TBMM Genel Kurulunda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeler içeren “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Görüşmelerde çocukların üstün yararı, mağdurların adalet beklentisi, ağır suçlarda yaş indirimi ve çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının önlenmesi tartışıldı.
Elif Esen: “Teklif cezayı ve güvenliği esas alıyor”
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, teklifin çocuğun sağlığını, ailesini ve gelişimini ikinci plana attığını savundu.Düzenlemenin mevcut sorunları çözmekten uzak olduğunu belirten Esen, çocukların suça sürüklenmesine ilişkin verilerin kapsamlı ve bütüncül bir sistem kurulmasını zorunlu kıldığını söyledi. Esen ayrıca teklifin görüşüldüğü komisyonun çalışma yöntemini de eleştirdi.
İYİ Partili Olgun: “Çocuğun korunması ağır suçun mazur görülmesi değildir”
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, çocukların hayatını ve geleceğini doğrudan etkileyen teklifin yeterince incelenmediğini savundu.Çocuğun üstün yararı ile mağdurun adalet beklentisinin birbirinin alternatifi olmadığını söyleyen Olgun, bir çocuğun korunmasının işlediği ağır suçun mazur görülmesi anlamına gelmediğini, caydırıcılığın da rehabilitasyon hakkını ortadan kaldırmaması gerektiğini ifade etti.Olgun; kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi suçlarda 15-18 yaş grubu için hâkime indirim konusunda daha geniş değerlendirme imkânı tanınmasını, 12-15 yaş grubundaki düzenlemeleri ve tekerrür yaşının 18’den 15’e indirilmesini olumlu bulduklarını söyledi.
CHP’li Bektaş: “Sosyal devletin yokluğu çocuğa fatura edilemez”
CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, teklifin hem Anayasa hem de yasama usulleri bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Teklifte çocukların korunmasından söz edilirken yaş indirimlerinin sınırlandırıldığını, tekerrür hükümlerinin genişletildiğini ve çocuk lehine infaz uygulamalarının daraltıldığını savunan Bektaş, düzenlemenin kapalı ceza infaz kurumlarını esas alan yeni bir anlayış getirdiğini söyledi.Bektaş, “Sosyal politikaların boşluğu ceza tedbirleriyle doldurulamaz. Sosyal devletin yokluğu çocuğa fatura edilemez. Çocuk adalet sistemi, yetişkin ceza hukukunun küçültülmüş bir modeli değildir” ifadelerini kullandı.
MHP’li Öztürk: “Mağdurun hakkıyla çocuğun korunması birlikte ele alınmalı”
MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, çocukların suça sürüklenmesinin aile, eğitim, sosyal politikalar, dijital dünya, ekonomik koşullar ve güvenlik politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken çok yönlü bir mesele olduğunu söyledi.Bıçaklı saldırılar, akran şiddeti ve çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının mevcut sistemin yeniden değerlendirilmesini zorunlu hâle getirdiğini belirten Öztürk, mağdurların hakları savunulurken çocukların da tamamen gözden çıkarılamayacağını vurguladı.Öztürk, mevzuattaki “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin “adli süreçteki çocuk” şeklinde değiştirilmesini de önemli bulduğunu söyledi. Soruşturma veya kovuşturma tamamlanmadan çocuğun peşinen suçlu olarak tanımlanmaması gerektiğini belirtti.
DEM Partili Ayan: “Çocukları suça iten koşullar konuşulmalı”
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, teklifin çocuk adalet sisteminde uzun vadeli ve geri dönüşü zor sonuçlar doğuracağını savundu.Çocukların daha uzun süre cezaevinde tutulması yerine yoksulluk, eşitsizlik, şiddet, ihmal, istismar ve bağımlılık gibi nedenlerin ele alınması gerektiğini belirten Ayan, teklifle ailelerin de cezalandırılacağını ileri sürdü.Ayan, devletin kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden sorumluluğu çocuğun ailesine yüklediğini savunarak düzenlemelerin sorunları çözmek yerine büyütebileceğini söyledi.
Yeni Partili Ünver: “Çocuğun üstün yararı esas alınmalı”
Yeni Parti Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, teklif hazırlanırken çocuğun üstün yararı, ölçülülük, sosyal devletin pozitif yükümlülükleri ve yeniden topluma kazandırma ilkelerinin esas alınmadığını savundu.Komisyonda sundukları olumlu katkıların dikkate alınmadığını belirten Ünver, iktidarın temel hak ve özgürlüklerle ilgili sorunları görmezden geldiğini ileri sürdü.
AK Partili Durgut: “Teklif yalnızca ceza hukukuna dayanmıyor”
Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ise düzenlemenin çocuk suçluluğunu yalnızca ceza hukuku üzerinden ele almadığını söyledi.Teklifte koruyucu ve önleyici hizmetler, sosyal inceleme, aile sorumluluğu, bağımlılıkla mücadele, dijital riskler, infaz, rehabilitasyon ve kurumlar arası koordinasyonun birlikte değerlendirildiğini belirten Durgut, yaklaşımın Meclis Araştırma Komisyonunun sonuçlarıyla da örtüştüğünü ifade etti.Durgut; erken tespit, aile desteği, okula devam, psikososyal müdahale, ruh sağlığı hizmetleri ve bağımlılık tedavisinin ceza hukuku düzenlemeleriyle birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Ağır suçlarda hâkimin değerlendirme alanı genişletilecek
Durgut, çocuklara özgü ceza sorumluluğu sisteminin ve yaş küçüklüğü indirimlerinin tamamen ortadan kaldırılmadığını belirtti.Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi ağır sonuçlu suçlarda hâkimin somut olayın koşullarını daha geniş biçimde değerlendirmesine imkân tanınacağını söyledi.
Cüneyt Yüksel: “Hassas dengeyi korumamız gerekiyor”
Soru-cevap bölümünde milletvekillerinin eleştirilerine yanıt veren
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, teklif hakkındaki Anayasa’ya aykırılık iddialarının düzenlemelerin yerindeliğine ilişkin değerlendirmeler olduğunu savundu.Çocuğun üstün yararının vazgeçilmez bir anayasal ilke olduğunu belirten Yüksel, bu ilkenin mağdurların haklarını, kamu düzenini ve toplum güvenliğini tamamen göz ardı eden mutlak bir ayrıcalık olarak yorumlanamayacağını söyledi.Yüksel, hukuk devletinin hem suça karışan çocuğu korumak hem de suçtan zarar gören kişinin adalet beklentisini karşılamakla yükümlü olduğunu vurguladı.
“Suç örgütleri çocukları araç hâline getiriyor”
Teklifin çocuk suçluluğuyla daha etkin mücadele edilmesini, çocukların ıslah ve rehabilitasyon süreçlerinin güçlendirilmesini ve ailelere yeni sorumluluklar verilmesini amaçladığını belirten Yüksel, koruma, erken müdahale, soruşturma, kovuşturma ve topluma yeniden kazandırma süreçlerinin birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.Suça karışma yaşının giderek düştüğünü ifade eden Yüksel, örgütlü suç yapılarının çocuklara sağlanan hukuki koruma mekanizmalarını kötüye kullanarak onları suçun aracı hâline getirmeye çalıştığını savundu.Teklifin maddelerine geçilmesi kabul edildi. Genel Kurula verilen aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine birleşim, ertesi gün saat 14.00’te yeniden toplanmak üzere kapatıldı.