(TBMM) - CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp yaptığı konuşmada, "Kürt Sorunu, başkasından esirgediğimizi kendimize hak görerek çözülemez. Ve Leman Dergisi çalışanlarının, İlke Tv Programcısı Ercüment Akdeniz'in, Fatih Altaylı'nın, Erol Zavar'ın, Furkan Karabay'ın özgürlükleri sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından son derece önemlidir. Özetle, komisyonun önceliği ne olacaksa, hangi yol ve yöntemlerle çalışmalarını sürdürecek ve tamamlayacaksa bile basın özgürlüğü özelinde demokrasiye doğru evrilen topyekün bir zihniyet değişimi şarttır. Bu zihniyet değişiminin de siyasi iktidar bloğundan başlaması gerekir" dedi.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında toplanan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun toplantısında, komisyonun çalışmasına ilişkin görüş ve öneriler dinleniyor.CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, komisyonda yaptığı konuşmada, şunları söyledi:"Kürt sorununu silahsız, şiddetsiz, çatışmasız bir iklimde konuşma; bu komisyona itiraz eden kişi ve kurumlar da dahil olmak üzere, birbirimizi anlayarak, anlamaya çalışarak sorunu çözme, ülkemizin demokratikleşmesine kalıcı ve önemli katkılar sağlama hedefiyle bir araya geldik. Atatürk'ün 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' sözünün cisimleştiği Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında kurulan komisyonumuza 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu' ismini verdik. Ve Komisyonunun çalışma usül ve esaslarının, 'Amaç ve görevler' maddesine 'Özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında çalışmalar yapmak' ifadesini koyduk. Bu bağlamda siyaset kurumunun kişisel ve toplumsal hayatın bütününe demokrasi, adalet ve özgürlük penceresinden bakmaması halinde Kürt Sorunu'nun çözümünün de sağlıklı yürümeyeceğini düşünüyorum.Kürt Sorunu'nun çözümünün, toplumsal barışın sağlanmasının yegane şartı demokratikleşme; herkes için ve her alanda adalet ve özgürlük olduğunu vurgulamak istiyorum, Bu çerçevede, aralarında basın özgürlüğünün de olduğu başlıklarla ilgili olarak parti sözcülerimiz, yapılması gereken yasa değişiklikleriyle ilgili yaklaşımımızı ortaya koydular, tavrımızı tutanaklara geçirdiler. Diğer partilerin değerli temsilcileri de yasal düzenlemelerle ilgili görüşlerini ifade ettiler. Ben bunları tekrar etmeksizin ama ek olarak; yasa değişikliğine gerek duyulmaksızın bir zihniyet değişiminin de gerekliliğine dikkat çekmek istiyorum.Basın özgürlüğü; içinde bulunduğumuz süreci nasıl nitelendiriyor ve nasıl görüyor olursak olalım, bu masada bulunma hedefimizin oksijenidir. Çünkü Kürt sorunu, bu ülkenin yüz yılı aşkın süredir taşıdığı en ağır sorunlardan biridir. Bu sorunun çözümü için gerçeği, özgürce konuşabilmemiz, tartışabilmemiz gerekir. Bunun için de basının üzerindeki her türden baskıyı ortadan kaldırmak şarttır. Çünkü gerçekler özgürce ortaya konulur ve özgürce tartışılırsa toplumsal barış için ortak zemin yaratılmış olur. Hakikatin üzerini örtmemek, olmayanı varmış gibi göstermemek ve gazetecilerin üstündeki baskıları ortadan kaldırmak Kürt sorununun çözümü bağlamında olmazsa olmazlardandır. Üstelik kabul edilmelidir ki basın özgürlüğü doğrultusunda atılacak adımlar, silah bırakma ve eve dönüş sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine, menzile ermesine önemli katkılar sağlayacak; toplumsal rızanın artmasına doğrudan etki edecektir. "Basın özgürlüğü özelinde demokrasiye doğru evrilen topyekün bir zihniyet değişimi şarttır"Bu noktada zihniyet değişiminden kastımı iki örnekle açmak istiyorum. Örneğin dün tutuklu gazeteci Fatih Altaylı hakkında 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla yeni soruşturma açıldı. Velev ki Fatih Altaylı bu suçu işlemiş olsun. İktidar bloğunu kayıtsız şartsız destekleyen medya kuruluşlarının ve bu kuruluşların çalışanlarından birinin dahi 'Halkı yanıltıcı ilgiyi alenen yayma' suçunu bir kez olsun dahi işlemediğini söyleyebilir misiniz? Ya da iktidarı kayıtsız şartsız destekleyen televizyonların örneğin Halk TV'ye, Sözcü TV'ye, Tele 1'e ceza verme gerekçesi olarak ortaya konulan ihlallerin hiç birini yıllardır istikrarlı bir şekilde gerçekleştirmediğine…. Yayınlarının bütünüyle hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olmadığına, yayınlarında insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olduklarına, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içermediğine şahitlik eder misiniz? Arkadaşlar samimi olalım. Kürt Sorunu, başkasından esirgediğimizi kendimize hak görerek çözülemez. Ve Leman Dergisi çalışanlarının, İlke Tv Programcısı Ercüment Akdeniz'in, Fatih Altaylı'nın, Erol Zavar'ın, Furkan Karabay'ın özgürlükleri sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından son derece önemlidir. Özetle, komisyonun önceliği ne olacaksa, hangi yol ve yöntemlerle çalışmalarını sürdürecek ve tamamlayacaksa bile basın özgürlüğü özelinde demokrasiye doğru evrilen topyekün bir zihniyet değişimi şarttır. Bu zihniyet değişiminin de siyasi iktidar bloğundan başlaması gerekir. Bu değişim sağlanması halinde barışa ulaşmak kolaylaşır. Tekrar edeyim; Kürt Sorunu ve diğer tüm temel sorunlar, başkasından esirgediğimizi kendimize hak görerek çözülemez.Nasıl ki sürecin yeni dilini inşa etmekten bahsediyoruz; güven arttırıcı adımlar atmaktan bahsediyoruz; zihniyet değişimi de özel bir yasal düzenleme gerekmeksizin sorunun çözümüne yönelik niyetlerin ortaya konulması açısından toplumsal rızayı arttıracak, pekiştirecek bir adım olacaktır. Ve son olarak kimlerin dinlenilmesi gerektiğine ilişkin olarak; şehit aileleri ile gazi ve gazi ailelerinin dinlenmesini doğru buluyorum. Ve konuşmamın içeriğine de atfen, Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, TGS, ÇGD, Disk Basın İş'in Basın Özgürlüğü ve Barış Gazeteciliği bağlamında dinlenmesinin yerinde olacağını düşünüyorum.Türkiye Barolar Birliği ile bölge baroları, Türk Tabipleri Birliği ve bölgenin önde gelen sivil toplum örgütleri, bölgenin çok dinli, çok kültürlü kimliği bağlamında Ermeni, Rum ve Yahudi toplumunun dini ve/veya sivil toplum önderleri, Süryani, Yezidi, Keldani toplumunun dini ve/veya sivil toplum önderleri.Sayın Başkan, size emanet edeceğim son bir önerim daha olacak. Tahir Elçi Vakfı Başkanı Avukat Mahsun Batı'nın dinlenmesi kıymetli olacaktır. Bu önerimi özellikle dikkatte almanızı istirham ediyorum."
Politika
Yayınlanma: 12 Ağustos 2025 - 22:26
Demokrasi Komisyonunda Okan Konuralp: Fatih Altaylı'nın, Erol Zavar'ın, Furkan Karabay'ın özgürlükleri sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından son derece önemlidir
CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, TBMM'de kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda konuşma yaptı.
Politika
12 Ağustos 2025 - 22:26
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir
















