Konuşmasında bölgede devam eden çatışmalara da değinen Akburak, İsrail’in saldırıları ve ABD desteğiyle derinleşen savaşın sivilleri hedef aldığını, kentlerin yıkıma uğradığını ve ciddi bir insani tablo ortaya çıktığını söyledi. Sürecin bir an önce sona ermesi temennisinde bulundu.
İstanbul’un doğrudan vatandaşın günlük yaşamını etkileyen temel sorunlarına dikkat çeken Akburak, özellikle su yönetimi konusunda uyarılarda bulundu. Su kaynaklarının giderek azaldığını ifade eden Akburak, tasarrufun artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirtti. Eğitimden altyapıya, bilinçli tüketimden kaçak kullanımın önlenmesine kadar bütüncül bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan Akburak, yaz ayları öncesinde kapsamlı bir farkındalık kampanyası başlatılması çağrısında bulundu.
Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yaşanan yoğunluklara da değinen Akburak, ikinci pist ve tünel yatırımlarına rağmen terminal düzenlemelerinin tamamlanmamış olmasının ciddi mağduriyet yarattığını söyledi. Havalimanının yalnızca İstanbul’un değil, çevre illerin de yoğun şekilde kullandığı kritik bir ulaşım noktası olduğunu hatırlatan Akburak, mevcut terminalin yenilenmesi ve yeni terminalin bir an önce hizmete alınması gerektiğini ifade etti.
Deprem gerçeğinin İstanbul için halen en büyük risklerden biri olduğunu vurgulayan Akburak, kentsel dönüşüm süreçlerinin vatandaşta güven oluşturmadığını kaydetti. Mevcut modelin, vatandaşları ya küçülen yaşam alanlarıyla ya da yüksek maliyetlerle karşı karşıya bıraktığını belirten Akburak, bu nedenle birçok kişinin riskli yapılarda yaşamaya devam ettiğini söyledi. Yerel ve merkezi yönetimin bu süreçte birlikte hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Akburak, konuşmasında Beykoz Soğuksu Mahallesi’nde yaşanan mülkiyet sorununa da dikkat çekti. Yaklaşık 700 haneyi etkileyen süreçte ciddi belirsizlikler yaşandığını ifade eden Akburak, yıllardır kullanılan alanlarda dava süreçleri sürerken taşınmazların üçüncü kişiler adına tapulanarak satışa çıkarıldığını belirtti. Bu durumun mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini savunan Akburak, emlak platformlarına da çağrıda bulunarak bu sürece aracılık edilmemesi gerektiğini söyledi.
Su yönetimi, kentsel dönüşüm ve mülkiyet süreçlerinin birbirinden bağımsız ele alınamayacağını dile getiren Akburak, vatandaş odaklı, adil ve bütüncül bir yaklaşımın hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.



















