Hürmüz Boğazı’ndaki savaş koşulları, küresel enerji ticaretinde alışılmadık bir tablo ortaya çıkardı.Reuters’ın Kpler verilerine dayandırdığı son bilgilere göre hafta sonunda
17 izlenebilir emtia gemisi Hürmüz Boğazı’ndan geçti.Bir önceki hafta sonunda bu sayı 37’ydi.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın başladığı 28 Şubat’tan önce ise Hürmüz’den petrol tankerleri, LNG gemileri, kuru yük ve konteyner gemileri dahil yaklaşık
125 büyük ticari gemi her gün geçiyordu. Bu nedenle görünür gemi trafiğinde savaş öncesine kıyasla çok sert bir düşüş yaşandığı açık.Ancak gemi sayısı ile taşınan petrol miktarı arasında aynı oranda bir düşüş bulunmuyor.
Gemiler görünmüyor ama petrol geçmeye devam ediyor
Bu ayrışmanın en önemli nedenlerinden biri, bazı tankerlerin güvenlik gerekçesiyle
AIS otomatik tanımlama sistemlerini kapatarak geçiş yapması.Reuters, Körfez üreticilerinin transponderleri kapalı tankerlerle petrol ihracatını sürdürdüğünü bildiriyor. Dolayısıyla kamuya açık gemi takip sistemlerinde görünen trafik, boğazdaki gerçek hareketin tamamını yansıtmıyor. Bunun dikkat çekici örneklerinden biri Irak petrolünde görüldü.
Pinios adlı VLCC tipi süpertanker Hürmüz’den çıktıktan sonra Füceyre açıklarında taşıdığı yaklaşık
2 milyon varil Basra petrolünü, Çin’e gitmesi beklenen başka bir süpertankere aktardı. Bu sistem savaş boyunca giderek yaygınlaşmış durumda.
Hürmüz’den petrol akışı 6,5 milyon varile ulaştı
Reuters’ın enerji analizine göre Hürmüz üzerinden gerçekleşen petrol ihracatı eylül ayında şu ana kadar günlük yaklaşık
6,5 milyon varile ulaştı.Bu, savaş öncesindeki seviyenin hâlâ oldukça altında ancak hazirandaki kısa ateşkes döneminden bu yana görülen en yüksek seviye.Bunun yaklaşık
2,5 milyon varillik günlük bölümü, Umman Körfezi’nde gerçekleştirilen gemiden gemiye — STS — transfer sistemi üzerinden taşınıyor.Ağustosta bu yöntemle günlük yaklaşık 1,4 milyon varil taşınıyordu.Eylülde STS sistemi, Hürmüz’den çıkan petrolün yaklaşık
yüzde 40’ını taşır hale geldi. Bu mekanizma basit bir yöntemle çalışıyor:Körfez içindeki tanker petrolü alıyor, Hürmüz’ü geçerek Umman açıklarına ulaşıyor ve yükünü daha büyük bir tankere aktarıyor. İlk tanker daha sonra yeniden Körfez’e dönerek aynı rotayı tekrar ediyor.
Böylece sınırlı sayıdaki tanker çok daha hızlı kullanılabiliyor.
Suudi Arabistan yeniden Hürmüz’e döndü
Son günlerde bu sistemin en büyük kullanıcılarından biri Suudi Arabistan oldu.Husi ve diğer İran bağlantılı grupların saldırıları Suudi Arabistan’ın
Doğu-Batı petrol boru hattını devre dışı bırakınca, Yanbu üzerinden Kızıldeniz’e yapılan sevkiyatlar ciddi şekilde aksadı.Reuters’a göre
16 Eylül’den bu yana Yanbu’dan görünür ham petrol yüklemesi yapılmadı. Bunun üzerine Riyad petrolünü yeniden ülkenin doğusundaki Ras Tanura gibi terminallere yönlendirdi.20 Eylül Pazar günü Suudi Aramco yalnızca bir günde
7 VLCC’ye yaklaşık 14 milyon varil petrol yükledi. Uydu görüntüleri de Ras Tanura yakınlarındaki yedi tankeri doğruladı. Vortexa verilerine göre Suudi Arabistan’ın Körfez terminallerindeki ham petrol yüklemeleri 12 Eylül’den itibaren günlük ortalama
3,7 milyon varile yükseldi.Ayın daha önceki bölümünde bu oran yaklaşık 2,9 milyon varildi. Daha dikkat çekici olan ise Hürmüz geçişleri.JP Morgan’ın uydu verilerine göre Suudi petrolünün Hürmüz üzerinden geçişi ağustosta günlük yaklaşık
700 bin varilken, son altı günde yaklaşık
2,9 milyon varile çıktı. Suudi Arabistan’ın toplam petrol ihracatı da ağustostaki yaklaşık 2,4 milyon varillik günlük seviyeden eylülde
4 milyon varilin üzerine çıktı. El Cezire’nin Reuters ve Kpler verilerine dayandırdığı haber de bu toparlanmayı aktarıyor.
22 tanker bir haftada 42 milyon varil taşıdı
Bu nedenle gemi sayısındaki düşüş petrol miktarına doğrudan çevrilemiyor.Kpler verilerine göre 13 Eylül haftasında Hürmüz’den çıkan
22 tanker toplam 42 milyon varil ham petrol taşıdı.Bu miktarın yüzde 43’ü Suudi Arabistan’a, diğer yüzde 43’ü Irak’a aitti. Bu veri, boğazın normal ticari işleyişten çok uzak olmasına rağmen büyük tankerlerin sınırlı sayıdaki geçişlerle ciddi miktarda petrol taşımaya devam ettiğini gösteriyor.
Arap basını: Hürmüz artık yalnızca petrol sorunu değil
Arap basınındaki haberlerde özellikle bir başka nokta öne çıkıyor.El Cezire, savaş öncesinde Hürmüz’den günde yaklaşık
20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçtiğine dikkat çekiyor ve sorunun artık sadece petrol değil; LNG, gübre, tarım ürünleri ve diğer ticari yükleri de etkilediğini vurguluyor. 21 Eylül tarihli El Cezire haberinde erken Kpler verilerine dayanarak hafta sonu için 12 gemi rakamı kullanıldı. Reuters’ın daha sonra güncellediği veride ise sayı 17’ye yükseldi.Bu nedenle yayında
17 gemi rakamını kullanmak daha güncel.
İran basını “iki boğaz” denklemine dikkat çekiyor
Farsça yayınlarda ise Hürmüz tek başına ele alınmıyor.İran merkezli Mehr Haber Ajansı son günlerde peş peşe yayımladığı analizlerde
Hürmüz ile Bab el-Mendeb’i aynı enerji ve güvenlik denkleminin iki parçası olarak değerlendiriyor.Mehr, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz güzergâhının saldırılar nedeniyle aksamasının Riyad’ı yeniden Hürmüz’e bağımlı hale getirdiğine dikkat çekiyor. Ancak İran medyasındaki “iki boğazın aynı stratejik cepheye dönüştüğü” veya Husilerin Bab el-Mendeb üzerinde “tam kontrol” sağladığı yönündeki bazı ifadeler
İran basınının siyasi ve askerî değerlendirmesi niteliğinde. Bunları bağımsız olarak doğrulanmış durum tespiti şeklinde aktarmamak gerekiyor. Reuters verileri daha sınırlı bir tablo ortaya koyuyor: Bab el-Mendeb’den hafta sonunda
51 gemi geçti, önceki hafta sonunda ise bu sayı 57’ydi.
Petrol akışı sürüyor ama bunun bedeli çok yükseldi
Sistemin çalışıyor olması, enerji krizinin sona erdiği anlamına gelmiyor.Reuters’ın enerji analizine göre Körfez’den Çin’e giden büyük tankerlerin navlun maliyetleri
varil başına 30 doların üzerine çıktı.Savaş öncesinde nakliye maliyeti petrol fiyatının yaklaşık yüzde 2-3’üne karşılık gelirken bugün bazı rotalarda ham petrol fiyatının dörtte birinden fazlasına ulaşabiliyor. Üreticiler aynı zamanda daha yüksek indirimler yapmak, askerî eskort kullanmak ve çok daha karmaşık transfer sistemleri kurmak zorunda kalıyor.Yani petrol akışı durmadı; fakat
daha pahalı, daha riskli ve daha kırılgan hale geldi.Petrol fiyatı neden yine de düşüyor?
Piyasa ise şu anda fiziksel akışın tamamen kesilmemesine odaklanıyor.21 Eylül’de Brent petrol gün içerisinde
100 dolar seviyesine kadar geriledi ve kısa süreliğine 100 doların altını da gördü. Reuters, düşüşte Suudi petrol ihracatındaki toparlanma ile ABD-İran diplomasisine ilişkin beklentilerin etkili olduğunu bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın BM Genel Kurulu sırasında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu söylemesi de fiyatlardaki savaş priminin bir bölümünün geri verilmesine yol açtı.El Cezire’nin gün içindeki verisinde Brent 101,62 dolara kadar gerilerken, daha sonraki piyasa verilerinde fiyat 100 dolar seviyesinin altını test etti.
Asıl tablo: Hürmüz kapanmadı, normal de çalışmıyor
Son veriler iki uç yorumu da desteklemiyor.
“Hürmüz tamamen kapandı ve petrol çıkmıyor” demek doğru değil.Ama
“sevkiyat normale döndü” demek de yanlış.Görünür ticari gemi trafiği savaş öncesine kıyasla son derece düşük seviyede.Buna karşılık üreticiler transponderleri kapalı tankerler, askerî koruma, süpertankerler ve Umman açıklarındaki gemiden gemiye transferlerle petrol akışını sürdürmeyi başardı.Bunun sonucu oldukça sıra dışı:
Boğazdan geçen gemilerin sayısı dramatik biçimde azalırken, her geçen geminin taşıdığı stratejik önem ve petrol miktarı arttı.Körfez enerji sistemi böylece durmuş değil; fakat artık normal bir ticaret ağı yerine
askerî koruma, görünmeyen tanker hareketleri, geçici transfer merkezleri ve yüksek navlun maliyetleri üzerine kurulu olağanüstü bir lojistik sistemle çalışıyor.