Raporda, bazı trafik cezalarında yüzde 100’ü aşan, bazı kalemlerde ise yüzde 3 bin 600’e varan artışların dar ve orta gelirli vatandaşlar üzerinde ağır bir ekonomik yük oluşturduğu vurgulandı. Bu durumun, cezaların caydırıcılıktan uzaklaşarak ekonomik baskı aracı olarak algılanmasına yol açtığı ifade edildi.
Değerlendirmede, yüksek cezalara rağmen trafik ihlalleri ve kazalarda kayda değer bir düşüş sağlanamadığına dikkat çekildi. Bunun da yalnızca ceza artışına dayalı yaklaşımın yeterli olmadığını ortaya koyduğu kaydedildi. Denetim eksiklikleri, altyapı sorunları ve trafik eğitimi yetersizliğinin devam ettiği belirtildi.
Raporda ayrıca, trafik cezalarından elde edilen kamu gelirlerindeki artışın, düzenlemenin temel amacının güvenlikten çok gelir artırmak olduğu yönünde kamuoyunda güçlü bir algı oluşturduğu ifade edildi. Uygulamadaki belirsizlikler ve farklı açıklamaların da hukuk devleti ilkesine olan güveni zedelediği savunuldu.
Saadet Partisi’nin raporunda, trafik güvenliğinin yalnızca cezaları artırarak sağlanamayacağı vurgulanarak; daha adil ve etkili bir sistem için denetim kapasitesinin artırılması, eğitim çalışmalarının güçlendirilmesi, yol altyapısının iyileştirilmesi ve hukuki belirsizliklerin giderilmesi gerektiği belirtildi.
Basın açıklaması bölümünde ise, “Cezalar katlandı, sorunlar aynı kaldı: Fatura vatandaşa çıktı” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, mevcut düzenlemelerin bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınması ve daha dengeli, adil ve sürdürülebilir bir trafik güvenliği politikası oluşturulması çağrısı yapıldı.

















