IBS milyonları etkiliyor: Yeni araştırmalar bağırsak-beyin bağlantısındaki yükü ortaya koydu
Yeni küresel araştırmalar, irritabl bağırsak sendromunun toplumda oldukça yaygın olduğunu ve bazı gruplarda görülme sıklığının arttığına ilişkin işaretler bulunduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar ise 'IBS hızla yayılıyor' demek için henüz yeterli kanıt olmadığına dikkat çekiyor.
Karın ağrısı, şişkinlik, ishal veya kabızlık ataklarıyla milyonlarca insanın günlük yaşamını etkileyen irritabl bağırsak sendromu, yani IBS, son yıllarda bilim dünyasının daha fazla odaklandığı sağlık sorunlarından biri haline geldi.
Ağustos 2026'da yayımlanan yeni Rome V küresel epidemiyoloji araştırması, bağırsak ile beyin arasındaki etkileşimle bağlantılı sindirim sistemi bozukluklarının sanılandan çok daha geniş bir kesimi etkilediğini gösterdi.
15 ülkeden 28 bin 771 yetişkinin değerlendirildiği araştırmada, katılımcıların yüzde 40,9'unun en az bir “bağırsak-beyin etkileşimi bozukluğu” kriterini karşıladığı belirlendi.
IBS ise araştırmadaki en yaygın bağırsak rahatsızlıklarından biri oldu. Yeni Rome V kriterlerine göre IBS görülme oranı yüzde 8,5 olarak hesaplandı.
Araştırmacılar, bağırsak-beyin etkileşimi bozukluklarının toplam görülme oranının önceki Rome IV araştırmasındaki yüzde 40,5'lik oranla oldukça benzer olduğunu belirtti. Bu sonuç, bu rahatsızlıkların dünya çapında kalıcı ve oldukça yüksek bir sağlık yüküne sahip olduğuna işaret ediyor.
IBS gerçekten artıyor mu?
Bilimsel veriler bu soruya henüz tek bir yanıt vermiyor.
ABD'de 160 binden fazla kişinin verilerini inceleyen başka bir geniş araştırmada, IBS görülme oranının Mayıs 2020 ile Mayıs 2022 arasında yüzde 6,1'den yüzde 11'e yükseldiği tespit edildi.
Araştırmacılar özellikle pandemi dönemindeki stres, yaşam biçimindeki değişiklikler ve SARS-CoV-2'nin sindirim sistemi üzerindeki olası etkilerinin bağırsak-beyin eksenini etkilemiş olabileceğini değerlendirdi.
Çalışmada IBS'nin farklı alt türlerinde de artış görüldü. En belirgin yükseliş, hem ishal hem kabızlık dönemlerinin görülebildiği karışık tip IBS'de kaydedildi.
Bununla birlikte araştırmacılar, bu artışın pandemi sonrasında da devam edip etmediğinin henüz bilinmediğine dikkat çekti.
Son araştırmalar artış sinyali veriyor
2025 yılında yayımlanan küresel meta-analizlerde de IBS'nin son yıllarda daha sık görülüyor olabileceğine ilişkin bir eğilim saptandı.
Ancak IBS araştırmalarında önemli bir sorun bulunuyor: Kullanılan tanı kriterleri değiştikçe ortaya çıkan prevalans oranları da ciddi ölçüde farklılaşabiliyor.
Rome III, Rome IV ve 2026'da kullanılmaya başlayan Rome V kriterleri arasında farklılıklar bulunması nedeniyle, farklı yıllarda yapılan araştırmaların sonuçlarını doğrudan karşılaştırmak her zaman mümkün değil.
Bu nedenle mevcut bilimsel bulgular, “IBS dünya genelinde hızla yayılıyor” sonucunu kesin biçimde desteklemiyor. Buna karşılık hastalığın çok yaygın olduğu ve bazı toplumlarda son yıllarda belirgin artışların görüldüğü konusunda güçlü veriler bulunuyor.
Bağırsak ve beyin arasındaki bağlantı öne çıkıyor
IBS artık yalnızca bağırsakların çalışmasıyla ilişkili bir sorun olarak değerlendirilmiyor.
2026 yılında yayımlanan Rome V yaklaşımında IBS, “bağırsak-beyin etkileşimi bozuklukları” başlığı altında ele alınıyor.
Bu hastalıklarda bağırsak hareketleri, bağırsakların ağrıya karşı hassasiyeti, bağırsak mikrobiyotası ve merkezi sinir sisteminin sindirim sisteminden gelen sinyalleri işlemesi gibi çok sayıda mekanizmanın birlikte rol oynayabileceği değerlendiriliyor.
Bu nedenle stres ve psikolojik durumlar IBS belirtilerini etkileyebilse de hastalığı yalnızca “stresten kaynaklanan bir rahatsızlık” olarak görmek doğru kabul edilmiyor.
Yeni tedavi araştırmaları da bağırsak-beyin eksenine yöneldi
Haziran 2026'da yayımlanan geniş bir sistematik inceleme ve ağ meta-analizi de IBS tedavisinde bağırsak-beyin eksenine odaklanan yaklaşımları değerlendirdi.
Araştırmada hem nöromodülatör ilaçlar hem de bağırsak-beyin etkileşimini hedefleyen davranışsal tedaviler karşılaştırıldı. Bu çalışma da IBS'nin yalnızca sindirim sistemine yönelik tedavilerle değil, sinir sistemi ile bağırsak arasındaki çift yönlü iletişim üzerinden ele alınmasının giderek önem kazandığını gösteriyor.
IBS'nin kesin nedenleri kişiden kişiye farklılaşabiliyor. Uzun süren veya tekrarlayan bağırsak şikâyetlerinde ise belirtileri doğrudan IBS'ye bağlamak yerine tıbbi değerlendirme yapılması önem taşıyor.