Danıştay 2. Dairesi, 10 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan
Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği değişikliğine karşı açılan davada
yürütmenin durdurulması talebini kısmen kabul etti.Genel Sağlık-İş tarafından açılan ve
Danıştay 2. Dairesinde E.2025/3417 numarasıyla görülen davada karar, 3 Haziran 2026 tarihinde verildi. Türk Sağlık-Sen ve aile hekimliği alanında faaliyet gösteren meslek kuruluşları da gelişmeyi kamuoyuna duyurdu.
Sağlık kuruluşuna başvurmayan hastalar nedeniyle yapılan kesintiye durdurma
Danıştay, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının son 12 ay içerisinde aile hekimliği biriminden hizmet almayan kayıtlı nüfusu için ödeme katsayısının yarısının esas alınmasını öngören cümlelerin yürütmesini durdurdu.Düzenleme, hastanın sağlık kuruluşuna başvurup başvurmamasının hekimin veya aile sağlığı çalışanının kontrolünde olmadığı gerekçesiyle sağlık meslek örgütlerinin eleştirilerine konu olmuştu.Bakanlığın daha sık sağlık hizmeti sunulması gereken farklı nüfus grupları için 12 ayı geçmemek üzere süre belirleyebilmesine ilişkin hükümlerin yürütmesi de oy birliğiyle durduruldu.
Hasta memnuniyeti ve akılcı ilaç kriterlerine ilişkin karar
Danıştay, hasta memnuniyetine bağlı teşvik ödemelerinin hesaplanmasında kullanılan “veya Türkiye oranının” ibareleri hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi.Karar, hasta memnuniyeti sisteminin tamamını değil, teşvik ödemesini Türkiye ortalamasıyla ilişkilendiren söz konusu bölümü kapsıyor.Aile hekimlerine yapılacak akılcı ilaç kullanımı teşviklerinde kullanılan il, Türkiye, hekimin önceki yıl oranı, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü ortalamaları ile Bakanlık tarafından belirlenecek hedeflere ilişkin genişletilmiş karşılaştırma kriterlerinin yürütmesi de durduruldu.Meslek örgütleri, bu ölçütlerin açık ve öngörülebilir olmadığını, hekimlerin mesleki bağımsızlığı ile gelir güvencesini etkilediğini savunuyor.
Aile sağlığı çalışanlarına 96 saat ve 5 nöbet şartı durduruldu
Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde çalışan aile sağlığı çalışanlarının artırımlı ödeme katsayısından yararlanabilmesi için getirilen “96 saatten az olmamak kaydıyla 5 nöbet” şartının da yürütmesi durduruldu.Danıştay kararında, aile sağlığı çalışanlarının maaş ödemelerine ilişkin esasların kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtildi. Yönetmelik yoluyla ödeme katsayısında kesintiye gidilmesini öngören hükümde hukuka uygunluk bulunmadığı değerlendirmesi yapıldı.Mahkeme, yürütmesi durdurulan düzenlemelerin uygulanmaya devam etmesinin hukuka aykırı işlemlere ve telafisi güç zararlara neden olabileceğine hükmetti.
İSTAHED: “Hekim hakları açısından kritik bir eşik”
İstanbul Aile Hekimliği Derneği Yönetim Kurulu, kararın aile hekimlerinin hakları ve nitelikli birinci basamak sağlık hizmetlerinin korunması açısından önemli olduğunu bildirdi.İSTAHED’in değerlendirmesinde, hekimlerin kendi kontrolleri dışındaki durumlardan sorumlu tutulmasının ve mesleki bağımsızlıklarının sınırlandırılmasının hukuka aykırı olduğu ifade edildi. Kararın gerekçeli metninin hukuk komisyonları tarafından ayrıntılı biçimde inceleneceği ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.
Sonraki yönetmelik değişikliği için dava sürüyor
Yürütmesi durdurulan bazı hükümler, 6 Eylül 2025 tarihinde yayımlanan yeni yönetmelik değişikliğiyle yeniden düzenlendi.Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu, 10 Temmuz 2025 tarihli değişikliğe karşı açtığı kendi davada henüz kendilerine tebliğ edilmiş bir karar bulunmadığını açıkladı. AHEF, 6 Eylül 2025 tarihli sonraki değişikliğe karşı da 25 Eylül 2025’te yürütmenin durdurulması istemli ayrı bir iptal davası açtığını ve bu davanın devam ettiğini bildirdi.Federasyon, Danıştay’ın Genel Sağlık-İş davasında ortaya koyduğu kanunilik, belirlilik, hekim bağımsızlığı ve maaş kesintilerinin yönetmelikle düzenlenemeyeceğine ilişkin gerekçelerin sonraki değişiklik açısından da emsal oluşturabileceğini değerlendirdi.
Karar iptal anlamına gelmiyor
Danıştay’ın verdiği karar, yönetmelik hükümlerinin kesin olarak iptal edildiği anlamına gelmiyor. Yürütmenin durdurulması, dava sonuçlanıncaya veya aksi yönde yeni bir karar verilinceye kadar ilgili hükümlerin uygulanmasını geçici olarak engelliyor.Danıştay 2. Dairesinin kararına karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz edilebilecek.