Eğitim-Bir-Sen'den "Eğitim ve Ekonomi" Çıkışı: "Çalışma Barışı Tehlikede"
İSTANBUL / PENDİK – Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şube, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” vesilesiyle bölgedeki basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Programda konuşan Şube Başkanı Bilal Duran, eğitim çalışanlarının ekonomik sıkıntılarını, atama sistemindeki yanlışlıkları ve çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir açıklama yaptı, soruları yanıtladı.
Haber: Sibel Boz
Programın açılış konuşmasını Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkan Yardımcısı Emre Şahin yaptı. Şahin, basının eğitimin ve eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunların kamuoyuna doğru aktarılmasında hayati bir rol üstlendiğini vurguladı.
Toplantının ana değerlendirmesini ise Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı Bilal Duran yaptı:
“Temsil Yetkisi Bizde, Sorumluluk Bilinciyle Hareket Ediyoruz”
Bilal Duran, Eğitim-Bir-Sen’in Türkiye’nin en büyük sendikası ve en geniş tabanlı sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Türkiye genelinde 450 bin, konfederasyonumuz Memur-Sen çatısı altında ise 1 milyon 100 bini aşan üyemizle kamu çalışanlarının en güçlü temsilcisiyiz. İstanbul 4 No’lu Şube olarak 6 ilçede yaklaşık 7 bin üyemizle sahadayız. Bu büyüklük bize sadece yetki değil, ağır bir sorumluluk da yüklüyor.”
KAZANIMLAR: Mücadeleyle Alınan Haklar
▪ Toplu Sözleşme Masasında Temsil
Duran, Memur-Sen’in toplu sözleşme sürecinde masada olduğunu ve kamu çalışanlarının taleplerini güçlü biçimde dile getirdiğini belirtti.
▪ Uzman ve Başöğretmenlik Düzenlemesi
Uzman ve başöğretmenlik uygulamasının mesleki itibar açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade eden Duran, bu düzenlemenin eksik yönlerine dikkat çekti.
▪ Sosyal Sendikacılık
Yurt dışı gezileri, eğitim zirveleri, atölye çalışmaları ve her yıl üyelere verilen eğitim materyalleriyle sendikal faaliyetin sadece özlük haklarıyla sınırlı kalmadığını belirtti.
▪ Toplumsal Duyarlılık
Gazze için yürütülen yardım kampanyaları, “Soframızı Gazze ile Paylaşıyoruz” çalışmaları ve eğitimin değer boyutuna sahip çıkılması sendikanın sosyal duruşunun parçası olarak öne çıktı.
SORUNLAR VE OLMASI GEREKENLER
1️⃣ Emeklilik Sistemi: Büyük Adaletsizlik
Duran’a göre eğitim çalışanlarının en büyük kaygısı emeklilikte yaşanan ciddi gelir kaybı:
“30 yıl çalışan bir öğretmen emekli olduğunda maaşının %50’den fazlasını kaybediyor. Çünkü seyyanen zamlar ve tazminatlar emekliliğe yansıtılmıyor. Uzmanlık, başöğretmenlik gibi kazanımlar emeklilikte yok sayılıyor. Bu kabul edilemez.”
Talep:
Tüm ek ödemelerin emekli maaşına yansıtılması
Çalışan–emekli arasındaki uçurumun kapatılması
2️⃣ Ekonomi: Sabit Maaş, Artan Gider
İstanbul’da sabit gelirle yaşamanın artık ciddi bir geçim mücadelesine dönüştüğünü vurgulayan Duran şunları söyledi:
“Öğretmen maaşı ayın 15’inde sabit ama kira, fatura, ulaşım her gün artıyor. Bu tablo çalışma barışını zedeliyor.”
3️⃣ 4688 Sayılı Kanun: Artık Kadük
Duran, kamu çalışanlarının önündeki en büyük yapısal engelin 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu olduğunu belirtti:
“Bir eylem yapıyorsunuz, karşılığını kanun nedeniyle hayata geçiremiyorsunuz. Bir çalışma yürütüyorsunuz, yine kanuna takılıyor. Toplu sözleşmede anlaşma sağlansa bile son aşamada ‘yüzdelik dilim’ gibi başlıklarda süreç Kamu Görevlileri Hakem Heyeti’ne kalıyor. Heyet, hükümetin belirlediği 4 ve sivil toplumun belirlediği 3 üyeden oluştuğu için çoğu zaman hükümetin teklif ettiği rakamlar onaylanmış oluyor. Bu nedenle Kamu Görevlileri Hakem Heyeti fiilen bir ‘noter’ gibi çalışıyor. Önümüzdeki dönemde en önemli hedefimiz, 4688 sayılı Toplu Sözleşme Kanunu’nun değişmesini sağlamak.”
4️⃣ Öğretmen Atamaları: Rakamlar Gerçeği Yansıtmıyor
Atama sayılarının son yıllarda dramatik biçimde düştüğünü vurgulayan Duran, öğretmen açığının ücretli öğretmenlik uygulamasıyla kapatılmasına sert tepki gösterdi:
“600–700 ücretli öğretmenin görev yaptığı ilçelere 20–30 kadrolu öğretmen atamak çözüm değildir. Aynı işi yapan eğitimciler arasında bu denli büyük ücret ve özlük farkları çalışma barışını bozuyor. Ücretli öğretmenlik, geçici bir tedbir olmaktan çıkmış, yapısal bir soruna dönüşmüştür.”
Duran, ücretli öğretmenliğin asgari ücretin yaklaşık yarısı kadar maaş ve eksik sigorta ile sürdürüldüğünü hatırlatarak, bu uygulamanın hem öğretmeni hem de eğitim sistemini yıprattığını söyledi.
Talep:
Öğretmen ihtiyacının gerçek verilerle tespit edilmesi
İhtiyacın kadrolu öğretmen atamalarıyla karşılanması
Ücretli öğretmenlik uygulamasının kalıcı çözüm olarak görülmemesi
Aynı işi yapan öğretmenler arasında ücret ve özlük eşitliğinin sağlanması
5️⃣ Rotasyon ve Re’sen Atama: Huzuru Bozan Uygulamalar
Duran, öğretmen rotasyonuna ve ilçe dışı re’sen atamalara karşı olduklarını net biçimde ifade etti, hukuku mücadelenin sürdüğünü belirtti:
“Norm fazlalığının faturası öğretmene kesilemez. Sorun öğretmenden kaynaklanmıyorsa çözüm de öğretmeni yerinden etmek olamaz.”
6️⃣ Maarif Modeli: Değerler Tamam, Evrak Yükü Fazla
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin değerler vurgusunu olumlu bulduklarını söyleyen Duran, uygulamadaki aşırı bürokrasiyi eleştirdi:
“Bir öğrenci için bir top A4 kâğıdı dolusu rapor isteniyor. Dijital çağda bu kırtasiyecilik sürdürülemez.”
Toplumsal Sorumluluk Vurgusu:
“Sorun Sadece Eğitimle Sınırlı Değil”
Suça sürüklenen çocuklardaki artış ve eğitim sistemi ile ilgili bağlantıyı içeren bir soruya cevaben Bilal Duran, yaşanan problemlerin yalnızca eğitim sistemiyle açıklanamayacağını ifade etti. Suça sürüklenen çocuk sayısındaki artışa ve aile yapısındaki bozulmaya işaret eden Duran, bu durumun okullardan başlayarak tüm toplumsal yapıyı olumsuz etkilediğini söyledi.
Eğitim sisteminin güncellenmesinin gerekli olduğunu ancak bu yükün yalnızca öğretmenlerin ve eğitim camiasının omuzlarına bırakılamayacağını vurgulayan Duran, aile, sivil toplum ve devletin birlikte sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
"SOFRAMIZ GAZZE İLE BİR"
Sadece bir sendika değil, Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olduklarını hatırlatan Bilal Duran, Gazze’deki insanlık dramına karşı hassasiyetlerini de dile getirdi:
"Geçtiğimiz ay öğretmenlerimizin ek ders ücretlerini Gazze’ye gönderdik. Ramazan ayında da 'Soframızı Gazze ile Paylaşıyoruz' diyerek kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz."
















