Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yağan: "Don öncesinde tüm İl Tarım Müdürlüklerimizi bilgilendirdik. Bizim abarttığımız yönünde şikayetler gitti"
TBMM Zirai Don Araştırma Komisyonu'nda Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan sunum yaptı.
(TBMM) - TBMM Zirai Don Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan, "28 Mart ile 4 Nisan arasında bir soğuk hava kitlesinin geldiğini gördük ve zirai don tahmininde bulunduk. Don öncesinde tüm İl Tarım Müdürlüklerimizi bilgilendirdik. Bölge Müdürlüklerimize bizim abarttığımız yönünde şikayetler gitti" dedi. Komisyon Başkanı Adem Korkmaz ise don riskinin derecesi konusunda yeterli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığını sorarak, "Sadece zirai don demek yeterli miydi, çok şiddetli olabileceği belirtilemez miydi" dedi. Yağan ise "Biz bu metinleri bütün dünyadaki şablona göre yayınlıyoruz. Bu bir meteorolojik ön bilgi. Siz bunun haricinde bir şey yaparsanız meteoroloji ahkamı kesen biri olursunuz" ifadelerini kullandı.
TBMM Zirai Don Araştırma Komisyonu, AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz başkanlığında toplandı. Komisyonda İklim Değişikliği Başkanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü temsilcileri ile Boğaziçi Üniversitesi'nden bir akademisyen sunum yaptı. Sunumlarda; zirai don felaketlerinin Türkiye'de önümüzdeki yıllarda da yaşanmasının muhtemel olduğuna dikkat çekildi.
Komisyon Başkanı ve AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz, "Çalışmalarımızı burada bilgilendirme ve saha çalışmaları olarak sürdürüyoruz. Buna üçüncü bir çalışmayı da 4 Temmuz'da iki farklı konuda yapacağımız teknik ve akademik çalışmayla sürdüreceğiz. Çalışmalarımızı tamaladıktan sonra da raporumuzu Meclis Başkanlığımıza sunacağız. Programında bir değişiklik olmazda çalıştayımıza Bakanımız da katılacak. Orada da iklim değişikliği gerçekliği karşısında tarımı ve sürdürülebilir gıda üretimi için tarım sigortalarının yeniden yapılandırılmasını konuşacağız" dedi.
"O bahçeye bu yıl bakılmazsa seneye de ürün olmayacak"
Muhalefet vekilleri, bölgelerindeki çiftçiler tarafından komisyonun misyonunun yanlış anlaşıldığını, buradan çiftçiye destek paketi sağlanacağını düşündüklerini ifade ettiler. Hükümet tarafından don olayından zarar gören çiftçiye maddi destek sağlanması gerektiğini yineleyen vekiller komisyonun bu misyonunun olmadığının da topluma aktarılması gerektiğini ifade etti.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "İktidar tarafından çiftçiler için yapılmış bir uygulama yok. Çiftçiler doğal olarak bizleri arıyorlar. Bu komisyonun bir ödeme komisyonun olmadığı bir tespit komisyonu olduğunun kamuoyuyla paylaşılmasının ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kime nasıl bir yardım yapılacağı konusu da netlik kazanmadı. ÇKS'li olsun olmasın ürün alamayan her çiftçinin zararı karşılanmalı. O bahçeye bu yıl bakılmazsa seneye de ürün olmayacak" dedi.
Eskişehir'de kirazın dondan ciddi bir zarar gördüğünü belirten CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, "650 bin kiraz ağacımız var, 30 yılı aşkın süredir kiraz üretimi yapılmakta. Rekolte ise 4-8 bin ton arasında değişiyor. Üreticilerimizin bu yılki zararını hesapladığımızda yaklaşık 1 milyar lira. Kiraz üreticilerimiz don sonrasında gelen eksperlerin kiraz çiçeklerinin oluşumunun tamamlanmadığı gerekçesiyle don afetine yok diyerek mağduriyeti yok saymış ya eksik kaydetmiş. Üreticilerimiz bu komisyonun ilçelerine de gelmesini talep ediyor" dedi.
"Eğer adveksiyon don ise buna dünyanın hiçbir yerinde engellenmesi mümkün değil"
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Davut Keleş, şunları söyledi:
"Eğer adveksiyon don ise buna dünyanın hiçbir yerinde engellenmesi mümkün değil. Ama radyasyon donu ise üreticilerin tedbir alma imkanı daha fazla. Türkiye'de afetlerin son zamanlarda arttığını görüyoruz. Bu da afetlerle birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini gösteriyor. Normalde bir bağ eksi 20'ye kadar dayanırken sürgün döneminde bu eksi 1'e kadar düşmektedir. Nisan ayında yaşadığımız donda eksi 17-20'ler ölçüldü. Don zararının şiddetine ve süresine bağlı olarak farklı zararlar tespit ediyoruz. Eskiden olan donlar kısa süreli ve daha yüksek derecelerde oluyordu. Zirai don öncesi alınması gereken birtakım önlemeler var; kültürel önlemler, yer seçimi, budama uygulamalarındaki bitki besleme yönetimi, sulama stratejileri bunlardan bazılarıdır. Yakın tarihte 2004 ve 2014 yılında da don felaketleriyle karşılaşmıştık ancak bu son olayında 65 ilimizde zarara yol açtı."
Ömer Fethi Gürer'in, "Çözüme yönelik bir çalışma yapılıyor mu" sorusuna yanıt veren Keleş, "Bizim don tehlikesi olan yerlerde ürünleri seçmemiz gerekiyor ama para eden erkenci çeşit olması gerekiyor. Ekolojiye uygun seçmemesi gereken ürünleri tercih ediyorlar" dedi.
"Malatya'dan kayısıyı kaldırıp Sivas'a gitmesi gerekiyor"
Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Kurnaz ise şunları söyledi:
"Doğal afet demek doğru değil bunu insanlar olarak biz yaptık hatta bundan daha kötüleri de gelecek. 2015'te donun ardından 'Malatya'dan kayısıyı kaldırıp Sivas'a gitmesi gerekiyor' demiştim ondan sonra 2 milyon kayısı ağacı don nedeniyle kesildi. Nisan ayında kutup girdabı son derece zayıftı. Bu da kutuplardan gelen soğuk havanın Türkiye'yi de etkilemesine neden oldu. Meydana gelen donun sebebi buydu. Bu tekrar olacak. Bir daha ne zaman olacak; gelecek sene. Bizi de vurma ihtimali elbette var. Bir noktada kesinlikle olacak. Kutup da artık ısındığı için soğuk hava tutunamıyor ve aşağı kaçıyor. 36 derece koordinatında yer aldığı için Mersin, Antalya bölgesi çölleşecek. Bu yüzyılın içerisinde gerçekleşecek. İklim değişikliğiyle beraber çok ciddi bir sorun da don olacak. Bakanlığın 'burada kayısı ekilmez' deme yetkisi yok. Siz bu kanunu çıkartacaksınız."
"Türkiye iklim değişikliğinin en yoğun hissedildiği bölgede yer alıyor"
İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak, "Türkiye iklim değişikliğinin en yoğun hissedildiği bölgede yer alıyor. Kötümser senaryoya göre 7 derece yükselecek. Akdeniz havzası dünyanın genelinden daha fazla etkilenecek. İklim değişikliği afetlerin sıklık ve şiddetini arttırıyor bunların gelecek yıllarda da artmasını öngörüyoruz. Sigortacılığın kapsamının güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye dünyanın 7. büyük tarım üreticisi ve iklim krizi karşısında en kırılgan sektörlerin başında geliyor. 2011- 2040 arasında donun azalacağı öngörülüyor. Bu azalma şiddetteki azalma olarak anlaşılmamalı. Zirai don riski devam ediyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan, meteorolojik erken uyarı sistemlerindeki hata payının yüzde 5'lerde olduğunu ifade etti. Yağan, "Ziraat Odası'na kayıtlı çiftçilerimizin bizim zirai dona ilişkin uyarılarımızı görmemeleri mümkün değil. 28 Mart ile 4 Nisan arasında bir soğuk hava kitlesinin geldiğini gördük ve zirai don tahmininde bulunduk. Don öncesinde tüm İl Tarım Müdürlüklerimizi bilgilendirdik. Bölge Müdürlüklerimize bizim abarttığımız yönünde şikayetler gitti" dedi.
Komisyon Başkanı Korkmaz ise don riskinin derecesi konusunda yeterli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığını sordu. Korkmaz, "Sadece zirai don demek yeterli miydi, çok şiddetli olabileceği belirtilemez miydi" dedi. Yağan ise "Biz bu metinleri bütün dünyadaki şablona göre yayınlıyoruz. Bu bir meteorolojik ön bilgi. Siz bunun haricinde bir şey yaparsanız meteoroloji ahkamı kesen biri olursunuz" ifadelerini kullandı.
"Erken uyarı sistemi Çorlu tren faciasında yok muydu?"
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Çorlu tren faciasını hatırlatarak, "Erken uyarı sistemi 2018'de yok muydu ya da koordinasyon eksikliği mi vardı da biz 25 canımızı kaybettik. Yoğun yağış nedeniyle rayların altının boşaldığını gördük. Bu uyarı sisteminde demek ki koordinasyon eksikliği olmamış, olsaydı Devlet Demiryolları bu tedbirleri alırdı" dedi.
Yağan ise "34 yıldır burada çalışıyorum, 34 yıldır biz bu uyarıları yayınlarız. 2019'da renk kodlu uyarıya geçtik, Avrupa ülkeleri ile aynı anda. Biz bu konuyu Devlet Demiryolları ile kaza sonrasında çalışma yaptık. Bu Devlet Demiryolları'nın hatları mikro ölçekli yollar o nedenle onların izlemesi gerekirdi. Orada kuvvetli bir yağış olmadan önce tahmin etmeleri gerekiyor. Bu sistem Japonya'da, Fransa'da var. Şu anda TCDD on tane meteoroloji mühendisi aldı. Kendi hatlarını küçük ölçekli olarak izliyorlar" ifadelerini kullandı.















