Hukuk devleti ilkesi ile insan hakları ve vergilendirme etkileşimi
Hukuk devleti ilkesi, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunmasını ve bu hakların kanunlar çerçevesinde kullanılmasını sağlayan bir ilkedir. İnsan hakları ise bireylerin doğuştan sahip olduğu ve hiçbir şekilde sınırlandırılamaz, devredilemez haklardır. Vergilendirme ise devletlerin gelir elde etmek için vatandaşlarından aldığı parasal bir yükümlülüktür.
Hukuk devleti ilkesi ile insan hakları ve vergilendirme arasındaki etkileşim, geçmişten bugüne devam eden bir süreçtir. Verginin insan haklarının doğmasındaki tarihsel rolü, modern devlet ve toplum yapılarının oluşumundaki ve gelişimindeki etkileşimleri yansıtmaktadır.
Tarihsel süreçte insan hakları müktesebatının öncül normları olarak kabul edilen belgelerde, "temsilsiz vergi olmaz" ve vergilerin "genelliği" ve "eşitliği" ilkeleri vurgulanarak iktidarın yetkilerinin kısıtlanmasına ve temel hak ve özgürlüklerin korunmasının güçlendirilmesine tanıklık edilmiştir. Örneğin, Magna Carta'da (1215) "temsilsiz vergi olmaz" ilkesi, bireylerin vergilendirmeye katılma hakkının bir güvencesi olarak kabul edilmiştir. Bu ilke, modern demokrasilerin temelini oluşturan "halk egemenliği" ilkesinin de bir öncülüdür.
- ve 20. yüzyıla gelinmesiyle beraber dünya çapında vergi sistemleri daha adil bir hale getirilerek vergi gelirleri, uluslararası norm ve sözleşmelere uygun bir şekilde insan haklarının korunmasını tesis etmek amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin (1948) 25. maddesinde, herkesin eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi temel insan haklarının devlet tarafından sağlanmasına yönelik vergilendirmeye tabi tutulma hakkı olduğu belirtilmiştir.
Vergi sistemi, toplumların temel hizmetlerinin karşılanmasının yanı sıra, sosyal eşitsizliklerin azaltılmasında ve bireylerin haklarının korunmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Örneğin kamu hizmetlerinin finansmanı amacıyla alınan vergiler; eğitim, sağlık, altyapının tesis edilmesi gibi temel insan haklarının devlet tarafından sunulabilmesine imkan sağlamaktadır. Vergi politikaları gelir dağılımını düzenleme ve toplumsal eşitsizliği azaltma amacıyla da kullanılabilmektedir. Ayrıca vergi gelirleri, kamu harcamalarının denetlenmesinde ve şeffaflığın sağlanmasında işlev üstlenebildiğinden vergilendirme, hukuk devleti ilkesiyle de doğrudan bağlantı kurmaktadır.
ÇALIŞTAY TARİHİ VE YERİ:29 Eylül 2023/ Ankara Divan HotelDÜZENLEME KURULU- Av. Dr. Mahcemal SEYHAN – Seyhan Hukuk Bürosu Kurucu Avukat
- Dr. Öğr. Üyesi Ercan SARICAOĞLU – Trabzon Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Dr. Ömer GEDİK – Anayasa Mahkemesi Raportörü – AYAM Koordinatörü
- Çağlar KIRAN - Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Proje Yöneticisi
- Merve SİSLİ - İnsan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi Birimi / Koordinatör
- Esra YAKAR- İnsan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi Birimi/ Uzman
- Emine ATMACA – İnsan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi Birimi/ Uzman Yardımcısı
- Prof. Dr. Abdurrahman SAYGILI - Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Prof. Dr. Billur YALTI - Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Prof. Dr. Cemil KAYA - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Prof. Dr. Fatma Ebru GÜNDÜZ - Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Prof. Dr. Hasan Tahsin FENDOĞLU - Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Prof. Dr. Mustafa AKKAYA - Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
- Prof. Dr. Nihat BULUT - İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Prof. Dr. Ömer ANAYURT - Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Prof. Dr. Yasemin IŞIKTAÇ - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Prof. Dr. Yusuf Ziya TAŞKAN - Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Doç. Dr. Gürsel ÖZKAN - Danıştay 13. Daire Üyesi
- Doç. Dr. Neslihan KARATAŞ DURMUŞ - Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Doç. Dr. Ayhan Selçuk ÖZGENÇ- Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

















