Nature Human Behaviour dergisinde 3 Ağustos 2026’da yayımlanan araştırmada, Kuzey İtalya’daki öğrencilerin sosyal medya geçmişleri ile farklı yıllarda girdikleri standart sınavların sonuçları karşılaştırıldı.
Araştırmacılar; 6, 7 veya 8’inci sınıfta sosyal medya hesabı açan öğrencileri, ilk hesabını 9’uncu sınıfta veya daha sonra açan öğrencilerle eşleştirdi. Değerlendirmede öğrencilerin önceki akademik başarıları, ebeveynlerinin eğitim düzeyi, aile yapısı, ekonomik koşulları ve daha önce kullandıkları dijital cihazlar gibi değişkenler dikkate alındı.
Matematikte fark zamanla büyüdü
İlk sosyal medya hesabını 6’ncı sınıfta, yaklaşık 11-12 yaşlarında açan öğrenciler, 8’inci sınıfta geç başlayanlara göre İtalyanca sınavında 0,22; matematikte ise 0,18 standart sapma daha düşük sonuç aldı.
Öğrenciler 10’uncu sınıfa geldiğinde İtalyancadaki fark aynı düzeyde kalırken, matematikte 0,27 standart sapmaya yükseldi. Araştırmacılar, yaklaşık 0,20 standart sapmalık farkın altı aylık öğrenim kaybına karşılık gelebileceğini hesapladı. İngilizce sınavlarında ise anlamlı bir olumsuz etki tespit edilmedi.
Araştırmaya göre hesabın açıldığı yaş erkene gittikçe akademik fark da genel olarak büyüdü. Özellikle 6 ve 7’nci sınıfta sosyal medyaya başlayan öğrencilerde sonuçların daha güçlü ve istatistiksel açıdan daha dayanıklı olduğu görüldü.
Telefonu sürekli kontrol etmek etkili olabilir
Çalışmada sosyal medya kullanım süresi doğrudan ölçülmedi. Bunun yerine öğrencilerin telefonlarını yatmadan önce, uyandıklarında, ders çalışırken ve okuldayken ne sıklıkla kontrol ettikleri incelendi.
Telefonun günlük yaşamın kritik anlarına daha fazla girmesi, hem sosyal medyaya daha erken başlamakla hem de daha düşük matematik ve İtalyanca sonuçlarıyla ilişkili bulundu. Araştırmacılar, sürekli bildirim ve güncelleme kontrolünün dikkati bölmesi, ödevlere ayrılan zamanı azaltması ve uykuyu etkilemesinin olası mekanizmalar arasında olduğunu belirtti.
Araştırma kesin olarak nedensellik kanıtlıyor mu?
Çalışma, sıradan bir anket araştırmasına göre daha güçlü bir yöntem kullansa da kontrollü bir deney değil. Öğrencilerin sosyal medyaya başlama zamanları geçmişe dönük beyanlara dayanıyor ve araştırmacılar sosyal medya kullanımını kişisel akıllı telefon sahipliğinden tamamen ayıramıyor.
Araştırmanın yazarları da aile içi dinamikler veya kişilik özellikleri gibi ölçülmeyen değişkenlerin sonuçları etkilemiş olabileceğini kabul ediyor. Bu nedenle bulguların nedensel yorumu, karşılaştırılan öğrenci gruplarının sosyal medya kullanımı dışında benzer akademik gelişim göstereceği varsayımına dayanıyor. Çalışmanın yalnızca Kuzey İtalya’daki öğrencileri kapsaması da sonuçların diğer ülkelere doğrudan genellenmesini sınırlandırıyor.
Dolayısıyla araştırma, erken sosyal medya kullanımının düşük başarıyla güçlü ve nedensellikle uyumlu bir ilişki gösterdiğini ortaya koyuyor; ancak tek başına sosyal medyanın bütün öğrencilerde başarı düşüşüne kesin olarak yol açtığını kanıtlamıyor.
Araştırma 16 yaş sınırını destekliyor mu?
Çalışmanın doğrudan karşılaştırdığı eşik 16 değil, yaklaşık 14 yaş. Araştırmada 11-13 yaşlarında hesap açanlarla 14 yaşına veya 9’uncu sınıfa kadar bekleyenler karşılaştırıldı.
Bu nedenle araştırmadan “bilimsel olarak doğru yaş kesinlikle 16’dır” sonucu çıkarılamaz. Bulgular, en güçlü biçimde sosyal medya kullanımının ergenlik öncesinde başlamasının geciktirilmesinin faydalı olabileceğini gösteriyor. Birleşik Krallık’ın 16 yaş tercihi ise akademik başarı araştırmasının yanında çevrimiçi güvenlik, zararlı içerik, bağımlılık oluşturan tasarım ve çocukların ruh sağlığı gibi daha geniş gerekçelere dayanan siyasi bir düzenleme.
Birleşik Krallık 16 yaş altına yasak getiriyor
Birleşik Krallık hükümeti, belirlenen sosyal medya platformlarının 16 yaşın altındaki kişilere hizmet sunmasını engelleyecek düzenlemeleri 2026 sonuna kadar parlamentoya taşımayı planlıyor. Uygulamanın 2027 ilkbaharında başlaması hedefleniyor.
Hangi platformların kesin olarak kapsama alınacağı henüz düzenlemelerle belirlenmedi. Hükümet, Avustralya’daki modele benzer biçimde Instagram, TikTok, Snapchat, Facebook, X ve YouTube gibi hizmetleri değerlendiriyor. WhatsApp ve Signal gibi mesajlaşma uygulamalarının yasak kapsamında olmaması planlanıyor.
16 ve 17 yaşındakiler sosyal medyaya erişmeye devam edebilecek ancak bu yaş grubunda:
- Gece 00.00 ile 06.00 arasında bildirimler varsayılan olarak kapatılacak.
- Otomatik oynatma ve kişiselleştirilmiş akışlar varsayılan olarak devre dışı bırakılacak.
- Canlı yayın ve yabancı kişilerin iletişim kurması gibi özelliklere ek sınırlamalar getirilecek.
Bu kullanıcılar, bazı varsayılan ayarları daha sonra değiştirebilecek.
Yapay zekâ sohbet robotları da incelemede
Birleşik Krallık hükümeti, 18 yaş altındaki kullanıcıların yapay zekâ sohbet robotlarını kullanırken düzenli mola vermesini sağlayacak önlemleri de değerlendiriyor. Çocuklara tehlikeli veya doğrulanmamış ruh sağlığı tavsiyeleri veren hizmetlerin yasaklanması da seçenekler arasında bulunuyor.
Ancak bunlar henüz uygulanmaya başlamış kesin kurallar değil. Molaların sıklığı ve süresi uzmanlarla yapılacak çalışmaların ardından belirlenecek. Hükümet, çocukların yapay zekâ araçlarına erişimini tamamen yasaklamayı değil, güvenli kullanım koşulları oluşturmayı hedeflediğini bildiriyor.
Sonuç olarak yeni araştırma, sosyal medyaya 11-13 yaşlarında başlamanın daha düşük matematik ve ana dil başarısıyla bağlantılı olabileceğine ilişkin güçlü bulgular sunuyor. Bununla birlikte çalışma, 16 yaşın evrensel ve bilimsel olarak kesin sınır olduğunu göstermiyor; erken erişimin geciktirilmesi ve kullanım biçiminin denetlenmesi gerektiğine ilişkin tartışmayı güçlendiriyor.













