Nevzat Şavluk'tan İklim Kanunu'na Tepki: "Bu Bir Teslimiyet Projesidir"
Yeniden Refah Partisi Kartal İlçe Başkanı Nevzat Şavluk, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan geri çekilen İklim Kanunu’na ilişkin yaptığı basın açıklamasında, yasa tasarısının Türkiye’nin ekonomisini, tarımını ve halk sağlığını tehdit eden küresel bir dayatma olduğunu ifade etti. Şavluk, söz konusu yasanın Paris İklim Anlaşması’nın bir uzantısı olduğunu belirterek, 3 milyar euro karşılığında Türkiye’nin egemenliğinin küresel güçlere devredilmek istendiğini öne sürdü.
Açıklama şu şekilde:
MİLLETİMİZE ÖNEMLİ DUYURU
“İklim Kanunu” adıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülmekte olan ve Paris
İklim Anlaşması’nın uzantısı niteliğindeki yasa tasarısı, gerçekte ülkemizin
ekonomisini, tarımını ve halk sağlığını tehdit eden küresel bir dayatmadır. Bu kanun;
3 milyar Euro karşılığında ülkemizi adeta teslim alma projesidir.
Siyasi görüşü ne olursa olsun, tüm vatandaşlarımızı bu tehlikeye karşı uyanık olmaya
ve ülkemizi bir avuç küresel azınlığın boyunduruğu altına sokmaya çalışan AK Parti,
MHP ve kısmen de CHP ittifakına karşı durmaya, itiraz etmeye davet ediyoruz.
Pandemi sürecinde, kıymetli Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın Dünya
Sağlık Örgütü ve içerdeki işbirlikçilerine karşı yürüttüğü haklı mücadele,
bugün toplumun her kesiminde takdir görmekte ve haklılığı artık herkes
tarafından kabul edilmektedir.
Ancak bu takdir, ne yazık ki geç kalınmış bir durumdur. Zira toplumun yaklaşık %80’i,
içeriği tam olarak açıklanmamış aşılarla aşılanmış ve bu durum, birçok
vatandaşımızın farklı sağlık sorunlarıyla hayatını kaybetmesine yol açmıştır.
Bugün ise “sıfır karbon” hedefi adı altında insanlığa yeni bir tahakküm
dayatılmaktadır. İnsan bedeninin %18’i karbon iken, “sıfır karbon” hedefi bilimsel ve
mantıklı bir yaklaşım değildir. Asıl hedef, insanlığı kontrol altına almak, kaynakları bir
avuç azınlığa devretmek, kalan insanlığı ise hizmetçi ve köle konumuna indirmektir.
İklim Kanunu’nun yürürlüğe girmesi halinde karşı karşıya kalacağımız bazı
ciddi sonuçlar şunlardır:
1. Seyahat özgürlüğü ciddi şekilde kısıtlanacak, bireysel hareket alanı
daraltılacaktır.
2. Yapay et ve genetiği değiştirilmiş gıdalar için yasal altyapı hazırlanacaktır.
3. Böcek tüketimi ve sentetik gıdalar yaygınlaştırılacak, altyapısı
oluşturulacaktır.
4. Doğal et tüketimi lüks hale gelecek; “iklim krizine inanmıyorum” demek suç
sayılabilecek; hayvancılık önce sınırlandırılıp ardından küresel şirketlerin kontrolüne
geçecektir.
5. Tarım ve hayvancılık halkın elinden alınarak küresel şirketlere devredilecek,
kendi bahçesine meyve-sebze eken vatandaş bile cezalandırılabilecektir.
6. Benzin fiyatları daha da artacak; vatandaş, karbon puanı nedeniyle satın
alma hakkını kaybedebilecektir.
7. Elektrikli araçlar zorunlu hale getirilecek; daha sonra getirilecek kotalar ile
bu araçların kullanımı dahi engellenecektir.
8. UTTS sistemi ile vatandaşların tüm seyahat güzergahları takip ve kontrol
altında tutulacaktır.
9. Nakit para “karbon düşmanı” ilan edilerek kaldırılacak, “nakitsiz Türkiye”
projesi hayata geçirilecektir.
10. Tüm vatandaşlar karbon puanlaması ile izlenecek; bu puana göre ödül veya
ceza verilecek; elektronik altyapı ile bireylerin tüm varlıkları tek tuşla
dondurulabilecek, faturalarını ödeyemeyen vatandaşa yeni “karbon vergileri”
dayatılacaktır.
Bu maddeler, kanunun getireceği uygulamaların sadece bir kısmıdır. Bu yasa, sadece
çevreyi değil, doğrudan insanı, ekonomiyi, tarımı ve temel özgürlükleri hedef
almaktadır.
Tüm vatandaşlarımızı, bu dayatmalara karşı birlik olmaya, sesini yükseltmeye
ve bu kanunun Meclis’ten geçmesine engel olmaya davet ediyoruz.
Bu mücadele yalnızca bir siyasi duruş değil, milletimizin ve evlatlarımızın geleceğine
sahip çıkma meselesidir.



















