HALKEVLERİ / Hatay 200. GÜN DEPREM RAPORU İncelemesiRAPOR PDFRaporun 1. Bölümü Amaç ve Hazırlık
6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen şehirlerden biri olan Hatay'da, deprem sonrası yaşamın sürdürülmesi ve kentin yeniden inşasında resmi açıklamalar, eylem planları ve uygulamalar ile kent halkının yaşadığı sorunlar ve ihtiyaçlar arasında ciddi bir açı ve çelişki bulunmaktadır. Bu rapor, kentin gerçekliğini, halkın yaşadığı sorunları ve acil ihtiyaçları kent halkının 200 gündür süren yaşamı yeniden inşa etme mücadelesi içinde ortaya çıkan verilere dayanarak en doğrudan haliyle ortaya koymayı amaçlamaktadır.Rapor, depremin ilk gününden itibaren kentte sürdürülen dayanışma faaliyetlerine katılan, şubat ayında Sevgi Parkı'nda gönüllü çalışmaların organize edildiği Dayanışma ve Koordinasyon Noktası ve sonrasında parkta kalan depremzedeler tarafından kurulan Yaşam Meclisi çalışmalarını yürüten, daha sonra bu Yaşam Meclisi pratiğine dayanarak Defne'nin Aşağıokçular, Yeşilpınar ve Harbiye mahallelerinde Yaşam Merkezleri kuran gönüllülerin 200 günlük gözlem, deneyim ve araştırmaları sonucu hazırlanmıştır.Raporun 2. Bölümü Kent İncelemesi
Hatay, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerden en fazla etkilenen illerden biri olarak kent merkezindeki kamu ve özel bütün hastaneler, belediye ve valilik dahil resmî kurum binaları, kültürel ve tarihi merkez, işletmeler yıkılmış, Antakya’nın dörtte üçü yıkılırken Hatay genelinde 100 bine yakın binanın yıkıldığı ya da ağır hasarlı hale geldiği görülmüştür.
Hatay'da deprem sonrası yaşanan sorunların özeti şu şekildedir:
Hatay'da 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremin ardından geçen 200 günde barınma sorunu hala çözülebilmiş değil. Kentte kalanların sağlıklı geçici barınma ihtiyacı karşılanamadığı gibi, yeniden inşa sürecinin nasıl ilerleyeceğine dair belirsizlikler de sürmektedir.
Bu durum karşısında kent halkının eğilimi ise sosyal hayatın sürdüğü kendi mahalle ve köylerinde, evlerinin ve bahçelerinin yakınında komşuları ile birlikte yeni yaşam alanları oluşturmak olmuştur. Bu eğilimle birleştiğinde, devletin sosyallikten uzak, toplama kampını andıran çadır ve konteynır kentlerinin aksine sosyal hayatın sürdüğü ve depremden etkilenen halkın kendini daha kolay sağaltabildiği alternatif yaşam alanları açığa çıkmıştır.Ancak, orta hasarlı binaların dahi onarılmasındansa yıkılıp yeniden yapılması gerektiği yönündeki açıklamalara rağmen, hükümetin fiili tutumu bu açıklamaları örtüşmemektedir. Bu nedenle, “ağır hasarlı” raporu verilen bina sahipleri de dava açarak orta hasarlı raporu almaya ve riskli olduğunu bildiği halde çaresizlik duygusuyla bu binaları onarmaya yönelmektedir.Okulların açılacağı eylül ayı ile birlikte, kent dışına göçen öğrenci ailelerinin ve eğitim emekçilerinin gelmesiyle kent nüfusunun artması, bunun da konut yetersizliği sorununu daha da büyütmesi beklenmektedir. Kent genelinde kiralar birkaç ay içinde iki-üç katına çıkmış 2+1, 3+1 dairelerin kiraları ağustos ayı içinde aylık 10-15 bin TL’ye çıkmıştır.Barınma sorununun çözümü için devlet, depreme hazırlıklı olmasını sağlamak için gerekli önlemleri almalı ve planlı bir şekilde hareket etmelidir. Halkın ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalı, hasar tespit çalışmaları hızlı ve eksiksiz yapılmalı, yeniden inşa süreci şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmeli, geçici barınma koşullarının iyileştirilmesi sağlanmalı ve kiralar kontrol altına alınmalıdır.4. Bölüm Sağlık
A. Kentin Genel Sağlık Ortamının Değerlendirilmesi
Özetle, Halkevleri'nin hazırladığı 200. Gün Deprem Raporu'na göre, Hatay'da deprem sonrası sorunlar; yıkım faaliyetleri sırasında yayılan zehirli tozlar, sık yaşanan su ve elektrik kesintileri, yetersiz içme suyu, patlayan kanalizasyonlar, trafik sorunu, sağlık kurumlarına erişimdeki zorluklar, sağlık hizmeti sunumundaki eksiklikler, birinci basamak sağlık hizmetinin organize edilmemesi, yas sürecinin sağlıklı yaşanmaması, belirsizlik ve umutsuzluk olarak sıralanabilir.
Raporda, deprem sonrası sağlık sorunlarının çözümü için aşağıdaki önerilerde bulunulmaktadır:
Raporun bulguları, aşağıdaki hususları da ortaya koymaktadır:
Özetle, deprem sonrasında yapılan yıkım çalışmalarının neden olduğu sorunlar arasında:
Usulüne uygun yapılmayan yıkım çalışmaları sonucu açığa çıkan toz, asbest ve diğer zararlı maddeler, solunum yolu enfeksiyonları, astım atakları, alerji ve göz enfeksiyonlarına neden oluyor. Özellikle bebek, çocuk, yaşlı, kronik hastalığı olan ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ölümcül sonuçlara neden olma riski var.
Su ve kanalizasyon şebekeleri onarılmalı, kentin temizliği düzenli olarak sağlanmalı.
Kadın sağlığı hizmetlerine erişim kolaylaştırılmalı, şiddete karşı koruyucu mekanizmalar güçlendirilmeli.D. Çocuklar Sağlığı
Halkevleri tarafından hazırlanan 200. Gün Deprem Raporu'na göre, Hatay'da deprem sonrası sağlık hizmetlerine erişimde hala ciddi sorunlar yaşanıyor. Toplu taşıma yetersiz, sağlık hizmeti veren kamu kurumu sayısı ve niteliği yeterli değil, kanser hastaları kemoterapi için il dışına çıkmak zorunda kalıyor, tanı için gerekli tetkikler hala yeterli sayıda değil. Sağlık çalışanlarının uygun şartlarda çalışması için gerekli koşullar ve kentin genelinde olduğu gibi uygun barınma ve yaşam koşulları sağlanmış değil.G. Sağlıklı Bir Yaşamın Yeniden İnşası İçin
Halkevleri, depremin hemen ertesi günü şehre ulaşmış ve ilk acil ihtiyaçlara yönelik bir koordinasyon merkezi kurmuştur. Hayat kurtarma faaliyetlerinde arama kurtarma ekiplerinde yer alınmış, temel ihtiyaçların temini ve dağıtımı sağlanmıştır. Deprem sonrası sürecin ihtiyaçlarına yönelik halkın sağlık hakkını gözeten bir yaklaşımla sağlık alanında faaliyetler yürütülmüştür.
İlk haftalar hayat kurtarmaya yönelik çalışmalar süreç içinde hayatta tutmaya yönelik çalışmalara evrilmiştir. Buna uygun şekilde koordinasyon merkezleri hayatın yeniden sağlıklı inşasını sağlamak adına yaşam merkezlerine dönüştürülmüştür. İlk haftalarda yaralıların pansumanı, kronik hastalığı olanların ilaçlarının temini ve sık görülen solunum yolu enfeksiyonlarının muayene ve tedavilerinin düzenlendiği bir revir kurulmuştur.
Halkevleri, deprem sonrası halk sağlığının korunması için şu çalışmalar yürütmüştür:
Özetle, 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen 200 gün içinde kadınlar, bakım emeği, barınma, güvenlik ve istihdam gibi alanlarda daha da zor koşullarla karşı karşıya kaldı.
Kadın ile 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'da kadınlar için çeşitli çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalar arasında şunlar yer aldı:
Eğitim planlaması ve uygulamaları yetersiz kalmıştır. Pandemi ve deprem nedeniyle eğitime ara verilmesi ve öğrencilerin okuldan kopması, telafi eğitimlerine olan ihtiyacı artırmıştır.
Halkevleri'nin girişimleri engellenmiştir. Halkevleri, deprem mağduru çocuklar için eğitim destek faaliyetleri yürütmüştür. Ancak Milli Eğitim Müdürlüğü, bu faaliyetleri "izinsiz ve yasak" olarak niteleyerek engellemiştir. Bu durum, kamusal alanda toplumsal ihtiyaçları karşılamak isteyen sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının engellenebileceğine dair endişelere yol açmıştır.
Kamu okulları depremden yeterince etkilenmediği halde, onarım ve yeniden inşa faaliyetleri için yeterli çaba gösterilmemiştir. Bunun yerine, İskenderun'daki Rauf Bey Gemisi'nin yatılı okula dönüştürülmesi gibi ihtiyaçtan kaynaklanmayan projeler hayata geçirilmiştir. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılmadığını göstermektedir.7. Bölüm Çocuklar
2023 Hatay depreminden etkilenen çocuklar, toplumsal yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi, devlet tarafından yeterince desteklenmedi. Depremin ardından çocuklar, sosyalleşme alanları olan okulları ve parkları kaybettiler, eğitime erişimleri sınırlandı ve psikososyal destek almaları zorlaştırıldı.
Yaşam Merkezleri'nde çocuk faaliyetleri kapsamında, depremden etkilenen çocukların psikososyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalar yürütüldü. Ancak, depremin yarattığı derin yaraları sarmaya yetmedi.
Yaşam Merkezleri'nin hedefleri arasında, her çocuğun eşit, adil, ulaşılabilir, bilimsel ve parasız bir eğitime, güvenli oyun, etkinlik ve yaşam alanlarına sahip olması yer alıyor. Bu hedeflere ulaşmak için, devletin ve toplumun ortak çabası gerekiyor. Depremden etkilenen çocukların yaşadıkları travmaları atlatmaları ve sağlıklı bir şekilde büyümeleri için, onlara destek olmak için her türlü çabayı göstermeliyiz.
İşte bu hedeflere ulaşmak için atabileceğimiz bazı adımlar:
Okulların onarılması, öğretmenlerin ve öğrencilerin psikososyal destek alması ve özel eğitim ihtiyacı olan çocukların ihtiyaçlarının karşılanması.
Çocukların sosyalleşmelerine ve oyun oynamalarına olanak sağlayacak güvenli alanlar oluşturmalıyız. Psikososyal destek almaları için gerekli koşulları sağlamalıyız. Bu, uzman desteği, grup çalışmaları ve oyun terapilerini içeriyor.8. Bölüm Yaşam Merkezleri
-6 Şubat 2023 Hatay depreminin ardından, depremzedeler için temel ihtiyaçların karşılanması ve dayanışmanın güçlendirilmesi amacıyla oluşturulan geçici yaşam alanlarıdır. Biri Harbiye’de henüz inşa aşamasında olan, diğer ikisi Aşağıokçular ve Yeşilpınar Mahallelerinde yer alan üç Yaşam Merkezi bulunmaktadır.
Yaşam Merkezleri, barınma, gıda, içme suyu, hijyen, sağlık, spor, sosyalleşme gibi temel ihtiyaçların kolektif bir şekilde karşılandığı yerlerdir. Bu ihtiyaçların karşılanması için aşevleri, su arıtma noktaları, çamaşırhaneler, spor alanları, sağlık evleri, hijyen noktaları, çocuk etkinlik konteynır/çadırları, eğitim konteynır/çadırları, kütüphaneler, çay ocakları gibi birimler kurulmuştur.
Yaşam Merkezleri’nde kurulan her bir birimin kuruluşundan işletilmesine, mahallenin ortak sorunlarının tespiti ve çözümlerin geliştirilmesinde mahallelinin söz ve karar sahibi olduğu mekanizmalar belirleyicidir. Bu sayede halk, “yardıma muhtaç” ve “mağdur” kategorisine sıkışmayarak özneleşmekte, Yaşam Merkezleri’ni sahiplenmekte, sorunların daha sağlıklı ifade edilmesini ve daha etkin çözümler geliştirilmesini sağlamaktadır.
Resmî kurumların söz ve karar hakkı tanımadığı halk, kentin deprem sonrası yeniden inşasında asli rol alması halinde daha etkin ve sağlıklı bir süreç işleyebileceğini bu pratikle ortaya koymaktadır.
Yaşam Merkezleri’ndeki aşevi, çay ocağı, çamaşırhane, sosyal alan düzenlemesi gibi pek çok birim ve faaliyet gönüllülere gerek kalmaksızın doğrudan mahalle halkı tarafından yürütülmektedir.
-Bugüne kadar Sevgi Parkı’nda, Aşağıokçular Çadır Alanı’nda ve Necla Duran Barış Parkı’nda, Dursunlu Halı Saha ve Yukarı Mahalle’de 5 farklı aşevi çalışması ile günlük 5 bin kişinin gıda ihtiyacı karşılanmıştır.
-Su arıtma noktaları Yeşilpınar, Aşağıokçular ve Harbiye’de üç noktada kurulmuştur ve her biri günlük iki ton temiz su sağlamaktadır. Ayrıca farklı periyotlarla kentin diğer mahallelerine araçlarla şişelenmiş su dağıtımı yapılmaktadır.
-Çamaşırhaneler de üç ayrı noktada kurulmuş olup civar 11 mahallenin kullanımındadır. Günlük 28 yıkama ile bugüne kadar 400’ü aşkın farklı hanenin temiz çamaşır ihtiyacını karşılamıştır.
-Şubat ayında Sevgi Parkı’nda kurulan ve gezici olarak pek çok mahalleye ulaşan revir çalışmalarının ardından, mart ayında da Aşağıokçular Mahallesi’nde sağlık evi kurulmuş, birinci basamak sağlık hizmetleri kamu tarafından karşılanıncaya kadar mahalle halkını bilgilendirmek ve temel desteklerde bulunmak üzere mayıs ayına kadar faaliyetini sürdürmüştür. Gönüllü sağlık emekçileri daha sonra da yıkımların yol açtığı asbestli toz sorunu ile ilgili bilgilendirme toplantıları yapıp, önlemsiz yıkımlara halkla birlikte müdahale etmiştir.
-Deprem sonrası yaşam alanları kısıtlanan ve hareketsiz bir hayata mahkum edilen bölge halkının sağlığı için spor faaliyetlerinin önemi tartışılmış ve gençler, çocuklar ve kadınlar için yürüyüşler, fitness, plates ve tekvando çalışmaları başlatılmıştır ve devam etmektedir.
-Yaşam Merkezleri’nde ayrıca yangın tehlikesine karşı ve ilaçlama vb. çevre sağlığı konusunda bilgilendirmeler, İşçi Filmleri Festivali, film gösterimleri, anma programları, çocuk şenlikleri düzenlenmiştir.
Sonuç olarak, Hatay Yaşam Merkezleri, depremzedeler için temel ihtiyaçların karşılanmasında ve dayanışmanın güçlendirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu merkezler, halkın söz ve karar sahibi olduğu, yeniden inşa sürecinin asli bir parçası olduğu bir modelin uygulanmasına örnek teşkil etmektedir.SONUÇ
Hatay'ın yeniden inşası, halkın katılımıyla, temel ihtiyaçların karşılanmasıyla ve kentin sosyal, kültürel, ekolojik dokusunun korunmasıyla mümkün olacaktır.Raporun Önerileri
6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen şehirlerden biri olan Hatay'da, deprem sonrası yaşamın sürdürülmesi ve kentin yeniden inşasında resmi açıklamalar, eylem planları ve uygulamalar ile kent halkının yaşadığı sorunlar ve ihtiyaçlar arasında ciddi bir açı ve çelişki bulunmaktadır. Bu rapor, kentin gerçekliğini, halkın yaşadığı sorunları ve acil ihtiyaçları kent halkının 200 gündür süren yaşamı yeniden inşa etme mücadelesi içinde ortaya çıkan verilere dayanarak en doğrudan haliyle ortaya koymayı amaçlamaktadır.Rapor, depremin ilk gününden itibaren kentte sürdürülen dayanışma faaliyetlerine katılan, şubat ayında Sevgi Parkı'nda gönüllü çalışmaların organize edildiği Dayanışma ve Koordinasyon Noktası ve sonrasında parkta kalan depremzedeler tarafından kurulan Yaşam Meclisi çalışmalarını yürüten, daha sonra bu Yaşam Meclisi pratiğine dayanarak Defne'nin Aşağıokçular, Yeşilpınar ve Harbiye mahallelerinde Yaşam Merkezleri kuran gönüllülerin 200 günlük gözlem, deneyim ve araştırmaları sonucu hazırlanmıştır.Raporun 2. Bölümü Kent İncelemesi
Hatay, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerden en fazla etkilenen illerden biri olarak kent merkezindeki kamu ve özel bütün hastaneler, belediye ve valilik dahil resmî kurum binaları, kültürel ve tarihi merkez, işletmeler yıkılmış, Antakya’nın dörtte üçü yıkılırken Hatay genelinde 100 bine yakın binanın yıkıldığı ya da ağır hasarlı hale geldiği görülmüştür.
Hatay'da deprem sonrası yaşanan sorunların özeti şu şekildedir:
- Yıkım ve enkaz kaldırma faaliyetlerinde yetersizlik
- Barınma sorunu
- Sağlıklı beslenme ve içme suyu sorunu
- Altyapı sorunları
- Sağlık hizmetleri sorunu
- Eğitim hizmetleri sorunu
- Kadın ve çocuk hakları sorunları
Hatay'da 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremin ardından geçen 200 günde barınma sorunu hala çözülebilmiş değil. Kentte kalanların sağlıklı geçici barınma ihtiyacı karşılanamadığı gibi, yeniden inşa sürecinin nasıl ilerleyeceğine dair belirsizlikler de sürmektedir.
Bu durum karşısında kent halkının eğilimi ise sosyal hayatın sürdüğü kendi mahalle ve köylerinde, evlerinin ve bahçelerinin yakınında komşuları ile birlikte yeni yaşam alanları oluşturmak olmuştur. Bu eğilimle birleştiğinde, devletin sosyallikten uzak, toplama kampını andıran çadır ve konteynır kentlerinin aksine sosyal hayatın sürdüğü ve depremden etkilenen halkın kendini daha kolay sağaltabildiği alternatif yaşam alanları açığa çıkmıştır.Ancak, orta hasarlı binaların dahi onarılmasındansa yıkılıp yeniden yapılması gerektiği yönündeki açıklamalara rağmen, hükümetin fiili tutumu bu açıklamaları örtüşmemektedir. Bu nedenle, “ağır hasarlı” raporu verilen bina sahipleri de dava açarak orta hasarlı raporu almaya ve riskli olduğunu bildiği halde çaresizlik duygusuyla bu binaları onarmaya yönelmektedir.Okulların açılacağı eylül ayı ile birlikte, kent dışına göçen öğrenci ailelerinin ve eğitim emekçilerinin gelmesiyle kent nüfusunun artması, bunun da konut yetersizliği sorununu daha da büyütmesi beklenmektedir. Kent genelinde kiralar birkaç ay içinde iki-üç katına çıkmış 2+1, 3+1 dairelerin kiraları ağustos ayı içinde aylık 10-15 bin TL’ye çıkmıştır.Barınma sorununun çözümü için devlet, depreme hazırlıklı olmasını sağlamak için gerekli önlemleri almalı ve planlı bir şekilde hareket etmelidir. Halkın ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalı, hasar tespit çalışmaları hızlı ve eksiksiz yapılmalı, yeniden inşa süreci şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmeli, geçici barınma koşullarının iyileştirilmesi sağlanmalı ve kiralar kontrol altına alınmalıdır.4. Bölüm Sağlık
A. Kentin Genel Sağlık Ortamının Değerlendirilmesi
Özetle, Halkevleri'nin hazırladığı 200. Gün Deprem Raporu'na göre, Hatay'da deprem sonrası sorunlar; yıkım faaliyetleri sırasında yayılan zehirli tozlar, sık yaşanan su ve elektrik kesintileri, yetersiz içme suyu, patlayan kanalizasyonlar, trafik sorunu, sağlık kurumlarına erişimdeki zorluklar, sağlık hizmeti sunumundaki eksiklikler, birinci basamak sağlık hizmetinin organize edilmemesi, yas sürecinin sağlıklı yaşanmaması, belirsizlik ve umutsuzluk olarak sıralanabilir.
Raporda, deprem sonrası sağlık sorunlarının çözümü için aşağıdaki önerilerde bulunulmaktadır:
- Belirsizlik ve umutsuzluğun giderilmesi için çalışmalar yapılması
- Devletin, barınma, sağlık ve diğer temel ihtiyaçların karşılanmasında etkin rol oynaması
- Depremzedelere gerekli maddi ve manevi desteklerin sağlanması
- Kentin yeniden inşasının bilimsel ve planlı bir şekilde yapılması
- Kent halkının katılımıyla birlikte yürütülecek bir yeniden inşa sürecinin hayata geçirilmesi
Raporun bulguları, aşağıdaki hususları da ortaya koymaktadır:
- Deprem sonrası sağlık sorunları, yıkım faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte ortaya çıkmıştır.
- Bu sorunlar, yıkım faaliyetlerinin devam etmesi, barınma ve temel ihtiyaçların karşılanamaması gibi nedenlerle daha da derinleşmiştir.
- Deprem sonrası sağlık sorunları, özellikle de yoksul ve dezavantajlı grupları daha fazla etkilemektedir.
- Deprem sonrası sağlık sorunlarının çözümü, kapsamlı ve uzun vadeli bir planlama gerektirmektedir.
Özetle, deprem sonrasında yapılan yıkım çalışmalarının neden olduğu sorunlar arasında:
Usulüne uygun yapılmayan yıkım çalışmaları sonucu açığa çıkan toz, asbest ve diğer zararlı maddeler, solunum yolu enfeksiyonları, astım atakları, alerji ve göz enfeksiyonlarına neden oluyor. Özellikle bebek, çocuk, yaşlı, kronik hastalığı olan ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ölümcül sonuçlara neden olma riski var.
- Yıkımlar nedeniyle sık sık su boruları, kanalizasyon boruları patlıyor ve kentte kanalizasyon akıntıları ile kirlilik yaşanıyor.
- Yıkımlar nedeniyle trafik akışı sık sık değişiyor ve hafriyat kamyonları güvenlik önlemleri almadan taşıma yapıyor.
- Çöplerin düzenli toplanmaması, kentte toz bulutu ve moloz yığınları ile birlikte çevre kirliliğine neden oluyor.
- Hijyen sorunu nedeni ile vajinit ve idrar yolu enfeksiyonları yaygın.
- Meme kanseri, rahim ağzı kanseri taramaları yapılamıyor, gebelerin takibi aksadı, doğumlar il dışına sevk ediliyor.
- Korunma yöntemlerine erişim güç.
- Bakım yükü arttı, kadınlar şiddete daha açık hale geldi.
Su ve kanalizasyon şebekeleri onarılmalı, kentin temizliği düzenli olarak sağlanmalı.
Kadın sağlığı hizmetlerine erişim kolaylaştırılmalı, şiddete karşı koruyucu mekanizmalar güçlendirilmeli.D. Çocuklar Sağlığı
- Travma: Deprem, çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu, kaygı, korku, uyku sorunları, agresiflik gibi davranışsal sorunlara yol açabilir.
- Sosyalleşme: Okulların kapanması ve sosyal yaşam alanlarının kısıtlanması, çocukların sosyalleşmelerini zorlaştırmaktadır.
- Beslenme: Yardım dağıtımı adı altında çocuklara bol miktarda sağlıksız abur cubur dağıtılması, beslenme alışkanlıklarını olumsuz etkilemektedir.
- Büyüme ve gelişme: Yetersiz beslenme ve stres, çocukların büyüme ve gelişmesini olumsuz etkileyebilir.
- Aşılama: Olağanüstü koşullar nedeniyle çocukluk çağı aşılamalarında aksamalar olmuştur.
- İstismar: Güvensiz yaşam alanları, çocukları istismara açık hale getirmektedir.
- Nüfusunun yaklaşık üçte biri konteynır kentlere yerleştirilmiş ancak halkın sosyokültürel demografik yapısına uygunluğu gözetilmemiş. Bu durum, mahalle ve akrabalık ilişkileri, etnik yapı gözetilmeden yapılan yerleştirme halk içinde uyum sağlamaya ve aidiyete yönelik tereddüt oluşturmakta ve konteynır kentlere yerleşme ile ilgili direnç oluşmasına sebep olmaktadır. Konteynır kentlerin çok az kısmı sosyal hayatı gözetecek şekilde organize edilmiş.
- Birçok konteynır kentte görevliler insanlara kötü muamele etmekte ve emir altında yaşayan köleler gibi davranıldığı yönünde şikayetler edilmekte.
- İnsani ihtiyaçları yok sayan ve sorunu yalnızca barınacak bir alana indirgeyen yaklaşımla insanların sosyal bir varlık olduğu yok sayılmakta. Bazı konteynır kentlerde psikososyal destek birimleri olsa da gerçek soruna cevap üretebilecek mekanizmalar kurulmuş değil.
- Küçük konteynırlarda kalabalık aileler yaşamak zorunda ve aile içinde de özel alan yaratılması imkânsız hale gelmiş durumda. Konteynır kentlerde çocuklar için güvenli alan yok ve oyun alanları yok. Sayılı konteynır kentte bu ihtiyaçlar gözetilmiş.
- Tüm bu durumlar psikososyal açıdan önemli riskler barındırmakta. Travma sonrası uyum sağlama yeteneklerini artıracak mekanizmalar gözetilmemiş durumda. Travma sonrası bireysel ve toplumsal iyileşmeyi sağlamak bu koşullarda oldukça güç olacaktır.
- Yasın sağlıklı yaşanması için gerekli güvenli ortam oluşturulmuş değil. Belirsizlik ve umutsuzluk uzamış yas ve depresyon açısından riskli bir ortam yaratmakta.
- Alkol ve madde kullanımının deprem öncesine göre arttığı gözlenmekte. İntihar, depresyon ve uzamış yas önemli sağlık sorunu olarak önümüzde durmakta.
Halkevleri tarafından hazırlanan 200. Gün Deprem Raporu'na göre, Hatay'da deprem sonrası sağlık hizmetlerine erişimde hala ciddi sorunlar yaşanıyor. Toplu taşıma yetersiz, sağlık hizmeti veren kamu kurumu sayısı ve niteliği yeterli değil, kanser hastaları kemoterapi için il dışına çıkmak zorunda kalıyor, tanı için gerekli tetkikler hala yeterli sayıda değil. Sağlık çalışanlarının uygun şartlarda çalışması için gerekli koşullar ve kentin genelinde olduğu gibi uygun barınma ve yaşam koşulları sağlanmış değil.G. Sağlıklı Bir Yaşamın Yeniden İnşası İçin
Halkevleri, depremin hemen ertesi günü şehre ulaşmış ve ilk acil ihtiyaçlara yönelik bir koordinasyon merkezi kurmuştur. Hayat kurtarma faaliyetlerinde arama kurtarma ekiplerinde yer alınmış, temel ihtiyaçların temini ve dağıtımı sağlanmıştır. Deprem sonrası sürecin ihtiyaçlarına yönelik halkın sağlık hakkını gözeten bir yaklaşımla sağlık alanında faaliyetler yürütülmüştür.
İlk haftalar hayat kurtarmaya yönelik çalışmalar süreç içinde hayatta tutmaya yönelik çalışmalara evrilmiştir. Buna uygun şekilde koordinasyon merkezleri hayatın yeniden sağlıklı inşasını sağlamak adına yaşam merkezlerine dönüştürülmüştür. İlk haftalarda yaralıların pansumanı, kronik hastalığı olanların ilaçlarının temini ve sık görülen solunum yolu enfeksiyonlarının muayene ve tedavilerinin düzenlendiği bir revir kurulmuştur.
Halkevleri, deprem sonrası halk sağlığının korunması için şu çalışmalar yürütmüştür:
- Hijyen sorunu nedeni ile salgın şeklinde görülen bit ve uyuza karşı mahalle, köy ve çadır alanlarında sağlık taramaları yapılmış, gerekli tedaviler düzenlenmiştir.
- Olası salgın riskine karşı mobil duş ve tuvaletlerin hijyeni ve çöp sorununun yol açabileceği olası sağlık sorunlarının anlatıldığı bilgilendirmeler yapılmış, tuvalet ve çevre temizliği ile ilgili iş bölümü yapılmıştır.
- Halkın deprem sonrası yaşadığı koşullarda kendi sağlığını korumaya yönelik sağlık bilgisini artırıcı ya da yeniden hatırlatan bilgilendirici çadır ziyaretleri ve toplantılar düzenlenmiştir.
- Usulüne uygun olmayan yıkım çalışmalarının yol açabileceği olası sağlık sorunlarının anlatıldığı halk sağlığı bilgilendirme toplantıları yapılmış ve sonrasında halk yaşam alanlarına yakın yapılan yıkımlarda önlem alınmasını sağlamıştır.
- Kadın sağlığına yönelik bilgilendirme toplantıları, psikososyal grup çalışmaları yapılmıştır.
- Kadınların yaptığı üretim atölyeleri, sosyal etkinlikler, masal atöleleri, spor grupları genel olarak kadınların güçlenmesi ve psikososyal iyilik halini sağlamıştır.
- Çöp sorununa karşı mıntıka temizlikleri yapılmış, özellikle ortak sosyal alanların temizliğinin kolektif olarak yapılabilmesi sağlanmıştır.
- Deprem sonrası yaşam koşullarının değişmesi, kronik hastalığı olanların çadır içinde hareketsiz kalması ve sağlıklı beslenememesi nedeni ile hastalıklarının ilerlemesi sorununa karşı mahallede yürüyüşler ve spor faaliyetleri düzenlenmiştir.
- Trafik sorunu nedeni ile meydana gelen trafik kazaları sonrası Yaşam Meclisi bir araya gelmiş ve trafik sorununa karşı tabelalar yapıp trafiğin düzgün işlemesi için kamunun sorumluluk almasını sağlamıştır. Yapılan eylem sonrası özellikle çocukların kullandığı yollarda trafik polislerinin görevlendirilmesi sağlanmıştır.
Özetle, 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen 200 gün içinde kadınlar, bakım emeği, barınma, güvenlik ve istihdam gibi alanlarda daha da zor koşullarla karşı karşıya kaldı.
- Bakım emeği: Depremden sonra kadınların bakım emeği yükü kat be kat arttı. Çadır ve konteynır başvurusu yapmak, temizlik, aşevi kuyrukları, yaşlı ve engelli bakımı gibi işlerde kadınlar ön saflarda yer aldı. Bu durum, kadınların fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkiledi.
- Barınma: Çadırlar ve konteynırlar, kadınlar için mahremiyet ve güvenlik açısından yeterli değil. Kadınlar, bu alanlarda hem kendilerini hem de çocuklarını güvende hissetmiyor.
- Güvenlik: Deprem sonrası kentte artan suç oranı ve şiddet, kadınlar için daha da tehlikeli bir hale geldi. Kadınların bu süreçte şiddete maruz kalma riski arttı.
- İstihdam: Deprem sonrası bölgede birçok işyeri zarar gördü veya kapandı. Bu durum, kadınların istihdamını olumsuz etkiledi. Kadınların iş bulma şansı azaldı ve mevcut işlerinde de daha düşük ücretlere razı olmak zorunda kaldı.
- Kadınlara yönelik bakım emeği desteği artırılmalı.
- Kadınlar için güvenli barınma alanları oluşturulmalı.
- Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede etkin mekanizmalar kurulmalı.
- Kadınların istihdamının önündeki engeller kaldırılmalı.
Kadın ile 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'da kadınlar için çeşitli çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalar arasında şunlar yer aldı:
- Temel ihtiyaçlara erişim desteği: Halkevleri, kadınların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çeşitli çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalar arasında hijyen malzemeleri dağıtımı, kadın sağlığı bilgilendirme toplantıları ve psikososyal destek grupları yer aldı.
- Üretkenlik ve gelir desteği: Halkevleri, kadınların üretkenliği ve gelir elde etmelerini desteklemek için atölyeler ve kurslar düzenledi. Bu kurslar arasında makrome, amigurimi ve takı tasarımı yer aldı. Halkevleri, bu kurslarda üretilen ürünleri satışa sunarak kadınların gelir elde etmelerine yardımcı oldu.
- Sosyal ve kültürel etkinlikler: Halkevleri, kadınların sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli etkinlikler düzenledi. Bu etkinlikler arasında spor, masal atölyesi ve Çatlak oyunu yer aldı.
Eğitim planlaması ve uygulamaları yetersiz kalmıştır. Pandemi ve deprem nedeniyle eğitime ara verilmesi ve öğrencilerin okuldan kopması, telafi eğitimlerine olan ihtiyacı artırmıştır.
Halkevleri'nin girişimleri engellenmiştir. Halkevleri, deprem mağduru çocuklar için eğitim destek faaliyetleri yürütmüştür. Ancak Milli Eğitim Müdürlüğü, bu faaliyetleri "izinsiz ve yasak" olarak niteleyerek engellemiştir. Bu durum, kamusal alanda toplumsal ihtiyaçları karşılamak isteyen sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının engellenebileceğine dair endişelere yol açmıştır.
Kamu okulları depremden yeterince etkilenmediği halde, onarım ve yeniden inşa faaliyetleri için yeterli çaba gösterilmemiştir. Bunun yerine, İskenderun'daki Rauf Bey Gemisi'nin yatılı okula dönüştürülmesi gibi ihtiyaçtan kaynaklanmayan projeler hayata geçirilmiştir. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılmadığını göstermektedir.7. Bölüm Çocuklar
2023 Hatay depreminden etkilenen çocuklar, toplumsal yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi, devlet tarafından yeterince desteklenmedi. Depremin ardından çocuklar, sosyalleşme alanları olan okulları ve parkları kaybettiler, eğitime erişimleri sınırlandı ve psikososyal destek almaları zorlaştırıldı.
Yaşam Merkezleri'nde çocuk faaliyetleri kapsamında, depremden etkilenen çocukların psikososyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalar yürütüldü. Ancak, depremin yarattığı derin yaraları sarmaya yetmedi.
Yaşam Merkezleri'nin hedefleri arasında, her çocuğun eşit, adil, ulaşılabilir, bilimsel ve parasız bir eğitime, güvenli oyun, etkinlik ve yaşam alanlarına sahip olması yer alıyor. Bu hedeflere ulaşmak için, devletin ve toplumun ortak çabası gerekiyor. Depremden etkilenen çocukların yaşadıkları travmaları atlatmaları ve sağlıklı bir şekilde büyümeleri için, onlara destek olmak için her türlü çabayı göstermeliyiz.
İşte bu hedeflere ulaşmak için atabileceğimiz bazı adımlar:
Okulların onarılması, öğretmenlerin ve öğrencilerin psikososyal destek alması ve özel eğitim ihtiyacı olan çocukların ihtiyaçlarının karşılanması.
Çocukların sosyalleşmelerine ve oyun oynamalarına olanak sağlayacak güvenli alanlar oluşturmalıyız. Psikososyal destek almaları için gerekli koşulları sağlamalıyız. Bu, uzman desteği, grup çalışmaları ve oyun terapilerini içeriyor.8. Bölüm Yaşam Merkezleri
-6 Şubat 2023 Hatay depreminin ardından, depremzedeler için temel ihtiyaçların karşılanması ve dayanışmanın güçlendirilmesi amacıyla oluşturulan geçici yaşam alanlarıdır. Biri Harbiye’de henüz inşa aşamasında olan, diğer ikisi Aşağıokçular ve Yeşilpınar Mahallelerinde yer alan üç Yaşam Merkezi bulunmaktadır.
Yaşam Merkezleri, barınma, gıda, içme suyu, hijyen, sağlık, spor, sosyalleşme gibi temel ihtiyaçların kolektif bir şekilde karşılandığı yerlerdir. Bu ihtiyaçların karşılanması için aşevleri, su arıtma noktaları, çamaşırhaneler, spor alanları, sağlık evleri, hijyen noktaları, çocuk etkinlik konteynır/çadırları, eğitim konteynır/çadırları, kütüphaneler, çay ocakları gibi birimler kurulmuştur.
Yaşam Merkezleri’nde kurulan her bir birimin kuruluşundan işletilmesine, mahallenin ortak sorunlarının tespiti ve çözümlerin geliştirilmesinde mahallelinin söz ve karar sahibi olduğu mekanizmalar belirleyicidir. Bu sayede halk, “yardıma muhtaç” ve “mağdur” kategorisine sıkışmayarak özneleşmekte, Yaşam Merkezleri’ni sahiplenmekte, sorunların daha sağlıklı ifade edilmesini ve daha etkin çözümler geliştirilmesini sağlamaktadır.
Resmî kurumların söz ve karar hakkı tanımadığı halk, kentin deprem sonrası yeniden inşasında asli rol alması halinde daha etkin ve sağlıklı bir süreç işleyebileceğini bu pratikle ortaya koymaktadır.
Yaşam Merkezleri’ndeki aşevi, çay ocağı, çamaşırhane, sosyal alan düzenlemesi gibi pek çok birim ve faaliyet gönüllülere gerek kalmaksızın doğrudan mahalle halkı tarafından yürütülmektedir.
-Bugüne kadar Sevgi Parkı’nda, Aşağıokçular Çadır Alanı’nda ve Necla Duran Barış Parkı’nda, Dursunlu Halı Saha ve Yukarı Mahalle’de 5 farklı aşevi çalışması ile günlük 5 bin kişinin gıda ihtiyacı karşılanmıştır.
-Su arıtma noktaları Yeşilpınar, Aşağıokçular ve Harbiye’de üç noktada kurulmuştur ve her biri günlük iki ton temiz su sağlamaktadır. Ayrıca farklı periyotlarla kentin diğer mahallelerine araçlarla şişelenmiş su dağıtımı yapılmaktadır.
-Çamaşırhaneler de üç ayrı noktada kurulmuş olup civar 11 mahallenin kullanımındadır. Günlük 28 yıkama ile bugüne kadar 400’ü aşkın farklı hanenin temiz çamaşır ihtiyacını karşılamıştır.
-Şubat ayında Sevgi Parkı’nda kurulan ve gezici olarak pek çok mahalleye ulaşan revir çalışmalarının ardından, mart ayında da Aşağıokçular Mahallesi’nde sağlık evi kurulmuş, birinci basamak sağlık hizmetleri kamu tarafından karşılanıncaya kadar mahalle halkını bilgilendirmek ve temel desteklerde bulunmak üzere mayıs ayına kadar faaliyetini sürdürmüştür. Gönüllü sağlık emekçileri daha sonra da yıkımların yol açtığı asbestli toz sorunu ile ilgili bilgilendirme toplantıları yapıp, önlemsiz yıkımlara halkla birlikte müdahale etmiştir.
-Deprem sonrası yaşam alanları kısıtlanan ve hareketsiz bir hayata mahkum edilen bölge halkının sağlığı için spor faaliyetlerinin önemi tartışılmış ve gençler, çocuklar ve kadınlar için yürüyüşler, fitness, plates ve tekvando çalışmaları başlatılmıştır ve devam etmektedir.
-Yaşam Merkezleri’nde ayrıca yangın tehlikesine karşı ve ilaçlama vb. çevre sağlığı konusunda bilgilendirmeler, İşçi Filmleri Festivali, film gösterimleri, anma programları, çocuk şenlikleri düzenlenmiştir.
Sonuç olarak, Hatay Yaşam Merkezleri, depremzedeler için temel ihtiyaçların karşılanmasında ve dayanışmanın güçlendirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu merkezler, halkın söz ve karar sahibi olduğu, yeniden inşa sürecinin asli bir parçası olduğu bir modelin uygulanmasına örnek teşkil etmektedir.SONUÇ
- Hatay'da meydana gelen depremin ardından 200 gün geçti. Bu süre zarfında, kentte barınma, sağlık, eğitim, ulaşım, elektrik, temiz su, sağlık beslenme, psikososyal destek gibi temel ihtiyaçlar karşılanamadı.
- Halk, belirsizlikler ve maliyet kaygısı içinde yaşamını sürdürüyor. Devlet kurumları, halkı sağlıklı ve eksiksiz biçimde bilgilendirmedi. İhtiyaç ve sorunların tespitinde, yeniden inşa sürecinin yürütülmesi ve denetlenmesinde halkın söz sahibi olmadığı mekanizmalar kuruldu.
- Hatay'ın sosyal, kültürel, ekolojik dokusu tahrip edildi. Kentin demografik yapısı değiştirilmeye çalışıldı. Kültürel ve doğal miras, yaşam ve tarım alanları rant projeleriyle ve siyasi hesaplarla tahrip edildi.
Hatay'ın yeniden inşası, halkın katılımıyla, temel ihtiyaçların karşılanmasıyla ve kentin sosyal, kültürel, ekolojik dokusunun korunmasıyla mümkün olacaktır.Raporun Önerileri
- Geçim ve yaşam koşulları tahrip olmuş kent halkının barınma, sağlık, eğitim, ulaşım, elektrik, temiz su, sağlık beslenme, psikososyal destek gibi temel ihtiyaçları devlet tarafından nitelikli, parasız ve sürekliliği olan bir biçimde, kamusal bir hak olarak sağlanmalıdır.
- Halk belirsizlik içinde kaderine terk edilmemeli, devlet kurumları tarafından sağlıklı ve eksiksiz biçimde bilgilendirilmelidir. İhtiyaç ve sorunların tespitinde, yeniden inşa sürecinin yürütülmesi ve denetlenmesinde halkın söz, yetki, karar sahibi olduğu mekanizmalar kurulmalıdır.
- Hatay'ın sosyal, kültürel, ekolojik dokusunu tahrip eden politikalardan vazgeçilmelidir. Demografik yapıyı değiştirmeye, kültürel ve doğal mirası, yaşam ve tarım alanlarını rant projeleriyle ve siyasi hesaplarla tahrip etmeye yönelik adımlar durdurulmalıdır.
- Hatay'ın 200. Günü Raporu, kentin yaşadığı temel sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koymaktadır. Rapor, halkın sorunlarının çözülmesinin, halkın katılımıyla, temel ihtiyaçların karşılanmasıyla ve kentin sosyal, kültürel, ekolojik dokusunun korunmasıyla mümkün olacağını vurgulamaktadır.



















