(ANKARA) - Uğur Gürses, "Bugün politika faizini sembolik olarak 45'e düşürebilirlerdi. Görünen fotoğraf şu: Temmuz ayında faiz indirimi yapacak. Eğer jeopolitik olarak ve içeride olağanüstü bir şey olmazsa Merkez Bankası faizi 42,5'e döndürebilir" dedi. Prof. Dr. Serap Durusoy, "Faiz indirimi konusundaki temkinli yaklaşımda dövize talep artışının olabileceği endişesi yer alıyor. Ayrıca Rezerv riski ve jeopolitik riskler, TCMB'nin koridor tarafında da her hangi bir değişikliğe gitmemesine neden oldu" değerlendirmesini yaptı. Enes Özkan, "Bu kararla temmuz ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinin de düşürüleceğine yönelik net bir mesaj vermiş oldu" ifadelerini kullandı. Güldem Atabay ise "Merkez Bankası böyle bir sürecin ortasında, 30 Haziran CHP kurultay davası ve İsrail-İran nereye savrulacağı belli olmadan faiz indirseydi bir risk almış olurdu, bunu yapmadı" şeklinde konuştu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 46'da sabit tutulmasına karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 49'da, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 44,5'te sabit tuttu. Uzmanlar, Merkez Bankası'nın faiz kararını ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Ekonomist Uğur Gürses, 28 Nisan'dan sonra Merkez Bankası'nın döviz pozisyonunda bir toparlanma olduğunu kaydederek, şunları söyledi:"Yüksek miktarda satış biraz azalıyor. Yavaş yavaş döviz girişleri var ama ara ara da çıkışlar var. Mesela geçtiğimiz gün 5 milyar dolarlık bir satış olmuş belli ki İsrail-İran savaşı patlak verdikten sonra.Merkez Bankası'nın sembolik bir faiz indirimi yapabileceğini aktaran Gürses, şu değerlendirmeyi yaptı:Normalde fonlamayı 49'dan 46'ya çekti ama bugün de 45'e çekebilirdi diye düşünüyorum. Bunu yapmadı çünkü jeopolitik gelişmelerin ne olacağını görmek istiyor. Ara ara da yüksek döviz çıkışları oluyor. Açıklamada, 'Enflasyon ana eğilimi mayıs ayında geriledi' diyor. Zaten Merkez Bankası'nın ilk baktığı şey bu. Bu gösteriyor ki, ekonomide bir yavaşlama var, enflasyon eğiliminde gerileme var.Merkez Bankası'nın 19 Mart öncesine gitmesine imkan veriyor. Yani 42 buçuğa dönmesine imkan veriyor. Bu savaştan dolayı anladığım kadarıyla bir frene bastılar. Bugün politika faizini sembolik olarak 45'e düşürebilirlerdi. Açıklamada, 'sıkılaştırma' tabirlerini çıkarmışlar. Görünen fotoğraf şu: Temmuz ayında faiz indirimi yapacak. Eğer jeopolitik olarak ve içeride olağanüstü bir şey olmazsa Merkez Bankası faizi 42,5'e döndürebilir.""Rezerv riski ve jeopolitik riskler TCMB'nin koridor tarafinda da her hangi bir değişikliğe gitmemesine neden oldu"Prof. Dr. Serap Durusoy, Merkez Bankası'nın bugün temkinli bir yaklaşım sergilediğini aktararak, "Bu metinde önceki metine göre daha yumuşak bir ton hakim oldu. Önceki metindeki gibi enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon sürecine etkisine değinilse de farklı olarak emtia fiyatlarından bahsedilmedi" şeklinde konuştu. Durusoy, şu ifadelere yer verdi: "Yine önceki metinde, 'Para politikası aracı sıkı şekilde kullanılacaktır' ifadesi yer alırken; bu metinde, 'Para politikası aracı etkili şekilde kullanılacaktır' ifadesi yer aldı. Enflasyonun ana eğiliminde mayıs ayında gerileme oldu. Bu düşüşün haziranda da devam edeceği belirtilmesine rağmen faiz indirimine gidilmedi. Ancak bu ifadeler temmuz ayı için bir hazırlık olarak yorumlanabilir. Faiz indirimi konusundaki temkinli yaklaşımda dövize talep artışının olabileceği endişesi yer alıyor. Ayrıca rezerv riski ve jeopolitik riskler, TCMB'nin koridor tarafında da herhangi bir değişikliğe gitmemesine neden oldu.""Bu kararla aslında temmuz ayındaki PPK toplantısında politika faizinin de düşürüleceğine yönelik net bir mesaj vermiş oldu"Ekonomist Enes Özkan, piyasaların da Merkez Bankası'nın faizi sabit tutacağı kanaatinde olduğunu belirterek, "Öte yandan, gecelik borç verme faizinin yüzde 49'dan yüzde 47,5'e düşürülebileceğini öngörüyordum. Çünkü faiz indirmek için Merkez Bankası'nın önünde bir fırsat da vardı" ifadelerini kullandı. Özkan, "Bu kararla aslında temmuz ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinin de düşürüleceğine yönelik net bir mesaj vermiş oldu. Fakat bunu tercih etmediler. Bunun yerine toplantı sonrasında açıklanan PPK kararları metninde 'sıkılaştırma' ifadesini metinden çıkartarak, 'Tüm para politikası araçları etkin şekilde kullanılacaktır' gibi bir ifade koydular. Bu da aslında bir sonraki toplantıda artık sıkı para politikasından bir miktar vazgeçileceğine bir işaret" değerlendirmesini yaptı. "Merkez Bankası faiz indirseydi bir risk almış olurdu"Ekonomist Güldem Atabay, Merkez Bankası'nın temkinli duruşuna devam ettiğini söyleyerek genel beklentinin bu yönde olduğunu hatırlattı. Üç tane önemli riskin olduğunu vurgulayan Atabay, şöyle devam etti: "Bir tanesi 19 Mart'ta sonrasında olanlar. Hem ana muhalefetin Cumhurbaşkanı adayının tutuklanmış olması, beraberinde Cumhuriyet Halk Partisi'ni hedef alarak belediye başkanları üzerinden yapılan bir süreç. Bu sürecin piyasalara etkisini minimize etmek için Merkez Bankası'nın çok yüklü döviz satışı yapmış olması. Rezervlerini son bir buçuk, iki senede topladığını neredeyse 1 ayda eritmiş olması, arkasından faiz arttırmak zorunda kalmasıyla nasıl bir yönetim tarzı olduğunu gördük.Diğer tarafta, 30 Haziran gibi CHP'nin kurultuyla ilgili çok yaşamsal bir karar var. Orada hukuk, adalet, demokrasi adına çok yanlış bir karar çıkarsa ortalığın karışacağını Merkez Bankası da görüyor. Bir de tabii ki İsrail-İran savaşı var. Petrol fiyatlarını etkileyip sadece Türkiye'ye değil bütün dünyaya enflasyon dalgası yaratacak bir potansiyel risk.Dolayısıyla Merkez Bankası böyle bir sürecin ortasında 30 Haziran daha belli olmadan, İsrail-İran nereye savrulacağı belli olmadan faiz indirseydi bir risk almış olurdu. Bunu yapmadı. Ama metinde diyor ki, 'Enflasyonun ana eğilimi son iki aydır aşağı yönde' diyor. 'Beklentiler ve fiyatlama davranışları risk', çünkü hem siyasi gelişmeler hem de jeopolitik gelişmeler bu riski yaratıyor. Temmuz ayında eğer her şey yolunda giderse yavaş yavaş indirime başlayabilir mesajı veriyor. Ama 'likiditeyi koruyacağım ve makro ihtiyatı önlemlerle gerekli ince ayarlamayı da yapacağım' diyor."
Ekonomi
Yayınlanma: 19 Haziran 2025 - 18:54
Uzmanlar faiz kararını değerlendirdi: "Faiz indirimindeki temkinli yaklaşımda dövize talep artışının olabileceği endişesi yer alıyor"
Ekonomi uzmanları, Para Politikası Kurulu'nun (PPK) politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 46'da sabit tutmasını değerlendirdi. Ekonomist Uğur Gürses, Prof. Dr. Serap Durusoy, Ekonomist Enes Özkan, Ekonomist Güldem Atabay faiz kararını değerlendirdi
Ekonomi
19 Haziran 2025 - 18:54














