Ekonomi
Yayınlanma: 20 Temmuz 2025 - 01:03
"Torba Kanun Teklifi Meclis'te Gerilimi Yükseltti: Halk Yine Yük Altında"
Araçlarda ÖTV düzenlemesini de içeren torba kanun teklifinin görüşmelerinin devam ettiği TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ açıklamada bulundu.
Ekonomi
20 Temmuz 2025 - 01:03
(TBMM) - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülmekte olan "Torba Kanun" teklifi, sadece teknik düzenlemeleri değil, aynı zamanda Meclis işleyişine, vergi adaletine ve ekonomik tercihlerin yönüne dair sert tartışmaları da beraberinde getirdi. DEM Parti, İYİ Parti ve CHP sıralarından yükselen eleştiriler; "yetersiz, müzakeresiz, halkın aleyhine" nitelendirmeleriyle öne çıktı. Özellikle vergi düzenlemeleri üzerinden yapılan konuşmalar, dar gelirli yurttaşlara yük bindirildiğini, büyük sermayeye ise ayrıcalıklar tanındığını ortaya koydu. Teklifteki teknik hatalar bile, muhalefet vekilleri tarafından "kanun yapım sürecinin aceleciliği ve dışlayıcılığı"na örnek gösterildi.
Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri TBMM Genel Kurulu'nda devam ediyor.Teklifin tümüne ilişkin söz alan İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, şöyle konuştu:"21 madde olarak geldi bu kanun teklifi yürütme, yürürlük 2 maddesini çıkalım, 19 madde. 19 maddenin 6 tanesi ihtilafların giderilmesi, netleştirme yapılması, açıklık kazandırılması gibi aslında bir hüküm içermeyen ancak kötü yapılan kanunlar nedeniyle onları tekrar düzeltmeye yönelik kanun maddelerinden oluşuyor. Yani işte müzakeresiz kanun yapmanın bir sonucu bu. Şu andaki kanun teklifinin üçte 1'i 'anlaşılabilirliğin artırılmasını teminen' diyor madde 1'de, madde 3'te 'kanun metnine daha açık dercedilerek' deniliyor, madde 10'da 'ihtilafın giderilmesi', 11'de 'farklı yorumlanmaması', 13'te 'Bakanlık yetkisinin netleştirilmesi', işte 19'da 'uygulamaya açıklık getirilmesi' gibi ifadeler; bunlar için kanun yapıyoruz, Meclis bunlar için uğraşıyor. Niye böyle yapılıyor? Çünkü apaçık hatalar buluyoruz bu kanunlarda veya ikaz ediyoruz ancak Meclis'in hem komisyonda hem de Genel Kurul'da Cumhur İttifakı tarafının bu kanunun bir yerinde değişiklik yapma iradesi olmadığı için hatalı olarak geçiyor ve daha sonra başka bir kanunla bu hataları gidermeye çalışıyorlar. Bu kanun teklifinin 17'nci ve 18'inci maddesi, 17'nci maddede bir hüküm var, 18'inci maddede oraya atıf var, olmayan bir fıkraya atıf yapılıyor bu kanun teklifinde. Biz ikaz ettik, bunu söyledik, haklı gerekçelerimiz var fakat inat edildi, şu anda hâlâ değiştirilmiş değil. Emin olun, bir süre sonra getirecekler bunu 'Ya, burayı bir düzeltelim' diye diğer maddelerde olduğu gibi. Yani bir kanunun üçte 1'i, 'açıklık getirilmesi' 'farklı yorumlanmaların önlenmesi' işte 'netleştirme' diye bir şey olabilir mi ya, hangi hukuk devletinde böyle bir şey var? Ama maalesef, işte AK Parti'nin yönettiği Türkiye'de böyle, bu şekilde kanun yapılıyor.""Sermayeden yana olan ekonomik, politik tercihler değişmelidir"DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ ise teklifle Cumhurbaşkanı'na verilen yetkileri eleştirerek vergi sisteminde büyük bir yapısal reforma ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bozdağ'ın şunları söyledi:"Bu kanun teklifinin genel gerekçesinde kayıt dışılıkla mücadele edilmesi, vergi adaletinin güçlendirilmesi, indirim ve istisnaların sınırlandırılması, dolaysız vergilerin vergi gelirleri içinde payının artırılması hedeflerine hizmet etmek üzere düzenlemeler yapıldığı gibi büyük cümleler var. Ekonomik istikrarı sağlama, kayıt dışılığı önleme ve vergi adaletini güçlendirme hedefleri kulağa hoş gelse de teklifin detaylarına bakıldığında milyonlarca dar gelirlinin, toplumun çoğunluğunu oluşturan kesimlerin lehine bir şey yok maalesef. Bu teklifle Cumhurbaşkanı'na genişletilen yetkiler veriliyor, halkın aleyhine vergi istisnaları getiriliyor. Millî savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarında kullanılmak üzere alınacak kimi araçlarda ÖTV istisnası, binek otomobillerde ÖTV oranları belirleme yetkisinin tamamen Cumhurbaşkanı'na bırakılması gibi düzenlemelerle zaten yüksek olan enflasyon ve geçim sıkıntısıyla boğuşan halkın daha fazla yük altına gireceği görülüyor. Dar gelirli esnaf, çiftçi, vergi yükü altında zaten ezilirken büyük oranda tarımda, kırsalda, küçük esnafın ve çiftçilerin kullandığı araçların ÖTV oranının yüzde 4'ten yüzde 50'ye çıkarılması da bunun en açık göstergesi ve buradan 14 milyar lira yıllık gelir etkisi öngörülmüş. Bu durum vergiyi, alnının teriyle geçinmeye çalışan emekçilerden alan mevcut adaletsiz vergi sistemini ve iktidarın ekonomik, politik tercihlerini bir kez daha ortaya koymaktadır.Bu kanun teklifinin gerekçesinde sözü edilen sorunların giderilmesi isteniyorsa böyle yasal düzenlemelere değil, vergi sisteminde büyük bir yapısal reforma ihtiyaç vardır. Sermayeden yana olan ekonomik, politik tercihler değişmelidir. Anayasa açıkça çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmasını, vergilendirme politikalarında sosyal adaletin yerine getirilmesini söyler ama gerçekte tam tersi olarak vergi gelirinin yaklaşık yüzde 65'i dar gelirli milyonlarca yurttaşa ödetilmekte. Biz, zenginleştikçe zenginleşen sermaye sahiplerine yönelik bir servet vergisi beklerken sermayedarların 'vergi teşviki' ve 'vergi affı' adı altında ayrıcalıklarla donatılarak vergiden muaf kalmalarına devam edilmekte.""Sermayenin çıkarı dışında neyi korudunuz da Türk parasının kıymetini koruyacaksınız"CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem ise iktidarın ekonomi politikalarını eleştirerek, şöyle konuştu:"Kısa adı 'Türk Parasının Kıymetini Koruma' olan kanun teklifi üzerinde görüşüyoruz. Komisyonda da iktidar mensubu arkadaşlara söylemiştim, bu teklifin adını duyunca içimden bir gülme geldi. Allah aşkına cevap verin, siz bu ülkede yandaşların hakkı dışında, sermayenin çıkarı dışında neyi korudunuz da Türk parasının kıymetini koruyacaksınız? Sizin ülkeyi yönettiğiniz 23 yıllık ekonomik tabloda Türk parasının değeri de ortada, insanlar yoksullukla boğuşuyor; emekli, asgari ücretli, kamu emekçisini evine ekmek götüremez, pazara çıkamaz hâle getirdiniz. İnsanların cebine giren parayı Antalya sıcağında kalmış dondurma gibi erittiniz. 'Ben ekonomistim' dediniz, 'İrrasyoneliz' dediniz, 'Nas dururken sana bana ne oluyor' dediniz, 'Faiz sebep, enflasyon sonuç' dediniz milleti açlığa mahkûm ettiniz. Bugün bu ülkede açlık sınırı 26 bin 115 lira, buna karşın emekli maaşı 16 bin 881 lira, asgari ücret ise 22 bin 104 lira. Böyle mi koruyacaksınız Türk parasını?19 Mart demokrasi darbesinin bu ekonomiye maliyeti ortada. İki yıl boyunca âdeta kapı kapı dolaşarak biriktirilen Merkez Bankası döviz rezervlerinde 60 milyar doları aşkın erime yaşandı. Faiz indiriyordunuz faizleri yükselttiniz, 19 Mart öncesi 39 lirayla seyreden euro kuru bugün 47 liraya yükseldi, vatandaşın cebindeki paranın alım gücü kalmadı. Siz çarşıya pazara çıkmaktan kaçtığınız için bilemezsiniz ama zeytin talanı yasasının yılmaz savunucusu, sermayenin sözcüsü Sayın Varank kazayla Ankara'da pazara çıktı; o biliyor pazar fiyatlarını, kendi bir şey diyemedi ama etiketleri mutlaka okumuştur. Vatandaş çocuğuna meyve alamıyor, meyve."
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir













