Trafikte, toplu taşımada, iş yerinde ya da günlük iletişimde yaşanan küçük aksaklıkların geçmişe göre daha yoğun tepkilere neden olabildiğini ifade eden Şimşek, “Bu tablo, toplum genelinde stres düzeyinin yükseldiğini gösteriyor” dedi.
“Küçük Olaylara Büyük Tepkiler Veriyoruz”
Prof. Dr. Şimşek, basit gecikmelerin, iletişim aksaklıklarının ya da günlük hayattaki küçük sorunların sert tepkilere dönüşebildiğine dikkat çekti.
“Bir araç sıkıştırması, kısa bir bekleme süresi ya da iş yerinde yaşanan küçük bir yanlış anlaşılma, geçmişe kıyasla daha yoğun öfke tepkileri doğurabiliyor. Çünkü bireyler zaten yüksek bir stres yüküyle güne başlıyor” diyen Şimşek, bu durumun birikmiş stresin küçük tetikleyicilerle dışa vurulması şeklinde geliştiğini söyledi.
“Sürekli Uyarana Maruz Kalıyoruz”
Toplumsal gerginliğin psikolojik nedenlerine değinen Şimşek, uzun süreli stresin sabır eşiğini düşürdüğünü belirtti.
Ekonomik kaygılar, zaman baskısı, yoğun haber akışı, sosyal medya bildirimleri ve hızlı yaşam temposunun bireylerde zihinsel yorgunluğu artırdığını ifade eden Şimşek, “Uzun süreli stres altında kalan bireylerde beyin tehdit algısına daha açık hale gelir. Duygusal tepkiler daha hızlı ve kontrolsüz biçimde ortaya çıkabilir” dedi.
“Öfke Bulaşıcıdır”
Prof. Dr. Şimşek, öfkenin bireyler arasında hızla yayılabilen bir duygu olduğuna da dikkat çekti.
Trafikte bir kişinin agresif davranışının zincirleme tepkilere yol açabileceğini belirten Şimşek, iş yerinde kullanılan sert iletişim dilinin de ekip içinde genel bir gerginlik oluşturabileceğini söyledi. Şimşek’e göre bireysel tepkiler, zamanla toplumsal iklimi de etkileyen bir hâl alıyor.
“Durup Düşünme Becerisi Güçlendirilmeli”
Gerilimi azaltmanın yolunun farkındalık, sağlıklı iletişim ve öfke yönetiminden geçtiğini belirten Şimşek, kişinin tetiklendiği anlarda birkaç saniye durup düşünmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Şimşek, “Duygularımızı fark etmek, otomatik tepki yerine bilinçli tepki vermek öğrenilebilir bir beceridir. Empatik iletişim dili geliştirmek ve karşı tarafı anlamaya çalışmak çatışmaları önemli ölçüde azaltır” ifadelerini kullandı.
Sabır ve anlayışın yalnızca kişisel erdemler olmadığını belirten Şimşek, bu değerlerin toplumsal huzurun da temel yapı taşları olduğunu söyledi.


















