Duran, Ramazan’ın “birlik ve beraberlik ayı” olduğuna dikkat çekerek, bu dönemin yalnızca oruçla sınırlı kalmadığını; “kalbi, dili ve davranışları güzelleştirmeyi” hedeflediğini vurguladı. Geçtiğimiz Ramazan ayında sendikal ziyaretlerde okullarda yapılan etkinliklerle karşılaştıklarını aktaran Duran, “Ramazan köşeleri”, öğrencilerin sınıfları gezerek davul eşliğinde mâni okuması ve Ramazan tebriği için gelen öğrencilere öğretmenlerin harçlık vermesi gibi örneklerin memnuniyet verici olduğunu ifade etti.
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ndeki “ahlak-erdem-değer” yaklaşımına atıfta bulunan Duran, okullarda Ramazan’a yönelik planlamalarda; her gün bir ders saatinin Ramazan’ın değerlerine ayrılması, öğrenci-öğretmen-veli iftar programlarının düzenlenmesi, velilerin de dahil olacağı çevrim içi ya da yüz yüze mukabele programlarının yapılması gibi başlıkların öne çıkabileceğini belirtti.
Duran ayrıca, fitre-sadaka gibi kavramların daha iyi anlatılması, ihtiyaç sahiplerine yönelik yardımlaşma kampanyalarının yaygınlaştırılması ve mazlum coğrafyalara yönelik farkındalık çalışmalarının dayanışmayı artıracağını dile getirdi. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin farklı etkinliklerle Ramazan’ı “öğrencilerle birlikte daha coşkulu ve ruhuna yakışır şekilde” yaşatabileceğini kaydeden Duran, Ramazan etkinliklerinin Millî Eğitim Bakanlığı’nın “Belirli Gün ve Haftalar” çizelgesine dahil edilmesi teklifini de paylaştı.
Duran, mesajını “savaş ve kavgaların son bulduğu, daha adil ve yaşanabilir bir dünya” temennisiyle tamamlayarak, tüm İslam âlemine hayırlı Ramazanlar diledi.
Kaynak: Bilal Duran – Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı



















