“Piruvat kinaz eksikliği” adı verilen hastalık nedeniyle doğumundan bu yana düzenli kan nakline ihtiyaç duyan Alperen, 6 yaşındaki ablasından yapılan tam uyumlu kemik iliği nakliyle sağlığına kavuştu. AFSÜ Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen nakil, Türkiye’de bu hastalıkta yapılan ilk başarılı kemik iliği nakli olma özelliği taşıyor.
Umut Ablasından Geldi
AFSÜ Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Başkanı ve Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Eker, piruvat kinaz eksikliğinin kırmızı kan hücrelerinin ömrünü kısaltan ve düzenli kan alınmasını gerektiren nadir bir rahatsızlık olduğunu belirtti.
Alperen’deki mutasyonun farklı olduğunu ifade eden Eker, hastanın deneysel aşamadaki ilaçlara da yanıt veremeyecek durumda olduğunu söyledi. Bu nedenle Alperen’in ya ömür boyu düzenli kan almak zorunda kalacağını ya da kemik iliği nakli olması gerektiğini belirten Eker, ailenin de onayıyla nakil kararı aldıklarını aktardı.
Tam uyumlu kardeş vericisi bulunduğunu belirten Eker, “Ablasından kemik iliği naklini yaptık ve çok şükür süreç çok başarılı geçti” dedi.
Nakil sonrası dördüncü ayda olduklarını söyleyen Eker, Alperen’in artık kan nakline ihtiyaç duymadığını belirterek, “Şu an tamamen ablasının kemik iliği çalışıyor, işlev görüyor. Alperen, ülkemizde bu hastalıktan dolayı yapılan ilk kemik iliği nakli hastası” ifadelerini kullandı.
AFSÜ İleri Tedavi Altyapısıyla Dikkat Çekiyor
Yaklaşık 30 bin metrekarelik alanda hizmet veren AFSÜ Hastanesi, çocuk hematoloji-onkoloji alanındaki ileri düzey tedavi imkânlarıyla öne çıkıyor. Merkezde radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, hematoloji-onkoloji birimleri, yoğun bakımlar, ameliyathaneler, kemik iliği nakli üniteleri, terapötik aferez merkezi ile kök hücre işleme, dondurma ve saklama merkezi aynı kompleks içinde yer alıyor.
Doç. Dr. Eker, merkezin kuruluş sürecinden itibaren planlamasında yer aldığını belirterek, hastanenin hematoloji-onkoloji merkezi olarak amacına uygun şekilde yapılandırıldığını söyledi.
Merkezin yalnızca tıbbi tedaviye değil, psikososyal desteğe de önem verdiğini vurgulayan Eker, çocuk yaşam odası, anne yaşam odası, ilköğretim sınıfı, işlem odası, kat mutfağı ve sinema salonu gibi alanlarla çocukların ve ailelerin tedavi sürecine daha güçlü şekilde adapte olmalarının hedeflendiğini ifade etti.
“Çocuk Hematoloji-Onkoloji Zor Ama Özel Bir Alan”
AFSÜ Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Dr. Şifa Şahin, çocuk hematoloji-onkoloji alanının zorlu ancak manevi yönü güçlü bir branş olduğunu söyledi.
Şahin, hastaların hayatına dokunmanın bu alanı özel kıldığını belirterek, “İçine girdiğinizde, hastanın hayatına dokunduğunuzda gerçekten ‘iyi ki bu branşı seçmişim’ dedirten bir alan” dedi.
Merkezin birçok hastalık için gerekli tedavi altyapısına sahip olduğunu ifade eden Şahin, çocuk hematoloji-onkoloji alanının daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
“Sadece Tıbbi Bakım Vermiyoruz”
Kemik İliği Nakil Ünitesi Sorumlu Hemşiresi Gamze Kıymık da çocuk hematoloji-onkoloji servisinde ekip çalışmasının önemine dikkat çekti.
11 yıldır merkezde görev yaptığını belirten Kıymık, çocuklara ve ailelerine yalnızca tıbbi bakım vermediklerini, psikolojik olarak da destek olduklarını söyledi.
AML Hastası Taha’nın Ailesinden Teşekkür
AFSÜ’de tedavi gören hastalardan biri de Akut Miyeloid Lösemi tanısı alan Taha Yasin oldu. Taha’nın annesi Zehra Öz, Kütahya’da çocuk onkoloji birimi bulunmadığı için AFSÜ’ye sevk edildiklerini belirtti.
Tedavi sürecinin olumlu ilerlediğini söyleyen Öz, doktorlara ve sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, hastanenin ortamı, hemşirelerin yaklaşımı ve hekimlerin çabasının kendileri için çok kıymetli olduğunu ifade etti.


















