DAHA ADİL VE KAPSAYICI BİR TOPLUM İNŞA ETMEK İÇİN ÖNEMLİ ARAÇ:
MECLİSLER
Şöyle bir düşünün; "A" kişisi 40 yaşında erkek, evli, tek çocuklu, Trabzonlu bir demircidir. Ve ilde tüm kararları o veriyor. Eğitiminden ticarete, tarımdan güvenliğine her konu onda bitiyor. Bu "A" kişisine benzer otuz tane karar alıcı kişi olsun. Tüm kararları bu 30 kişi ortak versin. Sonuç sizce nasıl olur?
Öncelikle, mevcut durumu ele alırsak; geleneksel olarak, karar alma süreçlerinde yetişkin erkeklerin ağırlığı hissedilirken, diğer gruplar genellikle arka planda kalabiliyor. Bu durum, toplumun geri kalanının ihtiyaçlarının göz ardı edilmesine ve adaletsizliklerin artmasına yol açabiliyor.
Ancak, çocuk meclisleri gibi katılımcı platformlar, farklı yaş gruplarının, cinsiyetlerin, ırkların, dinlerin ve diğer grupların temsil edilmesine olanak sağlıyor. Bu sayede, çeşitli perspektifler ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak daha adil ve kapsayıcı politikaların geliştirilmesi mümkün oluyor.
Çocuk Meclisleri ise çocukların ihtiyaç ve taleplerini ifade etmelerine aracılık etmesiyle daha iyi politikalar üretilmesini, çocukların kendileriyle ilgili aktif rol almalarını, yaşadıkları ülkeyi tanıyarak geleceklerine kendi elleriyle yatırım yapabilmelerine vesile oluyor. Çocuk Meclisleri işte bu nedenlerle çok önemlidir ve çocuk eğlencesi değildir, önemsenmelidir.
HER BİREYİN BİR SÖZÜ VARDIR. SÖZ SÖYLEMEYE DE HAKKI VARDIR..
Katılımcı ve kapsayıcı bir yönetim sistemi oturtmak istiyorsanız temelden başlamak en iyi çözümdür. Bu nedenle Çocuk Meclisleri gibi çalışmaların daha etkili olması için yasal çerçeveler geliştirilmeli; finansman, eğitim, destek ve iletişim gibi alanlarda çalışmalar yapılması gerekmektedir.
Ülkemizin, TBMM kararıyla 1994′de taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin Bakanlar Kurulu'nda 27 Ocak 1995′de imzalanarak yürürlüğe girmesi sonrası kurulan ilk Çocuk Meclisi Ankara Büyükşehir Belediyesi Çocuk Meclisi'dir.
Çocuk Meclislerinin Faydaları:
Çocukların haklarının ve ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunur, kendi hayatlarını etkileyen kararlara katılma imkanı verir ve onları güçlendirir, yerel yönetimlerin daha iyi ve daha kapsayıcı politikalar geliştirmesine yardımcı olabilir ve tabi ki çocuklara demokrasiyi öğretir - onları aktif vatandaşlar olmaya teşvik eder.
Çocuk meclislerinin işleyişi bazı ülkelerde okullarda veya mahallelerde oluşturulan küçük gruplar halinde faaliyet gösterir. Örneğin, İsveç ve Norveç gibi ülkelerde çocuk meclisleri, yerel yönetimler tarafından resmi olarak tanınmaktadır. Bazı ülkelerde ise çocuk meclisleri sivil toplum örgütleri veya eğitim kurumları tarafından yönetilmektedir.
Katılım yaş sınırı da farklılık gösterebilir; bazı ülkelerde bu sınır 12-18 yaş aralığında iken, bazılarında daha geniş veya dar bir aralıkta olabilir. Yetkiler ve Sorumluluklar açısından bakıldığında sadece danışma organı olarak işlev görebilirken, karar alma süreçlerine aktif olarak da katılabilirler.
Çocuk meclislerinin etkinliğini artırmak ve daha demokratik bir yapıya kavuşturmak için bazı iyileştirme önerileri sunalabiliriz:
Çocukları Bilinçlendirme
Katılımcılığın Artırılması için; okullarda, mahallelerde ve çeşitli toplum alanlarında çocukların seslerini duyurabilecekleri mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir.
Çocuklara eğitim yoluyla yerel yönetimlerin nasıl işlediği, karar alma süreçleri ve demokratik katılım konularında bilgilenmesi ile meclis çalışmalarına daha etkin bir şekilde katılabilirler. Bu şekilde kendi kararlarını alabilen, bağımsız bireyler olmaları, kararların hayata geçirilmesi ile dünyanın önemli paydaşları olmaları sağlanabilir.
Ve geleceğin yetişkinleri, ellerinde sihirli deynek olmadan değişikliklere kapı aralayacaklarının farkındalığı ile büyük bir sinerji yaratabilirler.
Türkiye'de de birçok yerel yönetimde Çocuk Meclisleri kurulmuştur. Bu meclislerin biri de ikamet ettiğimiz ilçedeki Kartal Belediyesi Çocuk Meclisi..
Kartal Belediyesi Çocuk Meclisi:
Araştırdığımda gördüm ki; Kartal Belediyesi Çocuk Meclisi, 2020 yılında kurulan Türkiye'deki Çocuk Meclisleri için iyi bir örnek teşkil etmektedir. Meclis, seçilmiş temsilciler modelini benimsemiş ve çocukların yerel yönetimlere katılımını sağlamak için önemli bir adım atılmış.
En son 23 Nisan Gündemi ile toplanan Çocuk Meclisi Toplantısına da katılım sağlama fırsatı buldum. Benim şöyle bir önerim olabilir: Yaş aralığının biraz daha yukarı çekilmesi veya gençlerimizi de bu işin içine çekebilecek bir formülün hayata geçirilmesi.
Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel'e de demokrasinin temeli olan eşit söz hakkı gereği 'söz söyleyebilme' fırsatını çocuklara sağladığı için kendi adıma teşekkür ediyorum.
Toplum olarak eleştirmeyi seviyoruz ve gereklidir de. Ancak eleştiri sürekli olduğunda negatif etki yaratıyor. Bu nedenle iyiye 'iyi denmesinin de iyiliği arttıracağı' gerçekliğini unutmadan dilimizle 'iyiyi gündem yapma' becerisini de kendimize alıştırmamız gerekiyor.
Artık yavaş yavaş kalemi elimize almaya da başlıyoruz. Demokrasi, adalet, hak, ilke gibi kelimelerin sadece harflerden ibaret olmadığı bir sosyal-siyasi sistem dileğiyle..








