Fransa’da yıllardır yoğun tartışmalara neden olan
ötanazi ve yardımlı intihar düzenlemesi, Ulusal Mecliste yapılan nihai oylamada kabul edildi.Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un üç yıldan uzun bir süre önce gündeme getirdiği politika doğrultusunda hazırlanan yasa, uygun şartları taşıyan yetişkinlerin yaşamlarını sonlandıracak bir ilacı talep edebilmelerine imkân tanıyor.Tasarı, Ulusal Mecliste 241 ret oyuna karşılık 291 milletvekilinin desteğini aldı.
Kimler Yasadan Yararlanabilecek?
Düzenlemeye göre başvuruda bulunacak kişinin en az 18 yaşında olması, Fransız vatandaşı veya ülkede yasal ikamet hakkına sahip bulunması gerekiyor.Başvuran kişinin tedaviyle iyileştirilmesi mümkün olmayan ciddi bir hastalığa sahip olması ve talebini özgür iradesiyle ifade edebilmesi de aranan temel şartlar arasında yer alıyor.Başvurunun nihai olarak onaylanmasından önce kişinin sağlık durumunun ve talebinin değerlendirileceği 15 günlük bir inceleme süreci uygulanacak. Onayın ardından ise iki günlük düşünme süresi tanınacak.Düzenleme, bazı durumlarda hastanın ölümcül ilacı kendisinin kullanmasını, kişinin bunu yapamayacak durumda olması hâlinde ise sağlık çalışanının müdahalesini kapsıyor.
Yasa Henüz Yürürlükte Değil
Ulusal Meclisin kabul ettiği düzenleme doğrudan yürürlüğe girmeyecek.Başbakan Sébastien Lecornu’nun yasayı Anayasa Konseyine göndermesi bekleniyor. Konseyin özellikle değerlendirme ve düşünme süreleri, onay prosedürleri, sağlık çalışanlarının sorumlulukları ve uygulamanın bakım kuruluşlarında nasıl yürütüleceğine ilişkin hükümleri incelemesi öngörülüyor.Anayasa Konseyinin değerlendirme için bir aya kadar süresi bulunuyor.Yasanın bazı maddelerinin iptal edilmesi veya yeniden düzenlenmek üzere parlamentoya gönderilmesi ihtimali de bulunuyor.
Üst Meclis Üç Kez Karşı Çıkmıştı
Yasa, Fransa Parlamentosunun üst kanadında insan hakları, tıbbi etik ve din özgürlüğüyle ilgili endişeler gerekçe gösterilerek üç kez reddedilmişti.Ulusal Meclisin nihai kabulüyle yaklaşık dört yıldır devam eden parlamento tartışmalarında önemli bir aşama geride bırakıldı.Düzenlemenin yürürlüğe girmesi hâlinde Fransa, belirli koşullarda yardımlı ölüm uygulamalarına izin veren Avrupa ülkeleri arasına katılacak.Ancak Avrupa ülkelerinde uygulanan modeller birbirinden farklılık gösteriyor. Bazı ülkeler yalnızca hastanın ilacı kendisinin kullandığı yardımlı intihara izin verirken, bazıları sağlık çalışanının doğrudan müdahalesini de kapsayan ötanazi uygulamasını kabul ediyor.
Fransız Piskoposlardan Sert Tepki
Fransız Piskoposlar Konferansı, oylamanın ardından yayımladığı açıklamada karardan duyduğu üzüntü ve endişeyi dile getirdi.Katolik Kilisesi, sağlık hizmetlerinin temel görevinin hastanın yaşamını sonlandırmak değil, acısını azaltmak ve doğal ölümüne kadar kendisine eşlik etmek olduğunu savundu.Piskoposlar, yasanın toplumun yaşlılık, engellilik, hastalık ve kırılganlıkla ilişkisini temelden değiştirebileceği uyarısında bulundu.Nanterre Piskoposu Mathieu Rougé, Vatikan Haberleri’ne yaptığı açıklamada, Kilisenin yalnızca ahlaki itirazlarla yetinmeyeceğini ve düzenlemeye karşı kullanılabilecek hukuki yolları değerlendireceğini söyledi.
Sağlık Kurumları İçin “Vicdan Maddesi” Talebi
Yasa, ötanazi veya yardımlı ölüm sürecine katılmak istemeyen hekimler için bireysel vicdani ret hakkı öngörüyor.Katolik Kilisesi ise bu korumanın yeterli olmadığını savunuyor.Piskopos Rougé, ölümcül ilacın temini ve saklanmasında görev alacak eczacılar için de açık bir vicdani ret düzenlemesi bulunması gerektiğini belirtti.Dini kurumlar tarafından işletilen hastane ve bakım merkezlerinin kendi etik ilkelerine aykırı uygulamalara tesislerinde izin vermek zorunda bırakılabileceğine dikkati çeken Rougé, “kurumsal vicdan maddesi” oluşturulmasını istedi.Bu düzenlemeyle yalnızca bireysel sağlık çalışanlarının değil, kuruluş amacı ve etik tüzüğü ötanaziye karşı olan sağlık kurumlarının da yasal koruma altına alınması talep ediliyor.
“Yalnız İnsanlar Ölümü Tercih Etmek Zorunda Hissedebilir”
Katolik Kilisesinin en önemli itirazlarından biri de yalnızlık, yoksulluk, engellilik ve bakım yetersizliği içindeki kişilerin kendilerini yaşamlarını sonlandırmaya mecbur hissedebilmesi ihtimali oldu.Piskopos Rougé, ölüm talebinin her zaman yalnızca fiziksel acıdan kaynaklanmadığını; sosyal yalnızlık, çaresizlik ve bir başkasına yük olma korkusunun da bu kararda etkili olabileceğini söyledi.Hristiyanların vereceği yanıtın yalnızca yasayı kınamakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Rougé, toplumun kırılgan ve yalnız bireylere daha güçlü biçimde destek olması çağrısında bulundu.
Papa XIV. Leo’nun Ziyareti Öncesinde Tartışma Büyüyor
Yasanın kabulü, Papa XIV. Leo’nun iki ay sonra Fransa’ya gerçekleştirmesi beklenen ziyaret öncesinde de dikkatleri yaşam hakkı tartışmalarına çevirdi.Fransız Katolik çevreleri, Papa’nın ziyareti sırasında ötanazi, yardımlı intihar, palyatif bakım ve kırılgan bireylerin korunması konularında mesaj vermesini bekliyor.Katolik Kilisesi, yaşam hakkının diğer bütün hakların kullanılabilmesi için temel oluşturduğunu savunarak ötanazi ve yardımlı intihara karşı çıkmayı sürdürüyor.
Kamuoyunda Destek, Etik Alanda Derin Ayrışma
Fransa’da yapılan kamuoyu araştırmaları, yaşamının son döneminde ağır ve tedavi edilemez hastalıklarla mücadele eden kişilere ölüm yardımı sağlanmasına geniş destek bulunduğuna işaret ediyor.Buna karşılık sağlık çalışanları, dini kuruluşlar, engelli hakları savunucuları ve yaşam hakkı örgütleri arasında düzenlemenin kapsamı konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.Tartışmanın bundan sonraki aşamasında Anayasa Konseyinin kararı, sağlık kuruluşlarına uygulanacak yükümlülükler, vicdani ret hakkının kapsamı ve palyatif bakım hizmetlerinin yeterliliği belirleyici olacak.