umhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirdiği New York ziyaretinin sonunda Türkevi’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Erdoğan, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Türkiye’nin çok taraflılığa verdiği desteği, Gazze’deki gelişmeleri ve daha kapsayıcı bir uluslararası sisteme duyulan ihtiyacı gündeme getirdiğini söyledi.
Erdoğan’dan BM reformu çağrısı: “Veto mekanizması kaldırılsın”
Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısının adil olmadığını savunan Erdoğan, 190’dan fazla ülkenin iradesinin BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin veto yetkisiyle sınırlandırıldığını söyledi.
Erdoğan, Afrika, Asya, Latin Amerika, İslam dünyası ve diğer bölgelerin daha hakkaniyetli biçimde temsil edilmesi gerektiğini belirterek, veto mekanizmasının kaldırılmasını ve BM Genel Kurulu’nun daha güçlü hale getirilmesini istedi.
“Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisi korunmalı”
İran ile ABD arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin azalmasına ilişkin konuşan Erdoğan, krizin artık yalnızca iki ülkeyi ilgilendiren bir mesele olmaktan çıktığını söyledi.
Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine kapatılmasına karşı olduğunu belirten Erdoğan, boğazın küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.
Erdoğan, taraflara müzakereye dönmeleri çağrısı yaparak, "Yapılması gereken yeni cephelerin değil, yeni diplomasi kanallarının açılmasıdır" dedi.
Karadeniz Tahıl Koridoru yeniden gündemde
Erdoğan, Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılara da değindi.
Karadeniz'in savaşın yeni bir cephesine dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, ticari gemilere yönelik saldırıları kimin gerçekleştirdiğine bakılmaksızın kabul etmediklerini söyledi.
Türkiye'nin yeniden bir tahıl koridoru kurulması için diplomatik girişimlerini artırdığını belirten Erdoğan, konuyu Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüştüğünü ve olumlu yanıt aldığını açıkladı.
Mekke Savunma Anlaşması: "Doğru yolda atılmış güçlü bir adım"
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ağustos ayında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın geleceğine ilişkin konuşan Erdoğan, anlaşmayı "doğru yolda atılmış güçlü bir adım" olarak değerlendirdi.
Erdoğan, kurumsallaşma süreci tamamlandıkça anlaşmanın daha güçlü hale geleceğini savunarak bölgesel sorunlara bölge ülkelerinin çözüm üretmesi gerektiğini söyledi. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki üçlü anlaşma 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanmıştı.
Gazze mesajı: "İsrail barışı baltalıyor"
Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve Körfez ülkeleriyle gerçekleştirilen toplantıya ilişkin soruya, Gazze'de kalıcı barış için ateşkesin kalıcı hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Hamas dahil tarafların çözüm yönünde adımlar attığını savunan Erdoğan, İsrail'in ise saldırılarını sürdürdüğünü belirterek uluslararası toplumdan İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulmasını istedi.
Erdoğan ayrıca Gazze'de yalnızca çatışmaların sona ermesinin yeterli olmayacağını; yeniden çatışmayı önleyecek mekanizmalar, yeniden imar süreci ve Filistinlilerin siyasi geleceğine yönelik güvence gerektiğini ifade etti.
F-35 ve Eurofighter: "Somut adımlar bekliyoruz"
Türkiye'nin F-35 programına dönüşü konusunda da konuşan Erdoğan, Trump'ın bu konuda daha önce olumlu bir irade ortaya koyduğunu söyledi.
"Bu iradenin artık somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz" diyen Erdoğan, ABD ile temasların sürdüğünü belirtti.
Erdoğan, Türkiye'nin aynı zamanda KAAN savaş uçağı ve yerli hava savunma sistemlerine öncelik verdiğini, İngiltere ile Eurofighter görüşmelerinin de devam ettiğini açıkladı.
"Terörsüz Türkiye süreci ilerliyor"
Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan süreçte bir sorun yaşanmadığını söyledi.
Yasal çerçevenin TBMM tarafından oluşturulduğunu, ilgili kurumların sahadaki gelişmeleri takip ettiğini belirten Erdoğan, örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanmasının sürecin temel şartlarından olduğunu ifade etti.
Erdoğan, "Bize yansıyan bir sorun yok. Süreç ilerliyor" dedi.
Irak ile Sincar ve Başika görüşmeleri
Erdoğan, Irak'ın yeni Başbakanı Ali ez-Zeydi ile yaptığı görüşmeye ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Sincar'da Irak merkezi hükümetinin otoritesinin sağlanması ve yabancı silahlı unsurların bölgeden çıkarılması konusunda Ankara ile Bağdat'ın mutabık kaldığı daha önce iki ülkenin ortak açıklamasında duyurulmuştu. Başika-Zilkan yerleşkesinin de belirlenen süreç doğrultusunda Irak Federal Hükümeti'ne kademeli devri konusunda anlaşmaya varıldı.
Erdoğan, Irak ile ilişkilerde bundan sonra Kalkınma Yolu, ticaret, istikrar ve refah gibi başlıkların daha fazla konuşulmasını istediklerini söyledi.
Erdoğan: "Türkiye Yunanistan'ın düşmanı değildir"
Yunanistan'daki seçim sürecinde Türkiye ve F-35 konularının gündeme getirilmesine ilişkin konuşan Erdoğan, Ankara'nın Yunanistan'ın iç siyasetiyle ilgilenmediğini söyledi.
Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'de kendi haklarına ve bölgesel istikrara odaklandığını belirten Erdoğan, "Türkiye Yunanistan'ın düşmanı değildir, komşusudur, NATO şemsiyesi altında müttefikidir" ifadelerini kullandı.
COP31 Antalya'da düzenlenecek
Erdoğan, Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31'e ilişkin de açıklamalarda bulundu.
İletişim Başkanlığı'na göre COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek. Erdoğan, toplantının özellikle gelişmekte olan ülkelerin sesini duyurabileceği ve iklim finansmanının tartışılacağı bir platform olmasını istediklerini söyledi.
Erdoğan'dan fon krizi açıklaması: "Ekonomiye yönelik risk yok"
Erdoğan, kamuoyunda "fon krizi" olarak adlandırılan ve yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren sermaye piyasası soruşturmasına ilişkin de ilk kapsamlı değerlendirmelerinden birini yaptı.
Sorunun sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde ve belirli sayıda fonda ortaya çıktığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil."
Erdoğan, yaşananların piyasanın tamamına ilişkin bir sorun olarak gösterilmesinin Borsa İstanbul'a haksızlık olacağını savundu.
Yargının kapsamlı bir soruşturma yürüttüğünü, bazı gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştiğini hatırlatan Erdoğan, "Sorumluluğu olan kim varsa bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır" dedi.
Cumhurbaşkanı ayrıca benzer olayların tekrar yaşanmaması için ihtiyaç duyulan hukuki ve idari düzenlemelerin hayata geçirileceğini söyledi.















