“Selülit Bir Sebep Değil, Sonuçtur”
Selüliti tıbbi bir perspektifle ele alan Prof. Dr. Karacalar, konunun medikal ciddiyetine şu sözlerle dikkat çekti:
"Selülit sadece selülit değildir. O portakal kabuğu görüntüsü, aslında altta yatan metabolik sorunların yüzeye vuran yansımasıdır. Lipödem, insülin direnci, kronik inflamasyon, östrojen baskınlığı ve mitokondriyal bozukluklar bu tablonun asıl sorumlularıdır. Bu nedenle çözüm kozmetikte değil, medikal teşhistedir."
Isı Veren Cihazlara Kritik Uyarı: “Durumu Daha Kötüleştirebilir!”
Piyasada yaygın olarak kullanılan selülit karşıtı cihazlar hakkında önemli bir uyarıda bulunan Karacalar, altyapı düzeltilmeden yapılan müdahalelerin riskli olabileceğini belirtti: "Selüliti sadece estetik bir sorun olarak görüp, özellikle ısı veren ve dokuya hasar veren cihazlarla rastgele müdahale etmek, mevcut inflamasyonu tetikleyerek durumu daha kötüleştirebilir. Önce tıbbi zemin iyileştirilmeli, estetik işlemler bu temel üzerine inşa edilmelidir."
Mekanizma Nasıl İşliyor?
Prof. Dr. Karacalar, selülitin oluşum sürecini hücre düzeyinde şöyle özetledi:
İnsülin ve Ödem: Yüksek insülin yağ hücrelerini büyüterek iltihaba yol açar, lenf drenajını bozar.
Östrojen Baskınlığı: Yağ depolanmasını artırırken, damar geçirgenliğini bozarak ödemi tetikler.
Hücresel Enerji: Enerji fabrikalarımız olan mitokondriler bozuksa yağ yakımı imkansız hale gelir.
Beslenme ve Mikrobiyota: Bağırsak florasındaki bozukluklar endotoksin yükünü artırarak derideki iltihabı besler. C vitamini ve çinko eksikliği ise süreci hızlandırır.
Cerrahi Ne Zaman Şart?
Tedavi protokolünde sıralamanın hayati olduğunu belirten Karacalar, metabolik sorunlar çözüldükten sonraki adımları şöyle detaylandırdı: "Özellikle 3. ve 4. evre selülitlerde yüzeyel tabaka liposuction'ı ve selülit bantlarının kesilmesi gibi cerrahi dokunuşlar gerekir. Eğer tabloda doku sarkması da varsa, kalıcı çözüm ancak lifting (germe) işlemleriyle mümkündür."


















