TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Çerçeve Yasa teklifinin ikinci bölümü üzerinde siyasi parti grupları adına konuşmalar yapıldı.Görüşmelerde üç farklı yaklaşım öne çıktı: Yeni Yol Partisi demokratikleşme ve toplumsal aidiyet üzerinden düzenlemeye destek verirken, CHP teklifi çatışmanın sona ermesi için önemli bir başlangıç olarak değerlendirdi. YENİ Parti ise barış hedefini desteklediğini belirtmesine rağmen teklifin yürütmeye verdiği geniş yetkileri eleştirdi.
Yeni Yol: "Örgütün büyüdüğü zemini ortadan kaldırmak gerekiyor"
Yeni Yol Grubu Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, Kürt meselesinin özellikle bölge halkının gündemindeki yerini koruduğunu söyledi.Örgütün büyümesinde dışlanmışlık hissi, demokratik siyaset kanallarının yeterince işlememesi ve aidiyet duygusunun zayıflamasının etkili olduğunu savunan Torun, bu nedenleri konuşmanın şiddeti meşrulaştırmak anlamına gelmediğini vurguladı.Torun'a göre asıl mesele, terör örgütünün toplumsal zemin bulmasını sağlayan nedenleri ortadan kaldırmak."İnsanların kendilerini dışlanmış hissetmeleri, demokratik siyaset kanallarının yeterince güçlü işlememesi ve aidiyet duygusunun zayıflaması bugün feshini konuştuğumuz örgütün büyüme sebepleridir" diyen Torun, demokratikleşmenin güçlendirilmesi ve gençlerin yaşam standartlarının yükseltilmesi gerektiğini söyledi.Torun, Çerçeve Yasa'nın en önemli hedefinin çatışmayı sona erdirerek demokratik siyasetin önünü açmak olduğunu ifade etti.CHP'li Polat: "Eksikleri olabilir ama silahları susturacak bir hukuki metin önümüzde"
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat ise çözüm sürecinde TBMM'nin merkezde olmasını olumlu değerlendirdi.Polat, teklifin eksikleri ve tartışmalı yönleri bulunabileceğini kabul etmekle birlikte, esas olarak çatışmanın sona erdirilmesine odaklanılması gerektiğini savundu."Bu yasanın eksiği vardır, fazlası vardır demeden silahları sonsuza dek susturacak bir hukuki metin önümüzdedir" diyen Polat, sürecin Türkiye açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini ifade etti.Polat ayrıca geçmişte meselenin adının doğrudan konulmasından kaçınıldığını belirterek, "Şark meselesi", "terör meselesi" ve "Doğu ve Güneydoğu meselesi" gibi tanımlamaların ardından "Kürt meselesi" ifadesinin kullanılmasında geç kalındığını söyledi.Yaklaşık 40 yıllık çatışma döneminde on binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve Türkiye ekonomisinin de ağır bir bedel ödediğini belirten Polat'ın yaklaşımı, teklifi sorunlarına rağmen silahların susması için atılması gereken bir adım olarak desteklemek şeklinde öne çıktı.YENİ Partili Emir: "Hedef doğru olabilir ama yöntem ciddi sorunlar taşıyor"
YENİ Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir ise farklı bir noktaya dikkat çekti.Emir, terörün sona erdirilmesi için bir kapı açılmasını önemli bulduğunu belirtirken, teklifin hazırlanma biçiminin ve içeriğinin toplumda ciddi güvensizlik yarattığını söyledi.Komisyon raporundaki demokratikleşme, adalet ve hukuk devleti başlıklarının kanun teklifine yansıtılmadığını savunan Emir, özellikle yargının siyasallaştığı yönündeki kaygılar nedeniyle toplumun sürece yeterince güvenemediğini ifade etti.Emir'e göre temel sorun, barış hedefinden ziyade bu hedefe hangi hukuki mekanizmalarla ulaşılacağı.En büyük itiraz 7'nci maddedeki Kurul'a
Emir, teklifin 7'nci maddesiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında oluşturulması öngörülen Kurul'a dikkat çekti.Kurulda Adalet, İçişleri ve Millî Savunma bakanlarının da yer alacağını belirten Emir, düzenlemenin birçok kritik kararı bu yapıya bıraktığını söyledi."Her şey bu Kurula bağlı, her şey bu Kurulun hangi konuda hangi kararı vereceğine bağlı" diyen Emir, böyle bir yapının şeffaf, hesap verebilir ve yargı denetimine açık olması gerektiğini vurguladı.Ancak teklifte bu güvencelerin yeterince açık olmadığını savundu."Bunun adı hukuki belirsizlik, keyfiyet ve yetki gasbıdır"
Emir'in en sert itirazı, Kurul'a verilen hak yoksunluklarını kaldırma ve yeni yasal düzenlemeler talep etme yetkilerine yönelik oldu.Teklifte Kurul'un "adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunabileceğinin" yazıldığını hatırlatan Emir, yürütme içinde oluşturulan bir kurulun yasama süreçleri üzerinde bu kadar etkili hale getirilmesini eleştirdi.Hak yoksunluklarının hangi başvuru üzerine, hangi ölçütlere göre ve kim tarafından kaldırılacağının açık olmadığını söyleyen Emir, "Kim başvuracak? Belli değil. Neye göre karar verecek? Bilmiyoruz" dedi.Kurul kararlarına karşı yargı yolunun açık olup olmadığının da net olmadığını savunan Emir, düzenleme için "Bunun adı hukuki belirsizliktir, keyfiyettir, yetki gasbıdır" ifadelerini kullandı.Üç farklı yaklaşım
Genel Kurul'daki konuşmalarda ortaya çıkan tutumlar özetle şöyle şekillendi:- Yeni Yol Partisi: Çatışmanın sona ermesi için demokratikleşmenin ve siyasal katılımın güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor; Çerçeve Yasa'yı bu yönde bir araç olarak görüyor.
- CHP: Teklifin eksikleri olabileceğini kabul ediyor ancak silahların susması ve sorunun TBMM merkezli çözümü açısından düzenlemeyi önemli bir başlangıç olarak değerlendiriyor.
- YENİ Parti: Terörün sona ermesi ve toplumsal barış hedefini destekliyor ancak özellikle 7'nci maddede oluşturulan Kurul'un yetkilerinin belirsiz ve denetimsiz olduğunu savunarak yönteme ciddi itirazlar yöneltiyor.












