Açıklamada, İsrail’in uluslararası hukuk ve insan hakları hukukunu hiçe sayarak saldırılarını sürdürdüğü belirtilirken, Filistinlilere yönelik soykırım suçu işlendiği ve açlığın bir silah olarak kullanıldığı ifade edildi.
“İnsani Yardıma Erişim Engelleniyor”
TİHEK açıklamasında, İsrail’in Filistinlilerin insani yardıma erişimini engellemeyi sürdürdüğü vurgulandı.
İsrail’in son olarak Deyr el-Belah’ın kuzeyinde, bir evin avlusunda kurulan yemek dağıtım noktasını hedef aldığı belirtilen açıklamada, saldırıda 3 yardım görevlisinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı kaydedildi.
Açıklamada, İsrail’in hukuka aykırı şekilde abluka altında tuttuğu Gazze’de ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak isteyen kişi ve kuruluşları hedef aldığı ifade edildi.
“Aktivistler Uluslararası Sularda Kaçırıldı”
TİHEK, İsrail medyasında Küresel Sumud Filosu’nun durdurularak ele geçirileceğine yönelik haberlerin ardından filoya uluslararası sularda saldırı düzenlendiğini belirtti.
Açıklamada, yaklaşık 40 ülkeden 426 sivil insan hakları aktivistini taşıyan Küresel Sumud Filosu’nun hedef alındığı ve aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu aktivistlerin kaçırıldığı ifade edildi.
İsrail’in daha önceki saldırılarında alıkoyduğu aktivistlere yönelik işkence ve kötü muamele iddialarının uluslararası toplumun hafızasında yer aldığı belirtildi.
Uluslararası Topluma Çağrı
TİHEK, saldırının yalnızca Filistinlilere değil, soykırıma karşı harekete geçen tüm uluslara yönelik olduğunu savundu.
Açıklamada, uluslararası toplumun İsrail’in dünya barışını ve insanlığı hedef alan saldırılarına karşı derhal harekete geçmesi gerektiği vurgulandı.
“Alıkonulan Aktivistler Derhal Serbest Bırakılmalı”
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Gazze’ye yönelik hukuka aykırı ablukanın son bulması, İsrail’in işlediği soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada, Küresel Sumud Filosu’ndaki tüm yolcuların can güvenliğinin sağlanması, alıkonulan aktivistlerin derhal serbest bırakılması ve işkence ile kötü muamele riskine karşı korunması için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunulduğu ifade edildi.
TİHEK ayrıca, Birleşmiş Milletler Filistin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu başta olmak üzere tüm uluslararası mekanizmaları somut ve kararlı adımlar atmaya çağırdı.


















