İran savaşı aylardır petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı, füze saldırıları ve bölgesel askeri dengeler üzerinden gündeme gelirken,
Birleşmiş Milletler destekli yeni rapor çatışmanın
siviller üzerindeki etkisini ve uluslararası hukuk boyutunu yeniden gündemin merkezine taşıdı.BM İnsan Hakları Konseyi tarafından görevlendirilen
İran Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, 17 Eylül’de açıkladığı bulgularda hem ABD’nin askeri operasyonlarını hem de İran yönetiminin kendi vatandaşlarına yönelik uygulamalarını inceledi.
ABD saldırıları için “savaş suçu” bulgusu
Araştırma misyonu, ABD’nin 28 Şubat'ta İran'da gerçekleştirdiği iki saldırıyla ilgili olarak
ayrım gözetmeyen saldırılar düzenlendiğine ve bunların savaş suçu oluşturduğuna inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu açıkladı.
İncelenen en ağır olaylardan biri İran'ın güneyindeki Minab kentinde bulunan Şajare Tayyebeh İlkokulu'na yönelik saldırı oldu.BM kaynaklarına göre saldırıda 150’den fazla kişi hayatını kaybetti; ölenlerin yaklaşık 120’si çocuktu. Misyon, okulun açık biçimde tanımlanabilir bir sivil yapı olduğuna dikkat çekerek hedefin askeri nitelikte olduğunun yeterince doğrulanmadığı sonucuna vardı.İkinci olayda ise Lamerd kentindeki bir spor kompleksi ile çevresindeki yerleşim alanının vurulduğu ve 22 sivilin öldüğü bildirildi.İki saldırıda toplam en az
178 sivilin yaşamını yitirdiği belirtildi.
Çocukların öldüğü okul saldırısı raporun merkezinde
Misyonun değerlendirmesinde özellikle okul saldırısında alınması gereken önlemlerin alınmaması üzerinde duruldu.Araştırmacılar, mevcut bulguların olayın yalnızca basit bir operasyonel hata veya ihmal olarak değerlendirilmesinin ötesine geçtiği sonucuna vardı. Saldırının planlanması ve hedefin doğrulanması sürecinde sivilleri korumaya yönelik uluslararası insancıl hukuk yükümlülüklerinin ihlal edilmiş olabileceği belirtildi.
ABD yönetimi ise BM İnsan Hakları Konseyi ve raporun yaklaşımına yönelik eleştirilerde bulundu. AP'nin aktardığına göre Washington bulguları reddederken, konseyin geçmiş çalışmalarındaki tarafsızlığını da sorguladı.
İran yönetimine “insanlığa karşı suç” suçlaması
Rapor yalnızca ABD'nin savaş sırasındaki eylemlerini incelemiyor.Misyon, İran yönetiminin 2025'in sonlarında başlayıp 2026'ya uzanan hükümet karşıtı gösterilere yönelik müdahalesinde
öldürme, işkence, keyfi tutuklama ve diğer insanlık dışı eylemlerin yaygın ve sistematik biçimde gerçekleştirildiği sonucuna vardı.Araştırmacılara göre bu ihlallerin bir bölümü
insanlığa karşı suç niteliğinde.Raporda güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanımının ülkenin tüm bölgelerine yayıldığı ve protestolar sırasında en az
221 çocuğun öldürüldüğü belirtildi.On binlerce kişinin keyfi biçimde gözaltına alındığı; bazı tutukluların işkenceye, tecride ve avukata erişimin engellenmesine maruz kaldığı da bildirildi.Misyon ayrıca protestolarla bağlantılı olarak en az 29 erkeğin kısa yargılamaların ardından idam edildiğini ve aralarında kadınlarla çocukların da bulunduğu 70'ten fazla kişinin idam riski altında olduğunu açıkladı.İran yönetimi ise protestolardaki şiddetin bir bölümünü yabancı destekli gruplara bağlayan açıklamalarda bulundu ve çatışmalara ilişkin Batılı ülkelerin değerlendirmelerini reddetti.
Siviller iki farklı tehdidin ortasında
Raporun ortaya koyduğu tablo, İran’daki siviller açısından dikkat çekici bir ikili duruma işaret ediyor.
Bir tarafta dışarıdan gerçekleştirilen askeri saldırılarda sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası hukuk kurallarının ihlal edildiği yönünde bulgular bulunurken, diğer tarafta İran yönetiminin kendi vatandaşlarına yönelik sistematik baskısına ilişkin insanlığa karşı suç değerlendirmesi yer alıyor.Araştırma misyonu hem ABD'ye hem İran'a ihlalleri durdurma, mağdurlara tazminat sağlama ve sorumlular hakkında bağımsız soruşturmaların önünü açma çağrısında bulundu.
BM raporu mahkeme kararı anlamına gelmiyor
Rapordaki “savaş suçu” ve “insanlığa karşı suç” ifadeleri önemli olmakla birlikte, bulguların uluslararası bir mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararı olmadığı ayrımını yapmak gerekiyor.İran Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, BM İnsan Hakları Konseyi tarafından oluşturulan bağımsız bir soruşturma mekanizması. Misyonun görevi delil toplamak, olayları belgelemek ve uluslararası hukuk açısından değerlendirmek; doğrudan ceza verme veya kişileri mahkûm etme yetkisi bulunmuyor.Toplanan bilgi ve kanıtlar ise ileride ulusal veya uluslararası yargı süreçlerinde kullanılabilecek materyaller arasında yer alabilir.Karşı Sav Haber Merkezi