Mor Çatı kadın Sığınağı Vakfı, 6 Şubat 2023'te gerçekleşen depremden etkilenen illerde kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarının ve şiddete maruz kalan ya da kalma riski altında olan kadın ve çocukların durumuna dair gözlemlerini raporlamak üzere 20-24 Şubat 2023 tarihlerinde Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay ve Adana'yı ziyaret etmiş ve gözlemlerimizi raporlaştırmıştı. 25-28 Nisan 2023 tarihleri arasında Deprem bölgesine 2. ziyaretini gerçekleştirdi.
Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay ve Adana'ya yapılan ikinci ziyarette bölgede hizmet sağlayan ŞÖNİM, barolar ve yoğun göç alan ildeki bir belediye ile görüşme gerçekleştirildi. İki ay içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele destek mekanizmalarının çalışmasında bir iyileşme olup olmadığını görmek amacıyla yapılan çalışmada, kurumlara yapılan gözlemler ayrıca Mor Çatı'ya başvuran kadınlardan edinilen bilgiler ve düzenlenen atölye çalışmalarına katılan kadınların deneyimleri kaynak olarak alınmıştır.Rapor İncelemesi,
Şiddete Maruz Kalan Kadınlara Hizmet Sağlamakla Yükümlü Kamu Kurumlarının Mevcut Durumları Şiddete maruz kalan kadınlara hizmet sağlayan kamu kurumlarının mevcut durumu, depremden etkilenen bölgelerde hala yetersizdir. Kadınlar, temel ihtiyaçlara erişmekte, barınma ve sığınma desteği almakta, şiddete karşı korunmakta ve hukuki destek almakta; temiz içme suyu, tuvalet, duş, elektrik ve çamaşırhane gibi temel ihtiyaçlara erişmekte zorluk çekmektedir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, şiddete maruz kalan kadınlara hizmet sunmakla yükümlü kamu kurumlarında çalışanları desteklemek için:
Bir kadın, depremden sonra deprem bölgesine yakın bir şehirde yaşıyor. Çocuğu deprem nedeniyle uyku ve sosyal problemler yaşıyor. Kadın, şiddet gördüğü kocasından ayrı olarak göç etmek zorunda kaldı. Yeni şehirde, yardımlara erişmekte zorlanıyor.
Bir kadın, depremden sonra boşanma davası açtı. Ancak, dava süreci uzun ve karmaşık. Dava sürecinde şiddete maruz kalmaya devam ediyor.
Bu örnekler, kadınların depremden sonra karşılaştığı zorlukların çok çeşitli olduğunu göstermektedir. Genç Kadınların İhtiyaçlarıDepremden etkilenen genç kadınlar, temel ihtiyaç yanında eğitimlerini sürdürmek için bilgisayar ve burs talebinde bulunuyor. Fiziksel nedenlerin çalışmaya zorladığı genç kadınlar, sınav veya eğitim taleplerinin "şimdi bunun sırası mı" denilerek baskı altında kaldıkları bununla birlikte depremin neden olduğu duygusal yükü de taşıdıkları görüldü. En çok yaşanan duygular ise; suçluluk, çaresizlik ve umutsuzluk.Erkeklerden Ayrı Yaşayan Kadınların YaşadıklarıKadınlar, deprem sonrası erkeklerden ayrı yaşamaya devam etmelerine rağmen, erkekler tarafından hala ekonomik olarak desteklenmiyor ve ev ve çocuklara dair herhangi bir destek alamıyorlar.
Erkekler, deprem sonrası çocukları şiddetin aracı olarak kullanmaya devam ediyor.Kadınların Şiddetle Mücadele Etmekle Yükümlü Destek Mekanizmalarındaki DeneyimleriDepremden sonra kadınlar, hem depremde yaşadıkları şehirde hem de deprem sonrası gitmek zorunda kaldıkları şehirlerde desteklere ulaşmaya çalıştılar. Destek mekanizmalarında bir standartlaşma olmadığını, farklı şehirlerde uygulamalarda farklılıklar olduğunu, deprem öncesi dönemde hali hazırda ağır işleyen kamu destek mekanizmalarının depremden sonra iyice çalışamaz hale gelmesiyle kadınlar hakkı olan desteklere erişemediler.
Deprem sürecinde şiddete maruz kalan kadınların sığınak ihtiyaçları da sürüyor.Gönüllü desteklerde "kurtarıcı" rolünün getirdiği zorluklar:Gönüllülerin kadınlara karşı benimsedikleri bu bir nevi "kurtarıcı" rolü, kadınlara ait kişisel bilgilerin kamusal alanda paylaşılmasına, gizliliklerinin ve güvenliklerinin riske atılmasına sebep oluyor.
Şiddete maruz kalan kadınlar yardıma değil dayanışmaya, kurtarılmaya değil güçlendirilmeye ihtiyaç duyarlar. Şiddete maruz kalan kadınlara karşı daha duyarlı olmaları ve kadınların kendi seçimlerini yapmalarına saygı duymaları, kadınlara ait kişisel bilgileri paylaşmadan önce kadınların iznini almaları önemlidir.
Diğer yandan gönüllülerin kadınların ihtiyaçları ile ilgili bir çalışma yürütülmediğinde dahi toplumsal cinsiyet ve kadına yönelik şiddete dair bilgilerinin ve farkındalığın olmasının önemi bir kez daha ortaya çıktı.
Sonuç olarak;
Aradan beş ay geçmesine rağmen var olan uygulama sorunları deprem nedeniyle katmerlenmiştir.
Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay ve Adana'ya yapılan ikinci ziyarette bölgede hizmet sağlayan ŞÖNİM, barolar ve yoğun göç alan ildeki bir belediye ile görüşme gerçekleştirildi. İki ay içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele destek mekanizmalarının çalışmasında bir iyileşme olup olmadığını görmek amacıyla yapılan çalışmada, kurumlara yapılan gözlemler ayrıca Mor Çatı'ya başvuran kadınlardan edinilen bilgiler ve düzenlenen atölye çalışmalarına katılan kadınların deneyimleri kaynak olarak alınmıştır.Rapor İncelemesi,
Şiddete Maruz Kalan Kadınlara Hizmet Sağlamakla Yükümlü Kamu Kurumlarının Mevcut Durumları Şiddete maruz kalan kadınlara hizmet sağlayan kamu kurumlarının mevcut durumu, depremden etkilenen bölgelerde hala yetersizdir. Kadınlar, temel ihtiyaçlara erişmekte, barınma ve sığınma desteği almakta, şiddete karşı korunmakta ve hukuki destek almakta; temiz içme suyu, tuvalet, duş, elektrik ve çamaşırhane gibi temel ihtiyaçlara erişmekte zorluk çekmektedir.
- Çadır kentler ve yeni inşa edilen konteynır kentler, kadınların ve çocukların kendilerini güvende hissedebilecekleri şekilde düzenlenmemiştir.
- Kadınlar, depremden etkilenen bölgelerde şiddete karşı korunmakta zorluk çekmektedir. Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) yeterli düzeyde destek sağlayamamakta, kolluk kuvvetleri şiddete hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edememektedir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, şiddete maruz kalan kadınlara hizmet sunmakla yükümlü kamu kurumlarında çalışanları desteklemek için:
- Çalışanlara, şiddete maruz kalan kadınlara nasıl destek verileceği konusunda eğitim vermelidir.
- Çalışanlara, duygusal destek sağlanmalıdır.
- Çalışanların iyilik halleri gözetilmelidir.
- Standartlaştırılmış bir mekanizma oluşturulmalıdır.
- Destek sistemleri iyileştirilmelidir.
Bir kadın, depremden sonra deprem bölgesine yakın bir şehirde yaşıyor. Çocuğu deprem nedeniyle uyku ve sosyal problemler yaşıyor. Kadın, şiddet gördüğü kocasından ayrı olarak göç etmek zorunda kaldı. Yeni şehirde, yardımlara erişmekte zorlanıyor.
Bir kadın, depremden sonra boşanma davası açtı. Ancak, dava süreci uzun ve karmaşık. Dava sürecinde şiddete maruz kalmaya devam ediyor.
Bu örnekler, kadınların depremden sonra karşılaştığı zorlukların çok çeşitli olduğunu göstermektedir. Genç Kadınların İhtiyaçlarıDepremden etkilenen genç kadınlar, temel ihtiyaç yanında eğitimlerini sürdürmek için bilgisayar ve burs talebinde bulunuyor. Fiziksel nedenlerin çalışmaya zorladığı genç kadınlar, sınav veya eğitim taleplerinin "şimdi bunun sırası mı" denilerek baskı altında kaldıkları bununla birlikte depremin neden olduğu duygusal yükü de taşıdıkları görüldü. En çok yaşanan duygular ise; suçluluk, çaresizlik ve umutsuzluk.Erkeklerden Ayrı Yaşayan Kadınların YaşadıklarıKadınlar, deprem sonrası erkeklerden ayrı yaşamaya devam etmelerine rağmen, erkekler tarafından hala ekonomik olarak desteklenmiyor ve ev ve çocuklara dair herhangi bir destek alamıyorlar.
Erkekler, deprem sonrası çocukları şiddetin aracı olarak kullanmaya devam ediyor.Kadınların Şiddetle Mücadele Etmekle Yükümlü Destek Mekanizmalarındaki DeneyimleriDepremden sonra kadınlar, hem depremde yaşadıkları şehirde hem de deprem sonrası gitmek zorunda kaldıkları şehirlerde desteklere ulaşmaya çalıştılar. Destek mekanizmalarında bir standartlaşma olmadığını, farklı şehirlerde uygulamalarda farklılıklar olduğunu, deprem öncesi dönemde hali hazırda ağır işleyen kamu destek mekanizmalarının depremden sonra iyice çalışamaz hale gelmesiyle kadınlar hakkı olan desteklere erişemediler.
Deprem sürecinde şiddete maruz kalan kadınların sığınak ihtiyaçları da sürüyor.Gönüllü desteklerde "kurtarıcı" rolünün getirdiği zorluklar:Gönüllülerin kadınlara karşı benimsedikleri bu bir nevi "kurtarıcı" rolü, kadınlara ait kişisel bilgilerin kamusal alanda paylaşılmasına, gizliliklerinin ve güvenliklerinin riske atılmasına sebep oluyor.
Şiddete maruz kalan kadınlar yardıma değil dayanışmaya, kurtarılmaya değil güçlendirilmeye ihtiyaç duyarlar. Şiddete maruz kalan kadınlara karşı daha duyarlı olmaları ve kadınların kendi seçimlerini yapmalarına saygı duymaları, kadınlara ait kişisel bilgileri paylaşmadan önce kadınların iznini almaları önemlidir.
Diğer yandan gönüllülerin kadınların ihtiyaçları ile ilgili bir çalışma yürütülmediğinde dahi toplumsal cinsiyet ve kadına yönelik şiddete dair bilgilerinin ve farkındalığın olmasının önemi bir kez daha ortaya çıktı.
Sonuç olarak;
Aradan beş ay geçmesine rağmen var olan uygulama sorunları deprem nedeniyle katmerlenmiştir.
- Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini merkeze alan bir afet yönetim planı ve şiddetle mücadele acil eylem planının yokluğu, deprem bölgesi ve göç edilen illerde kadınların karşılaştığı engelleri daha da zorlu hale getirmektedir.
- İhtiyaç temelli ve toplumsal cinsiyete duyarlı destek mekanizmalarının eksikliği, hizmet standardının olmayışı ve kötü uygulamaların herhangi bir yaptırımla sonuçlanmaması kadınların ihtiyaç duydukları desteklere erişmeleri önünde her zaman engel oluşturur.
- İyi çalışmayan bir destek mekanizması da afet dönemindeki artan ihtiyaca ve zorlu koşullara yanıt veremez.
- Şiddetle mücadele ve sosyal destek mekanizmalarının niteliğinin artırılması ve toplumsal cinsiyet bakış açısı ile yürütülmesi ile afet dönemlerinde karşılaşılan sorunları en aza indirecektir.
Depremden Etkilenen Bölgelerde Kadınların Şiddetten Uzaklaşma Deneyimleri ve Destek Mekanizmaları

















