Kim var, kim yok? Varmıyız, yok muyuz? Kimdeyiz, neredeyiz?
İçimizde bunlara samimiyetle cevabımız varsa, farkındalığımız açık demektir.
Farkındalığımız açıksa, empati yeteneğimiz de var demektir.
İşte o zaman bizim için çözümsüz olay kalmaz.
Varlığımızı önce kendimize ispat edeceğiz, sonra bu duruma başkalarının da inanmasını sağlayabiliriz.
“Ben bireyim, ben de varım” mücadelesi önce ailede başlar, okulda, iş hayatında, evlilikte, hayatın her alanında devam eder.
Savaşın ya kazananı olur, adımızı gökyüzüne yazdırırız tıpkı mahya ışıkları gibi...
Ya da ayak altında yağan yağmurla esamemiz bile okunmaz yeryüzünde.








