MAZLUMDER'den Demokrasi Komisyonuna: Kayyum uygulamaları son bulmalı
TBMM'de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantısı, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapıldı. Toplantıya MAZLUMDER adına Genel Başkan Av. Kaya Kartal, Genel Başkan Yardımcısı Av. Semih Biten ve Genel Başkan Yardımcısı Aziz Oğuzhan Karaman katıldı.
MAZLUMDER, TBMM’deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na Katıldı
MAZLUMDER Genel Başkanı Kaya Kartal, yaptığı sunumda Türkiye’nin en önemli insan hakları meselelerinden biri olarak gördükleri Kürt sorununa ilişkin 1991’den bu yana Kürt sorunu üzerine yürüttüğü çalışmaların altını çizerek, görüşlerini aktardı.
“Silahların bırakılması tarihî bir fırsat”
Kartal, komisyonun kurulmasını ve Meclis Başkanı’nın başkanlığında toplanmasını önemli bir adım olarak değerlendirdi. “Silahların bırakılmış, hatta yakılmış olması ve sivil toplumun burada dinleniyor olması oldukça önemli”
"Silah bırakma sürecinin bir yasal zemini oluşmalı. Silah bırakan örgüt elemanlarının durumu ne olacak, yurt dışında, cezaevlerinde bulunan örgüt üyelerinin, ceza almış insanların durumu ne olacak, bunun ilgili nasıl bir zemin oluşturulacak; bunların tartışılması ve yasal bir çerçeveye kavuşturulması gerekiyor. Geçmişte çünkü bunlarla ilgili kötü örnekler ve tecrübeler var." dedi.
MAZLUMDER’in 1990’lı yıllardan bu yana Kürt sorunu üzerine çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Kartal, 1992 ve 2012’de düzenlenen Kürt Sorunu Forumlarını örnek göstererek, “Umudumuz o ki 2032’de bir daha böyle bir foruma ihtiyaç kalmasın” diye konuştu.
“Ana dilde eğitim ve kimliğin tanınması aciliyet kesbediyor”
Kartal, çözüm sürecinin en kritik başlıklarından birinin ana dilde eğitim hakkı olduğunu vurguladı:
“Ana dilde eğitim herkesin en doğal hakkıdır. Kamu otoritesi bu hakkın kullanımını sağlamakla mükelleftir. Eğitim müfredatı da bu toplumda yaşayan bütün kimlikleri kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.”
Kürt kimliğinin tanınması ve yok sayılmaması gerektiğini de belirten Kartal, “Cumhuriyetin kuruluşunda Kürtler de kurucu unsur olarak yer aldı. Müfredat ve resmi belgelerdeki inkârcı yaklaşım artık terk edilmeli”
"Özellikle yakın tarih konularında yanlış bilgilendirmeler ve ideolojik yönlendirmeler yerine adil, kuşatıcı ve çok boyutlu bir tarih anlatımı pekala mümkün." dedi.
“Kayyum uygulamaları izzet kırıcıdır”
Yerel yönetimlere kayyum atanmasının toplumsal güveni zedelediğini söyleyen Kartal şu ifadeleri kullandı:
“Kayyum uygulamaları, halka ‘Siz iyi seçemediniz, biz daha iyisini atayabiliriz’ mesajı veriyor. Bu izzet kırıcı bir uygulamadır. Buna son verilmeli, yerinden yönetimi güçlendirecek adımlar atılmalıdır.
Özellikle vali, kaymakam, emniyet müdürü gibi şehirlerde görev yapan yöneticilerin bölge kültürünü ve bölge dilini bilen insanlardan seçilmesine özen gösterilmeli. Yani orada halkla doğrudan temas kuran, muhatap olan insanların o halkın kültürüne, diline, örfüne geleneğine yabancı olması, hatta bazen tepkisel davranması, Türkiye tecrübesi açısından artık terk edilmesi gereken bir uygulama.”
“İfade özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalı”
MAZLUMDER Genel Başkanı, sorunun çözümünde ifade özgürlüğünün kilit rol oynadığını belirtti:
“Konuşulamaz alanlar, kırmızı çizgiler olmamalıdır. Sorunların kök sebeplerine inebilmek için özgürce tartışmak gerekiyor. Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’ndaki soyut suç tipleri, ifade özgürlüğünü zehirliyor. Bunların kaldırılması şarttır.”
“Siyasi mahpuslara eşitsizlik giderilmeli”
Kartal, cezaevlerinde siyasi mahpuslara yönelik uygulamaların adli mahpuslardan farklı olduğuna dikkat çekti:
“Türkiye siyasi yargılamalarına ve infaz rejimine baktığımızda, siyasi mahpuslar söz konusu olduğunda neredeyse hiçbir af ya da af anlamına gelebilecek denetimli serbestlik, infaz indirimi uygulaması görmüyoruz. Siyasi mahpuslar hep istisna tutuldu. Bu ciddi bir eşitsizlik üretiyor.
Hâlbuki devlet, esasen, kendisine karşı işlenen suçları affedebilecek bir mekanizmadır ama biz örtülü af diyoruz tabii ki. Denetimli serbestlik uygulamalarının -son on yılda, on beş yılda- yine, infaz indirimi anlamına gelecek uygulamaların, şartlı tahliye uygulamalarının tamamının adli mahpuslar açısından cari olduğunu gördük maalesef.
İnfaz rejimi yeniden düzenlenmeli. Terörle Mücadele Kanunu'nun da mümkünse toptan lağvedilerek Türk Ceza Kanunu'nun zaten yeterli görülmesi suretiyle artık ilerlenmesi gerekiyor kanaatindeyiz.
Özellikle hasta mahpuslar konusunda insani adımlar atılması aciliyet taşıyor.”
“Geri dönüş olmamalı”
Silahların bırakılmasının geri dönüşsüz bir aşama olduğunu vurgulayan Kartal, “Bunun hakikaten geri dönüşünün olmaması lazım. Bu noktadan tekrar geriye dönersek bu hepimiz için hem bir utanç olacaktır”
"Farklı taraflar gözardı edilmemeli"
"PKK'yla konuşulması gereken bir sorun değil. Bu sorunun farklı tarafları da var. Bu tarafların da göz ardı edilmeden bu sorunun, yine, farklı muhataplıklarla birlikte ele alınması lazım. Böylece bu sorun hakikaten tarihe gömülmüş olsun ve artık sorun olmaktan çıksın."dedi.
Toplantı sonunda MAZLUMDER, sürecin barış ve demokrasi adına kalıcı sonuçlar doğurmasını temenni etti.