İstanbul Barosu açıkladı: 2020–2025 arasında 70 bini aşkın çocuk hırsızlık suçlamasıyla adli sistemde yer aldı

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nin 5,5 yıllık CMK verilerini analiz ettiği rapor, suça sürüklenen çocukların en çok hırsızlık, dolandırıcılık, yağma, kasten yaralama ve uyuşturucu suçlamalarıyla adli süreçlere girdiğini ortaya koydu. Erkek çocuklar tüm suç kategorilerinde açık ara çoğunlukta.

Haber: Tuba KARA

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, 01.01.2020–31.07.2025 dönemine ilişkin CMK kapsamında avukat görevlendirilen suça sürüklenen çocuklara dair kapsamlı verilerini açıkladı. Rapora göre çocukların adli sistemle teması yüksek yoğunlukla devam ederken, en ağır yükü hırsızlık ve uyuşturucu suçları oluşturuyor.

Baro temsilcileri, sayılar incelendiğinde İstanbul’da çocukların toplumsal, ekonomik ve yapısal riskler nedeniyle giderek daha erken yaşlarda adli süreçlere girdiğini vurguluyor.

Hırsızlık: Suça sürüklenen çocukların en yoğun olduğu alan

Raporun en dikkat çekici bulgusu hırsızlık suçlamalarıyla CMK görevlendirmeleri, toplam müdafi görevlendirmesi 70 bin 629 çocuk, erkek çocuk oranı yüzde 84,3. Bu veriler, hırsızlık suçunun İstanbul’da suça sürüklenen çocukların ceza sistemiyle temas ettiği en yüksek hacimli kategori olduğunu gösteriyor. Sayıların yüksekliği; yoksulluk, okul terki, sokakta korunmasız yaşam, sosyal hizmet eksiklikleri gibi yapısal sorunlarla bağlantılı olarak değerlendiriliyor.

Dolandırıcılık: Pandemi sonrası sert artış

Dolandırıcılık suç tipinde çocuklara yönelik CMK görevlendirmeleri 2020'de düşük seyrederken, 2022’de belirgin bir sıçrama yaşandı. Rapor, bu artışı iki nedene bağlıyor; dijital mecraların kontrolsüz kullanımı, çocukların organize suç yapıları tarafından kolay hedef alınması.

Yağma suçları: Ergen erkek çocuklarda yoğunlaşıyor

Yağma (gasp) suçlamasıyla temsil edilen çocuklara ilişkin veriler, yıllar içinde istikrarlı bir artış eğilimi gösteriyor. Vaka yoğunluğu özellikle 15–18 yaş arasında. Erkek çocuklar büyük çoğunluğu oluşturuyor.

Rapor, bu suç tipinin genellikle grup halinde işlenen eylemlerden oluştuğunu, bu nedenle çocukların “kolayca suça itildiği” riskinin arttığını vurguluyor.

Kasten yaralama ve kasten öldürme: Risk en çok ergenlerde

Çocukların en yüksek temsil aldığı suç kategorilerinden biri de kasten yaralama ve kasten öldürme teşebbüsü dosyaları. Bu suç türlerinde yaş dağılımı belirgin şekilde 15–18 yaş bandında toplanıyor.

Okul çevreleri, sokak çatışmaları, akran zorbalığı ve sosyal medya üzerinden organize edilen kavgaların çocukların adli sistemle temasını artırdığı aktarılıyor.

Uyuşturucu madde suçları: İmal–ticaret suçunda yükseliş

Rapor, uyuşturucu suçlarında iki ayrı kategori üzerinden değerlendirme yapıyor:

1) Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti

Temsil edilen çocuk sayısında belirgin artış.

Çocukların “taşıyıcı” veya “kurye” olarak suç örgütlerince kullanıldığı vurgulanıyor.

2) Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma

12–18 yaş grubu arasında yaygın.

Bu bölümde çocukların korunması ve madde bağımlılığıyla mücadele açısından sosyal hizmet eksiklikleri öne çıkıyor.

Cinsiyet dağılımı: Tüm suç tiplerinde erkek çocuklar ön planda

Raporun genel bulgularında suça sürüklenen çocukların büyük çoğunluğunu erkek çocuklar oluşturuyor. Bu durum tüm ağır suç tiplerinde benzer şekilde tekrarlanıyor. Baro, bunun toplumsal cinsiyet rolleri, sokak riskleri ve eğitimden kopuş oranlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu değerlendiriyor.

Adli temasın 2022 yılında zirveye ulaşması dikkat çekti

Raporda mağdur çocuklarda olduğu gibi, suça sürüklenen çocuklarda da 2022 yılı bir kırılma yılı olarak kaydedilmiş durumda. Baro uzmanları, pandemi sonrası dönemde; sosyoekonomik bozulma, okul uyum sorunları, dijital mecralara kapalı alanda maruziyet, aile içi şiddet ve denetimsizlik gibi etkenlerin suç tiplerinde ani artışlara yol açtığını ifade ediyor.

Raporun genel uyarısı: “Suça sürüklenmenin önüne geçilmeli, ceza sistemi son adım olmalı”

İstanbul Barosu, raporun sonuç bölümünde şu uyarılara yer veriyor:

"Çocukların adli sistemle teması hâlâ çok yüksek. Korunmaya muhtaç çocuk politikaları güçlendirilmedikçe, ceza sistemine giriş küçülmüyor. En ağır suçlarda yaş grubu 15–18 bandında yoğunlaşıyor; bu da ergenlik döneminin risklerine işaret ediyor. Uyuşturucu suçlarındaki yükseliş, çocukların organize yapılar tarafından kullanılma riskini artırıyor. 'Çocuğun yüksek yararı' ilkesi doğrultusunda, ceza sürecinden önce koruyucu-önleyici müdahale mekanizmalarının devreye alınması gerektiği vurgulanıyor."

Hırsızlık uça sürüklenen çocuklar İstanbul Barosu