Bakan Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen OECD Kritik Mineraller Forumunda yaptığı konuşmada, enerji dönüşümünde kritik minerallerin önemine dikkat çekti.
“Kritik minerallere sahip olmak yeterli değil”
Küresel enerji sisteminin hızlı bir dönüşümden geçtiğini belirten Bayraktar, dünyanın resmi olarak “Elektrik Çağı”na girdiğini ifade etti.
Geçen yıl küresel enerji talebinin yüzde 1,3 arttığını, elektrik talebinin ise bunun iki katından fazla büyüdüğünü söyleyen Bayraktar, kritik minerallerin bu yeni dönemde modern ekonomilerin merkezinde yer aldığını vurguladı.
Bayraktar, “Rüzgâr türbinlerinden elektrikli araçlara, yarı iletkenlerden batarya depolamaya kadar bu mineraller modern ekonomilerin merkezinde yer almaktadır” dedi.
“Türkiye kaynak çıkarımını yüksek teknolojiyle birleştiriyor”
Enerji dönüşümünün kalbinde kritik minerallerin bulunduğunu belirten Bayraktar, yalnızca kaynaklara sahip olmanın yeterli olmadığını, bu kaynakların işlenmesi ve yüksek teknolojili sanayiye kazandırılması gerektiğini söyledi.
Bayraktar, “Bu yeni dönemde, yalnızca kaynaklara sahip olmak yeterli değildir; bunları işleyebilmeniz gerekir. Türkiye tam olarak bunu inşa etmektedir. Kaynak çıkarımını, derin işleme kapasitesi ve yüksek teknolojili endüstriyel değer yaratımı ile birleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Kritik Ham Maddeler Stratejisi açıklanacak
Bayraktar, Türkiye’nin bu alandaki vizyonunun 2025 Kritik ve Stratejik Mineraller Raporunda ortaya konulduğunu belirterek, raporun bulgularına dayalı detaylı yol haritasının nihai aşamaya geldiğini açıkladı.
Bakan Bayraktar, “Yakında Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini resmi olarak açıklayacağız” dedi.
Beylikova stratejinin temel taşı olacak
Bakan Bayraktar, Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahasının Türkiye’nin kritik ham maddeler stratejisinde temel rol oynayacağını söyledi.
Beylikova’nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri yataklarından biri olduğuna inandıklarını belirten Bayraktar, ETİ Maden’in ortaklarıyla birlikte sahada yoğun çalışma yürüttüğünü ifade etti.
Bayraktar, Beylikova’daki pilot tesisin faaliyette olduğunu, artık ayırma ve işleme kabiliyetlerini de kapsayacak endüstriyel ölçekli üretime geçilmesi için hazırlık yapıldığını kaydetti.
Rüzgâr türbinleri ve elektrikli araçlar için üretim hedefi
Beylikova sahasında üretilecek nadir toprak oksitlerinin, rüzgâr türbinleri ve elektrikli araç motorlarında kullanılan kalıcı mıknatıslar açısından kritik öneme sahip olduğu belirtildi.
Bayraktar, Türkiye’nin bu alanda yalnızca ham madde çıkaran değil, aynı zamanda işleyen ve yüksek katma değerli ürünlere dönüştüren bir ülke olmayı hedeflediğini vurguladı.
“Enerji ve madencilik iş birliği aracı olmalı”
Konuşmasında enerji diplomasisine de değinen Bayraktar, enerji ve madenciliğin ülkeler arasında iş birliği aracı olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Doğru enerji ve madencilik projelerinin kazan-kazan temelinde yürütülmesi gerektiğini belirten Bayraktar, hedeflerinin enerji diplomasisi yoluyla bölgesel istikrarı güçlendirmek, refahı artırmak ve çatışmaları önlemek olduğunu ifade etti.
Bayraktar, kritik ham maddeler konusunda uluslararası iş birliği, değer zinciri şeffaflığı ve ortak sorumluluk çağrısı yaparak, OECD gibi kuruluşların küresel piyasalarda güven inşa edilmesinde önemli rol oynadığını söyledi.
















