insanların birer operasyona konu edildiğini görüyoruz. Delil arayan anneler, babalar; yıllarca çocuklarının katillerini bulmak için bireysel mücadele verirken, bir başka dosyada delil olmadan açılan soruşturmalarla insanlar toplum önünde suçlu ilan ediliyor.
Bir takım medya, “suç varmış” gibi servis ettiği bilgilerle, itibarları yerle bir ediyor. Suçsuzluk kanıtlanana kadar geçen zaman, insanların hafızasına yanlış algılar olarak kazınıyor.
Sonrasında ne mi oluyor?
O dosyalar bir bir kapanıyor. Suçsuzluk tescilleniyor. Ama ne o kaybolan güven geri geliyor, ne de yıkılan hayatlar toparlanıyor. O süreçte algıyı oluşturanlar susuyor, sahneden çekiliyor.
Masumun mücadelesi ise bitmiyor - bu kez de devletin kendisine karşı tazminat davalarıyla sürüyor.
Bir de herkesin suçlu olduğunu bildiği ama dokunulmayanlar var...
Adalet terazisinin bir kefesi ağır bastığında, toplumun vicdanı diğer kefede eziliyor.
İnsanlar konuşurken dikkat etmek zorunda kalıyor, cümlelerinin sonuna hep aynı duygu ekleniyor: “Artık kimseye güvenemiyoruz.”
Oysa güven, bir toplumun en sessiz ama en güçlü temelidir.
Gençler bu güvensizliğin içinde büyüyor; devletine, kurumlarına, geleceğine kuşkuyla bakıyor.
Adalet duygusu zedelenen bir gençlik, yarınlarına inanmakta zorlanıyor.
Ve bir ülkenin geleceği, en çok o inancın kaybıyla karanlığa gömülürken, hepimizin içindeki o temiz, saf insan yavaş yavaş eriyip gidiyor.
İnsan Hakları
Masumiyet Karinesi Nedir? Bir kişinin suçluluğu kesin hükümle sabit oluncaya kadar masum sayılması ilkesidir.
Lekelenmeme Hakkı Nedir? Masumiyet karinesinin bir sonucudur. Suç şüphesiyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen bir kişinin, bu işlemlerden dolayı şeref, onur ve toplumdaki saygınlığının zarar görmemesini talep etme hakkıdır.
Adil Yargılanma Hakkı Nedir? Bir kişinin davasının yasayla kurulmuş, bağımsız, tarafsız bir mahkeme tarafından, makul bir süre içinde ve hakkaniyete uygun olarak görülmesini isteme hakkıdır. Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı, bu büyük şemsiye hakkın altındaki temel güvencelerdir.







