Bilim ve Teknoloji
Yayınlanma: 19 Kasım 2025 - 15:28
Güncelleme: 19 Kasım 2025 - 15:29
"İzmirMeets–Teknoloji ve İnovasyon" etkinliği başladı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZTO ve Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) tarafından düzenlenen "İzmirMeets–Teknoloji ve İnovasyon" etkinliği, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'ndeki açılış programıyla başladı.
Bilim ve Teknoloji
19 Kasım 2025 - 15:28
Güncelleme: 19 Kasım 2025 - 15:29
(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Türkiye'de kamu yönetiminin kaderini değiştirecek bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu belirterek, "İzmir, Türkiye'de kamu inovasyonunun öncü şehri olacak. İzmir, yeni nesil devlet aklının laboratuvarı olacak. İzmir, bu ülkenin geleceğini yeniden kurma iradesini daha önce yaptığı gibi bundan sonrada göstermeye devam edecek. Geleceği teknolojiler değil, yenilikçi kamu kurumları belirler. Buna inanıyoruz. Gelin bu dönüşümü birlikte gerçekleştirelim. Gelin Türkiye'de inovasyonun adresini İzmir yapalım" dedi.İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZTO ve Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) tarafından düzenlenen "İzmirMeets–Teknoloji ve İnovasyon" etkinliği, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'ndeki açılış programıyla başladı.Kentin bilim, teknoloji, yapay zekâ ve inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikte, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, EGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay konuştu.İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Türkiye'nin en büyük kentlerinden biri İzmir'in, aynı zamanda yeniliğe en açık, dünyaya en entegre, değişimi en hızlı içselleştiren şehirlerinden biri olduğunu söyledi.Üretim ve ticaret hacmiyle, üniversiteleriyle, teknoparklarıyla, yaratıcı endüstrileriyle ve her şeyden önemlisi genç, eğitimli nüfusuyla İzmir'in, dinamizmle, sanatla, bilimle ve teknolojiyle yoğrulmuş bir yaşam kültürüne sahip olduğunu belirten Özgener, şunları kaydetti:"Bu kültür, bizim elimizi çok güçlendiriyor. Şehrimizin girişimci ruhu, yüksek öğrenim düzeyi, araştırma ve geliştirme kapasitesi, yerel ve küresel piyasayla kurduğu bağlar; İzmir'i sadece potansiyel açısından değil, uygulama ve etki açısından da dikkat çeken bir kent haline getiriyor. Tam da bu nedenle, İzmir'in bu potansiyelini uzun vadeli bir platforma dönüştürme ihtiyacı doğdu. İzmir Meets bu vizyonun ürünü. İzmir Meets'i, İzmir'i ve özellikle gençlerimizi Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen uzmanlarıyla düzenli olarak buluşturan, her yıl farklı bir temayı ele alan, kente yakışan bir zirveler serisi olarak tasarladık. Bugün burada, bu çatı markanın ilk durağı olan 'Teknoloji ve İnovasyon Zirvesi' için buluştuk. Gelecek yıl farklı bir temayla, sonraki yıl başka bir başlıkla; ama her seferinde İzmir'i bilgiyle, teknolojiyle, bilimle ve uluslararası uzmanlarla buluşturan güçlü bir platform kurmayı hedefliyoruz. İzmir Meets'in orta ve uzun vadeli amacı, İzmir'i her yıl kendi gündemini yaratan, kendi tartışmalarını oluşturan bir düşünce ve inovasyon merkezi haline getirmek. İzmir sadece bugünün sorunlarını yöneten bir kent değil; bölgenin geleceğini tasarlayacak vizyona sahip bir kent. Ve bu vizyonun kalbinde artık teknoloji, inovasyon, yapay zeka ve girişimcilik var. Teknoloji ve İnovasyon Zirvesi'ni bu vizyonun somut bir adımı olarak görüyoruz."İzmir'in güçlü bir bilim ve Ar-Ge omurgası olduğunu ifade eden Özgener, "Üniversitelerimiz ve tüm eğitim kurumlarımız hem nitelikli insan kaynağı oluşturuyor hem de bilimsel araştırma tarafında güçlü bir kapasite ortaya koyuyor. Bu altyapının üzerine teknoparklar, kuluçka merkezleri, araştırma laboratuvarları eklendiğinde İzmir'in yalnızca yazılım ve dijital teknolojilerde değil; enerji, gıda teknolojileri, iklim teknolojileri ve sağlık gibi sektörlerde de avantajlı bir konumda olduğunu görüyoruz. İzmir yalnızca güzel yaşamayı bilen bir şehir değil. Aynı zamanda üretebilen, teknoloji geliştirebilen, dünyaya ürün ve fikir ihraç edebilen bir şehir. Biz İzmir'i teknoloji ve inovasyon söz konusu olduğunda takip eden değil, oyun kuran şehirlerden biri yapmak istiyoruz" diye konuştu.
Küçükkurt: "Neden İzmir, Türkiye'nin ileri teknoloji üretiminde öncü şehirlerinden biri olmasın?"EGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt da dünyadaki teknoloji ve inovasyon alanındaki çeşitli örnekleri dile getirerek, "Neden bu teknolojiler bizim topraklarımızda filizlenmesin? Neden İzmir, Türkiye'nin ileri teknoloji üretiminde öncü şehirlerinden biri olmasın? Eğer üniversite sanayi işbirliğini güçlendirir, Ar-Ge yatırımlarını büyütür, mühendislik kapasitemizi destekler ve uzun vadeli kamu stratejilerini aynı potada buluşturabilirsek, çipten biyomedikale kadar tüm kritik teknolojiler bu ülkede üretilebilir" değerlendirmesini yaptı. Bunun sadece bir temenni olmadığını, doğru ekosistemle bunun hayata geçirilebileceğini söyleyen Küçükkurt, "Teknoloji beklemiyor. Hazır olan şehirlerle birlikte ilerliyor. İzmir'in de bu yürüyüşte güçlü bir yeri olabilir. İzmir neden Türkiye'nin dijital öncü şehri olmasın? Bugün dijitalleşme arttıkça insanlar üretim baskısından biraz daha kurtuluyor; düşünmeye, yaratmaya, sanata, spora, felsefeye daha çok zaman ayırabilen yeni bir insan sınıfı doğuyor. Geleceğin dünyasında fark yaratan şey, bilgiye sahip olmak kadar o bilgiyi işleyecek zihinsel alanı oluşturmaktır. İzmir tam da böyle bir şehir" dedi.Küçükkurt, İzmirMeets etkinliğinin kentin geleceğini teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekseninde konuştuğu yeni bir kapı olduğunu belirterek, "Kentimizin düşünce gücünü, üretim enerjisini ve yenilik kapasitesini dünyaya anlatan güçlü bir penceredir. Bu etkinliğin sadece bir organizasyon değil, İzmir adına önemli bir başlangıç olduğuna inanıyorum. Bugün attığımız adımın önümüzdeki yıllarda çok daha büyük bir platforma dönüşeceğine yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Tugay: "Dünyada şehirler kendilerini adeta 21. yüzyıl laboratuvarına dönüştürmüş durumda"İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da bir kamu yöneticisi ve siyasetçi olarak teknoloji ve inovasyon konusunda "ezber bozmaya" kararlı olduğunu vurguladı. Tugay, şöyle konuştu: "Problemin kamuda olduğunu düşünüyorum. Genelde inovasyondan, teknolojiden, AR-GE'den bahsedildiğinde herkesin aklı özel sektöre gidiyor. Neden? Çünkü kamunun böyle bir şey yapabileceğine açıkçası kimse inanmıyor. Sadece Türkiye'de değil, dünyada da böyle. Devletler, kamu yönetimleri o kadar katı, o kadar rijit yapıdalar ki kendilerini çağa ayak uydurmaları çok zor. Zaten sistem hatalı; sistem tamamen popülizm üzerine kurulu maalesef. Demokrasinin üzerine popülizm hastalığı bulaşmış durumda. Virüs gibi; seçimlerde popülizm üzerinden yürüyor. Yanlışları ve doğruları değil, toplumu da görmez anlamaz hale getiren bir iletişim ortamında değiliz. Artık Türkiye'de kamu yönetiminin kaderini değiştirecek bir dönüşüme ihtiyaç var. Çünkü hiçbir şehir, hiçbir ülke, hiçbir kurum bilindik, konvansiyonel, statükocu akılla geleceği yönetemez. Biz İzmir olarak geleceğe hazırlanmak değil kamu yönetimi açısından geleceği yazmak istiyoruz. Arkadaşlarımızla birlikte böyle bir yola çıktık. Dünyada rekabette artık kentler yarışıyor devletler de onları takip ediyor. Bugün inovasyonun gerçek merkezleri ülkeler değil, şehirlerdir. Bu artık sadece akademik bir teori değil; dünya pratiğidir. Bu rekabet yalnızca teknoloji rekabeti değildir. Yönetişim modeli, veri kapasitesi, katılım mekanizmaları, kamu inovasyonu ve dijital devlet kapasitesi üzerinden yürüyen bir rekabet. Dünyanın dört bir yanında şehirler kendilerini adeta 21. yüzyıl laboratuvarına dönüştürmüş durumda.""Kamu inovasyonunu yerel yönetim modelimizin merkezine yerleştiriyoruz"Dünyadaki çeşitli şehirlerdeki modeller üzerinden örnekler veren Tugay, "Bu şehirlerin hepsinin ortak yönü teknolojik başarı değil; ortak yönleri cesur bir siyasi irade, güçlü bir kurumsal yenilenme çabası, veriye dayalı yönetişim anlayışı, kamu inovasyonunu sistematik hâle getirme kapasitesi, deneysel çalışma alanları oluşturma ve siloları kıran işbirliği modelleri kurmuş durumdalar. Bizim İzmir olarak tam girmemiz gereken rota budur. Sadece birilerini takip eden değil, kamu yönetiminde öncü olan bir şehir olma iddiasıyla çalışıyoruz. Türkiye'nin kamu modeli değişmek zorunda. Türkiye'nin en önemli konusu bu. Geleneksel hiyerarşik kamu modeli artık kentlerin karmaşık sorunlarını çözemiyor. OECD raporu açıkça söylüyor: 'Kamu sektörü 21. yüzyıla, 20. yüzyıl araçlarıyla cevap veremez.' Bu nedenle İzmir olarak kamu inovasyonunu yerel yönetim modelimizin merkezine yerleştiriyoruz. İzmir, Türkiye'de kamu inovasyonunu sistematik bir dönüşüm programına dönüştüren ilk şehir olacak" ifadelerini kullandı."Başkanlık İnovasyon Fonu kurduk, yerel inovasyon fikir ve uygulama yarışmasını da başlatacağız"Teknolojik dönüşüm kapasamında atılacak adımları da dile getiren Tugay, dönüşümü hayata geçirmek için "Başkanlık İnovasyon Fonu" kurduklarını bildirdi. Tugay, "Bu dönüşümün motoru olarak bir fon oluşturduk. Başkanlık İnovasyon Fonu. Bunun bütçesine bir sınırlama koymuyorum. Milyarlarca lirayı bu konuya ayırmaya hazırız çünkü bunun geri döneceğini biliyoruz. Bu fon veri temelli şehir uygulamalarını, yapay zekâ destekli kamu hizmetlerini, iklim ve enerji teknolojilerini, sosyal inovasyon projelerini, dijital altyapıları ve kentsel deney alanlarını desteklemek için kullanılacak. Bunun bir parçası olarak yerel inovasyon fikir ve uygulama yarışmasını da başlatacağız. Bu yarışma bir vitrin değil; toplumu harekete geçirecek bir araç olacak. İzmir adına açıkça şunu söylüyorum: İzmir, Türkiye'de kamu inovasyonunun öncü şehri olacak. İzmir, yeni nesil devlet aklının laboratuvarı olacak. İzmir, bu ülkenin geleceğini yeniden kurma iradesini daha önce yaptığı gibi bundan sonrada göstermeye devam edecek. Geleceği teknolojiler değil, yenilikçi kamu kurumları belirler. Buna inanıyoruz. Gelin bu dönüşümü birlikte gerçekleştirelim. Gelin Türkiye'de inovasyonun adresini İzmir yapalım" dedi. Etkinlik açılış konuşmlarının ardından panellerle devam etti.
Küçükkurt: "Neden İzmir, Türkiye'nin ileri teknoloji üretiminde öncü şehirlerinden biri olmasın?"EGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt da dünyadaki teknoloji ve inovasyon alanındaki çeşitli örnekleri dile getirerek, "Neden bu teknolojiler bizim topraklarımızda filizlenmesin? Neden İzmir, Türkiye'nin ileri teknoloji üretiminde öncü şehirlerinden biri olmasın? Eğer üniversite sanayi işbirliğini güçlendirir, Ar-Ge yatırımlarını büyütür, mühendislik kapasitemizi destekler ve uzun vadeli kamu stratejilerini aynı potada buluşturabilirsek, çipten biyomedikale kadar tüm kritik teknolojiler bu ülkede üretilebilir" değerlendirmesini yaptı. Bunun sadece bir temenni olmadığını, doğru ekosistemle bunun hayata geçirilebileceğini söyleyen Küçükkurt, "Teknoloji beklemiyor. Hazır olan şehirlerle birlikte ilerliyor. İzmir'in de bu yürüyüşte güçlü bir yeri olabilir. İzmir neden Türkiye'nin dijital öncü şehri olmasın? Bugün dijitalleşme arttıkça insanlar üretim baskısından biraz daha kurtuluyor; düşünmeye, yaratmaya, sanata, spora, felsefeye daha çok zaman ayırabilen yeni bir insan sınıfı doğuyor. Geleceğin dünyasında fark yaratan şey, bilgiye sahip olmak kadar o bilgiyi işleyecek zihinsel alanı oluşturmaktır. İzmir tam da böyle bir şehir" dedi.Küçükkurt, İzmirMeets etkinliğinin kentin geleceğini teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekseninde konuştuğu yeni bir kapı olduğunu belirterek, "Kentimizin düşünce gücünü, üretim enerjisini ve yenilik kapasitesini dünyaya anlatan güçlü bir penceredir. Bu etkinliğin sadece bir organizasyon değil, İzmir adına önemli bir başlangıç olduğuna inanıyorum. Bugün attığımız adımın önümüzdeki yıllarda çok daha büyük bir platforma dönüşeceğine yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Tugay: "Dünyada şehirler kendilerini adeta 21. yüzyıl laboratuvarına dönüştürmüş durumda"İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da bir kamu yöneticisi ve siyasetçi olarak teknoloji ve inovasyon konusunda "ezber bozmaya" kararlı olduğunu vurguladı. Tugay, şöyle konuştu: "Problemin kamuda olduğunu düşünüyorum. Genelde inovasyondan, teknolojiden, AR-GE'den bahsedildiğinde herkesin aklı özel sektöre gidiyor. Neden? Çünkü kamunun böyle bir şey yapabileceğine açıkçası kimse inanmıyor. Sadece Türkiye'de değil, dünyada da böyle. Devletler, kamu yönetimleri o kadar katı, o kadar rijit yapıdalar ki kendilerini çağa ayak uydurmaları çok zor. Zaten sistem hatalı; sistem tamamen popülizm üzerine kurulu maalesef. Demokrasinin üzerine popülizm hastalığı bulaşmış durumda. Virüs gibi; seçimlerde popülizm üzerinden yürüyor. Yanlışları ve doğruları değil, toplumu da görmez anlamaz hale getiren bir iletişim ortamında değiliz. Artık Türkiye'de kamu yönetiminin kaderini değiştirecek bir dönüşüme ihtiyaç var. Çünkü hiçbir şehir, hiçbir ülke, hiçbir kurum bilindik, konvansiyonel, statükocu akılla geleceği yönetemez. Biz İzmir olarak geleceğe hazırlanmak değil kamu yönetimi açısından geleceği yazmak istiyoruz. Arkadaşlarımızla birlikte böyle bir yola çıktık. Dünyada rekabette artık kentler yarışıyor devletler de onları takip ediyor. Bugün inovasyonun gerçek merkezleri ülkeler değil, şehirlerdir. Bu artık sadece akademik bir teori değil; dünya pratiğidir. Bu rekabet yalnızca teknoloji rekabeti değildir. Yönetişim modeli, veri kapasitesi, katılım mekanizmaları, kamu inovasyonu ve dijital devlet kapasitesi üzerinden yürüyen bir rekabet. Dünyanın dört bir yanında şehirler kendilerini adeta 21. yüzyıl laboratuvarına dönüştürmüş durumda.""Kamu inovasyonunu yerel yönetim modelimizin merkezine yerleştiriyoruz"Dünyadaki çeşitli şehirlerdeki modeller üzerinden örnekler veren Tugay, "Bu şehirlerin hepsinin ortak yönü teknolojik başarı değil; ortak yönleri cesur bir siyasi irade, güçlü bir kurumsal yenilenme çabası, veriye dayalı yönetişim anlayışı, kamu inovasyonunu sistematik hâle getirme kapasitesi, deneysel çalışma alanları oluşturma ve siloları kıran işbirliği modelleri kurmuş durumdalar. Bizim İzmir olarak tam girmemiz gereken rota budur. Sadece birilerini takip eden değil, kamu yönetiminde öncü olan bir şehir olma iddiasıyla çalışıyoruz. Türkiye'nin kamu modeli değişmek zorunda. Türkiye'nin en önemli konusu bu. Geleneksel hiyerarşik kamu modeli artık kentlerin karmaşık sorunlarını çözemiyor. OECD raporu açıkça söylüyor: 'Kamu sektörü 21. yüzyıla, 20. yüzyıl araçlarıyla cevap veremez.' Bu nedenle İzmir olarak kamu inovasyonunu yerel yönetim modelimizin merkezine yerleştiriyoruz. İzmir, Türkiye'de kamu inovasyonunu sistematik bir dönüşüm programına dönüştüren ilk şehir olacak" ifadelerini kullandı."Başkanlık İnovasyon Fonu kurduk, yerel inovasyon fikir ve uygulama yarışmasını da başlatacağız"Teknolojik dönüşüm kapasamında atılacak adımları da dile getiren Tugay, dönüşümü hayata geçirmek için "Başkanlık İnovasyon Fonu" kurduklarını bildirdi. Tugay, "Bu dönüşümün motoru olarak bir fon oluşturduk. Başkanlık İnovasyon Fonu. Bunun bütçesine bir sınırlama koymuyorum. Milyarlarca lirayı bu konuya ayırmaya hazırız çünkü bunun geri döneceğini biliyoruz. Bu fon veri temelli şehir uygulamalarını, yapay zekâ destekli kamu hizmetlerini, iklim ve enerji teknolojilerini, sosyal inovasyon projelerini, dijital altyapıları ve kentsel deney alanlarını desteklemek için kullanılacak. Bunun bir parçası olarak yerel inovasyon fikir ve uygulama yarışmasını da başlatacağız. Bu yarışma bir vitrin değil; toplumu harekete geçirecek bir araç olacak. İzmir adına açıkça şunu söylüyorum: İzmir, Türkiye'de kamu inovasyonunun öncü şehri olacak. İzmir, yeni nesil devlet aklının laboratuvarı olacak. İzmir, bu ülkenin geleceğini yeniden kurma iradesini daha önce yaptığı gibi bundan sonrada göstermeye devam edecek. Geleceği teknolojiler değil, yenilikçi kamu kurumları belirler. Buna inanıyoruz. Gelin bu dönüşümü birlikte gerçekleştirelim. Gelin Türkiye'de inovasyonun adresini İzmir yapalım" dedi. Etkinlik açılış konuşmlarının ardından panellerle devam etti.
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir
















