TİP: Yargıtay'ın kararı yargı darbesidir
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Parti Sözcüsü Sera Kadıgil ve beraberindeki heyet, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararı hakkında görüş alışverişinde bulunmak için TBMM'de grubu bulunan Parti temsilcilerini ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından TBMM'de basın toplantısı düzenledi.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Gezi Davası'nda verdiği karara ilişkin yaptığı açıklamada, "Dün itibarıyla açık, net bir yargı darbesiyle karşı karşıyayız" dedi.
Baş, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Yargıtay'ın kararına ilişkin görüşlerini paylaştı. Kararın hukuken yok hükmünde olduğunu belirterek, "Anayasa 153. 'Anayasa Mahkemesi kararları kesindir' diye başlıyor. 'Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete'de hemen yayınlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını idari makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar' diye bitiyor. Elimizde bu anayasa varken; bu anayasa hala yürürlükteyse Yargıtay 3. Ceza Dairesi diyor ki, 'Anayasaya uymuyoruz'" dedi.
Baş, kararın ardından muhalefetteki siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek,
"Görüşmelerimiz sonucunda muhalif tüm siyasi partilerin net bir tutum içinde olduğunu gözlemledik. Kuşkusuz somut adımlar için alınacak kararlar için her birimizin kendi kurullarında değerlendirmeler yapma ihtiyacı var. Birlikte değerlendirmeler yapacağız ve bu yargı darbesi girişimini umuyorum ki hep birlikte püskürteceğiz" diye konuştu.
Baş, kararın hukuksuz ve anayasaya aykırı olduğunu belirterek, "Bu kararla açıkça Anayasa Mahkemesi'nin kararları yok sayılmış, Anayasa'nın 153. maddesi çiğnenmiştir" dedi.
TİP Sözcüsü Sera Kadıgil ise, kararın bir darbe girişimi olduğunu belirterek,
"Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde oturan 5 tane üstüne hakim cübbesi giymiş erkek geçtiğimiz gün itibarıyla darbeye teşebbüs ediyor" dedi.
"SİZ KİM OLUYORSUNUZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN ANAYASASININ MADDELERİNE 'BEN UYMAYACAĞIM' DİYEBİLİYORSUNUZ?"
Şimdi soralım başkan Muhsin Şentürk, üye Hakan Yüksel, üye Mustafa Doğru, üye Şerafettin Saka, üye Mustafa Karayıldız siz kimsiniz, siz kendinizi ne sanıyorsunuz? Siz kim oluyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasasının maddelerine 'ben uymayacağım' diyebiliyorsunuz? Siz bu yüzü bu hadsizliği yapacak cesareti kimlerden alıyorsunuz diye soracağım ama kimlerden aldıkları da o cevapların sahipleri de dün akşamdan beri birer birer düşüyor. 'Anayasa Mahkemesi'nin kararına uymuyorum, Anayasa madde 153'ü ben takmıyorum ne yaparsanız yapın' diyen bir Yargıtay Ceza dairesi var. Bununla da yetinmiyor dönüyor bize, Meclis'e de ayar veriyor. Meclis'e diyor ki, 'Siz benim benim hükmüme karşı nasıl olur da Can Atalay'ın vekilliğini düşürmezsiniz' diyor. Bu terbiyesizliği yapacak bir ceza dairesiyle karşı karşıyayız. Bu ceza dairesi Yargıtay'a bağlı, hakimler HSK tarafından atanıyor, bu HSK'nın başında Yılmaz Tunç var.
Şunu açık açık Yılmaz Tunç'un da Recep Tayyip Erdoğan'ın da Devlet Bahçeli'nin de Feti Yıldız'ın da kendini bu devletin sahibi sanan herkesin de bilmesi lazım. Ortada bir anayasa yoksa ortada bir devlet yoktur. Ortada bir anayasa yoksa ortada bir cumhurbaşkanı yoktur. Ortada bir anayasa yoksa ortada bir bakan falan yoktur. Şu anda Yargıtay'ın yaptığı şey budur. 'Ortada bir anayasa yok ben bir zümre olarak milletin egemenliğini elime aldım tutuyorum' diyor. Yargıtay'ın apır sapır kararlarının gerekçelerine baktığınızda ilk işareti Feti Yıldız'ın hesabından verildiğini açık açık görüyorsunuz. Feti Yıldız şunu diyor; ' Hukuk kuralı uygulayıcının elinde değişmemelidir. Hakimler ne diyorsa anayasa odur diyebilir mi? Feti Yıldız bunu Anayasa 153'ü mülga etmeye kalkan ceza dairesine söylemiyor. Feti Yıldız, bunu Anayasa Mahkemesi'ne söylüyor. Feti Yıldız, 'Yasama organının yerine geçerek normda ihdas edemez, mevcut olan normu da görmezden gelemez' diyor.
Kadıgil, "Bu önümüzdeki sürecin geçirdiğimiz süreçlerden farkı şudur; ilk defa tarihinde 20 yıllık iktidarında AKP-MHP iktidarı gemi o derece azıya almışlardır ki artık anayasayı uygulamadıklarına bir kılıf uydurma gereği hissetmiyorlar. Artık açık açık üstünde hakim cübbesi olan insanların bu kararla 'Ben anayasa madde 53'ü takmıyorum, tanımıyorum. Ben anayasa madde 153'ü ilga ediyorum' dediği ve utanmadan başına, 'Türk milleti adına' yazdığı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıyayız" diye konuştu.













