(TBMM) - İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, "Terörsüz Türkiye adı altında yürütülen süreç PKK terör örgütünün bu ülkeye verdiği zarardan çok daha fazlasını verebilme riski taşıyan bir süreçtir. ABD istiyor diye Türk milleti egemenliğini hiç kimseyle paylaşmayacaktır. Kim Terörsüz Türkiye istemez, kim barış ve huzur istemez... Ama bu yolla değil" ifadelerini kullandı.İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. TBMM Genel Kurulu'nda dün, DEM Parti Mardin Milletvekili Geogre Aslan'ın Ermeni soykırımına ilişkin yaptığı konuşmanın tutanaklardan çıkarılmasına ilişkin oylama yapıldığını anımsatan Kavuncu, şunları söyledi:"Dün TBMM'de önemli bir tezkere oylandı. 18 Haziran'da DEM'li milletvekilinin Ermeni soykırımıyla alakalı kürsüde yapmış olduğu konuşmanın tutanaklardan çıkartılmasıyla ilgili bir tezkereydi. Biz de İYİ Parti olarak Genel Başkanı'mızla beraber imzalamış olduğu dilekçeyi hem TBMM Başkanı'na hem Meclis'te grubu bulunan bütün siyasi partilere ilettik. Bu dilekçemizde de iki talebimiz vardı. Asla kabul edilemeyecek ve tartışılamayacak bu konunun tutanaklardan çıkartılması ve bu beyanın sahibinin de üç oturuma katılamama cezası alması talebiydi bizim dilekçemiz. Dilekçemizin işleme alınmış olması, tezkerenin oylanarak bu ifadelerin tutanaktan çıkarılmış olması bizim için memnuniyet verici ama eksik. Bu açıklamayı yapan kişinin üç oturum men edilme cezasının verilmesi talebimiz de yerine getirilmemiştir. İYİ Parti grubu olarak Meclis çatısı altında Türkiye'yi, milletimizi, o günkü yönetimi soykırım yapmakla itham edecek hiçbir anlayışa da biz müsaade etmeyiz. Bu büyük bir yalandır.""Süreçte yapılan hatalara da ortak olmamak adına komisyona katılmayacağız"Kavuncu, "Terörsüz Türkiye" süreci ve sürece katkı vermek amacıyla TBMM'de kurulması beklenen komisyona ilişkin de parti olarak çekinceleri bulunduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:"Süreçle alakalı düşüncelerimizi her platformda gündeme getiriyoruz. Adına Terörsüz Türkiye süreci deniyor ve 11 Temmuz Cuma günü 30 PKK'lı teröristin silahlarını ateşin içine attığına şahit olduk. Burayla ilgili de düşüncelerimizi, bu işin bu kadar ciddiyetsiz bir şekilde götürülmesinin ileride birçok komplikasyona yol açacağını, bu silahlarla ilgili hiçbir balistik inceleme yapılamadığını ifade ettik. Suriye'deki gelişmeleri de bu bağlamda yakından takip etmek lazım. Belli kesimler tarafından terörün bitmesini, barış istemeyen bir siyasi parti olarak isimlendirilmeye kalktık. Bu bir hadsizliktir. Aynı ağızlar bizi geçmişte DEM Parti'yle yakın olmakla suçluyordu. Buradaki samimiyetsizlik de anlaşılabilir gibi değil."Terörsüz Türkiye adı altında yürütülen süreç, PKK terör örgütünün bu ülkeye verdiği zarardan çok daha fazlasını verebilme riski taşıyan bir süreçtir"Süreçle alakalı en büyük çekincemiz, geçmişte benzeri süreçlerin çok daha dışında daha büyük riskler taşıyan bir süreç olduğu. Bununla ilgili bizim duruşumuz nettir. Gelecek nesillere istikrarlı ve her anlamda güçlü bir ülke bırakmak zorundayız. Bunun en temel mecburiyeti de milli birliğimizi muhafaza eden milli kimliğimizi korumak. Bu temelde de Anayasa'da belirtildiği gibi Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletini gelecek nesillere en sağlıklı şekilde taşımaktır. Terörsüz Türkiye adı altında yürütülen süreç PKK terör örgütünün bu ülkeye verdiği zarardan çok daha fazlasını verebilme riski taşıyan bir süreçtir. Tüm çıplaklığıyla önümüzde cereyan etmektedir. Çünkü milli kimliğimize yönelik saldırılar bilerek ya da bilmeyerek, kasten ya da cahillikten tüm hızıyla devam etmektedir.Türk milleti hiçbir grubun karşıtı ya da eşiti değildir. Bu topraklarda ona ortak koşamazsınız. Bu yola girerseniz bu ülkeyi parçalarsınız, bölersiniz, zayıflatırsınız. Çocuklarımıza yapacağımız en büyük kötülük de bu olur. Türk milletini birilerinin karşıtı ya da muadili gibi algılatırsanız devlete de ortak koşmuş olursunuz. Resmi dili de muhafaza etmekte güçlük çekersiniz. Ülkeyi kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırsınız egemenliğinize ve hürriyetinize kastedilmesinin önünü açarsınız. ABD istiyor diye Türk milleti egemenliğini hiç kimseyle paylaşmayacaktır. Kim terörsüz Türkiye istemez, kim barış ve huzur istemez ama bu yolla değil. Bir komisyon kuruluyor. Bu komisyonla ilgili Genel Başkanı'mız Çarşamba günkü grup toplantımızda çok net ifade etti. Komisyonda bulunmayacağımızı, katılmayacağımızı ifade etti. Zira biz bu süreçle ilgili hiçbir bilgiye sahip olmadık. Hiçbir devlet yetkilisinden bunun ne olduğuna dair tek bir kelam duymadık. Sizler gibi bizler de ya İmralı'dan verilen beyanlar, ya PKK'nın mensuplarının zaman zaman basına vermiş olduğu demeçler, kısmen de DEM Parti'nin yapmış olduğu açıklamalardan nasıl bir sürecin bizi beklediğini gördük. Komisyondan bahsediliyor. TBMM'de 20'nin üzerinde komisyon var. Bu komisyon neyi konuşacak, hangi konuları gündemine alacak, nasıl karar verecek, adı ne olacak... Bütün bunların olmadığı bir ortamda süreç başlamış, tam sürat gidiyor, 'Gelin, siz de bu sürece ortak olun.' Bu ülkenin geleceği için, milletimizin huzuru, mutluluğu için hiçbir sorumlulukta kaçmayız ama kontrol edemeyeceğimiz ve tamamen iktidarın iradesi tarafından tahkim edilmiş, adeta TBMM'ye bu kadar komisyon varken ve bunların yapabileceklerini yapmaya kalkacak bir başka komisyonun anlamı bizler için net değildir. Dolayısıyla bu süreçte yapılan hatalara da ortak olmamak adına komisyona katılmayacağımızı zaten duyurmuştuk.""Plansız, programsız anlayışla hareket ediyorsunuz"Zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasını da öngören kanun teklifinin de TBMM çatısı altında yeterince tartışılmadan Genel Kurul gündemine getirilmesini eleştiren Kavuncu, şöyle konuştu: "Maden kanunu görüşülüyor. Muhalefet olarak yoğun itiraz ettiğimiz konular var. Bunlardan en başta geleni, maden arama izinleriyle ilgili denetim ve karar verme mekanizması. ÇED raporu alma zorunluluğu vardı başvuru yapmak için fakat kanun teklifinin birinci maddesiyle daha çabuk izin alma sürecini ortaya çıkartmak için ÇED raporunun akabinde değil, ÇED raporuna başvurduğunuzda beraberinde ruhsat ve diğer izinlerle ilgili de başvuruyu yapabilirsiniz. Bunun gerekçesini de iktidar kanadı, 'Biz bu süreçleri hızlandırmak istiyoruz.' Süreç falan hızlandırmak istemiyorsunuz, her işinizde olduğu gibi plansız, programsız anlayışla hareket ediyorsunuz. Devlet böyle yönetilmez."
Siyaset
Yayınlanma: 17 Temmuz 2025 - 15:21
İYİ Partili Kavuncu: Terörsüz Türkiye süreci PKK'nın bu ülkeye verdiği zarardan çok daha fazlasını verebilme riskini taşıyan bir süreç
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, "Terörsüz Türkiye adı altında yürütülen süreç PKK terör örgütünün bu ülkeye verdiği zarardan çok daha fazlasını verebilme riski taşıyan bir süreçtir. ABD istiyor diye Türk milleti egemenliğini hiç kimseyle paylaşmayacaktır. Kim terörsüz Türkiye istemez, kim barış ve huzur istemez... Ama bu yolla değil" ifadelerini kullandı.
Siyaset
17 Temmuz 2025 - 15:21
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir

















