Yeniden Refah Partili Ali Yüksel: "Her 3 kişiden 1'i borçla ayakta durmaya çalışıyor"
Yeniden Refah Partisi Konya Milletvekili Ali Yüksel, Türkiye’de ekonomik krizin vatandaşın günlük yaşamına doğrudan yansıdığını belirterek, kredili mevduat hesabı kullanan kişi sayısının 32 milyonu aştığını söyledi.
Yüksel, yaptığı açıklamada halk arasında “eksi hesap” olarak bilinen kredili mevduat hesaplarının artık kısa vadeli bir bankacılık kolaylığı olmaktan çıktığını, vatandaşın geçim sıkıntısı nedeniyle içine sürüklendiği bir borç sarmalına dönüştüğünü ifade etti.
“32 milyon kişi eksi hesap kullanıyor”
Ekonomik tablonun artık göz ardı edilemeyecek boyuta ulaştığını belirten Yüksel, 86 milyonluk Türkiye’de 32 milyon kişinin eksi hesap kullanmasının çarpıcı bir gösterge olduğunu söyledi.
Yüksel, “Bugün 86 milyonluk bir ülkede 32 milyon insanın eksi hesap kullanıyor olması bize şunu açıkça söylemektedir: Türkiye’de her üç kişiden biri borçla yaşamaktadır” dedi.
Bu tablonun bireysel bir tercih değil, sistematik ekonomik sorunların sonucu olduğunu savunan Yüksel, vatandaşın kazancıyla geçinemediğini, ay sonunu getirebilmek için borçlanmaya yöneldiğini kaydetti.
“Vatandaş borçlandıkça bankalar kazanıyor”
Kredili mevduat hesaplarının yüksek faiz oranlarıyla çalıştığını vurgulayan Yüksel, vatandaşın yalnızca borçlanmadığını, aynı zamanda her geçen gün daha ağır bir faiz yükünün altına girdiğini söyledi.
Bankacılık sektörünün son yıllarda yüksek kârlılık oranlarına ulaştığını belirten Yüksel, bu kârların önemli bölümünün bireysel krediler, kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarından elde edildiğini ifade etti.
Yüksel, “Vatandaş borçlandıkça bankalar kazanmaktadır. Vatandaş zorlandıkça bankaların geliri artmaktadır. Bu durum ekonomik olduğu kadar ahlaki bir tartışmayı da beraberinde getirmektedir” diye konuştu.
“Ekonomi kağıt üzerinde büyüyor, vatandaşın cebinde küçülüyor”
Resmi açıklamalarda büyüme, ihracat ve makroekonomik göstergelerin öne çıkarıldığını ancak bu göstergelerin vatandaşın günlük hayatında karşılık bulmadığını söyleyen Yüksel, market, kira, enerji, eğitim ve sağlık giderlerindeki artışa dikkat çekti.
Yüksel, “Ekonomi kağıt üzerinde büyüyor olabilir ancak vatandaşın cebinde küçülmektedir” ifadelerini kullandı.
Yetkililere çağrı yaptı
Yüksel, vatandaşın borçla ayakta kalmaya çalıştığı düzenin sürdürülemez olduğunu belirterek, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi, ücret politikalarının gerçek enflasyona göre düzenlenmesi ve kredili mevduat hesabı faiz oranlarının vatandaş lehine düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Bankacılık sektörünün aşırı kârlılığının denetlenmesi gerektiğini ifade eden Yüksel, üretim, istihdam ve refah odaklı ekonomi politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
“Milli Görüş iktidarıyla refah mümkün”
Açıklamasının sonunda Milli Görüş vurgusu yapan Yüksel, merhum Necmettin Erbakan dönemindeki ekonomi politikalarına işaret ederek, Türkiye’nin yeniden refaha kavuşması için Milli Görüş iktidarına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Yüksel, “İnşallah böyle bir Milli Görüş iktidarını gerçekleştirmek ve insanlarımızı refaha kavuşturmak bir Fatih’in işi olacaktır” dedi.














