Zamanın hızla akıp geçtiği, kendi kabuğumuza çekildiğimiz günümüzde, bizi durduran, durdurup birbirimize bakmamızı sağlayan anlar vardır. Bayramlar, bu anların başında gelir. Hele ki Kurban Bayramı, fedakârlığın, paylaşmanın ve derinlerdeki insani bağların hatırlandığı muazzam eşliktir.
Kurban Bayramı’nın bendeki ilk çağrışımı, çocukluğumun telaşlı ama huzurlu sabahlarıdır. Erken saatte kılınan bayram namazının ardından eve dönen babaların, dedelerin yüzlerindeki dingin ifade... Sonra mahalleleri saran o tatlı kargaşa, kargaşanın ardındaki asırlık teslimiyet duygusu yatar. Kurban, kelime anlamı ile yaklaşmak demektir. İnsanın Yaradan’ına yaklaşması, bencillikten sıyrılıp “ben” yerine “biz” diyebilmesidir. Hz. İbrahim’den bugüne uzanan bu gelenek, bize en kıymetli olanı bile yeri geldiğinde paylaşabilmenin erdemini öğretir.
Bölüşmenin Asil Hali
Bu bayramı diğer günlerden ayıran en güzel manzara, şüphesiz yapılan ziyaretlerdir. Yan dairede kimin oturduğunu bile hatırlamadığımız şu günlerde, Kurban Bayramı toplumsal hafıza tazelemedir.
Eşitlik: Zengin ve yoksulun aynı sofrada, aynı rızıkta buluştuğu zamanlardır.
Hatırlamak: Belki de yıl boyu kapısı çalınmamış yaşlılarımızın, ihtiyaç sahiplerinin hatırlandığı, mahcubiyetin yerini tebessüme bıraktığı köprüdür.
Çocuk Neşesi: Yeni alınmış, ilk kez giyilmiş bayramlık kıyafetlerle el öpen, harçlık ve çikolata toplayan çocukların gözlerindeki saf mutluluktur.
Günümüzde kurban ibadeti, et kesmek ve dağıtmak gibi mekanik bir ritüel gibi algılanabiliyor. Oysa işin özü, o etlerin poşetlenip ihtiyaç sahibi, hiç tanımadığımız birine ulaştırılmasındaki ince düşüncedir. Veren elin alan eli incitmediği, alan elin ise minnetle gülümsediği gizli anlaşmadır bayramı bayram yapan.
Bayramlar, kırılan kalplerin onarıldığı, küslüklerin üzerine kalın sünger çekildiği manevi sığınaklardır.
Kurban Bayramı; etrafımızdaki duvarları yıkıp yerine köprüler kurmak için muhteşem fırsattır. Evlere sadece kurban eti değil; sevgi, hoşgörü ve saygı, aslında en önemlisi de birlikte olmanın eşsiz huzuru gelir. Bu bayram sadece sofralarımızı değil, kalplerimizi de birbirimize açabilmek; bölüşerek çoğalabilmek dileğiyle...
Esin Kara







