DİSK'in 17'inci Genel Kurulu yapıldı

DİSK 17. Olağan Genel Kurulu 'Yüzyılın Emeği, Emeğin Yüzyılı' sloganıyla İstanbul Pendik'te Green Park Otel'de yapıldı.

Genel Kurul’a CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, DİSK üyesi işçiler, delegeler, uluslararası sendikalar ile siyasi partilerin temsilcileri katıldı.

17'nci Genel Kurulumuz sonucu oluşan Yönetim Kurulu 

Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu Genel Sekreter Tayfun Görgün Remzi Çalışkan Alaaddin Sarı Özkan Atar Kazım Doğan Şükret Sevgener

Karanlık Günler

DİSK'in 17'inci Genel Kurulu'nun ardından DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu bir konuşma gerçekleştirdi. Çerkezoğlu;

 "Genel kurulumuzu Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk senesinde yapıyoruz. Cumhuriyetin ilk yüzyılının değerlendirmesini burada yapmak ve önümüzdeki yüzyıla dair hedefler belirlemek zorundayız. Tam da bu yüzden Genel Kurulumuzun sloganı 'Yüzyılın Emeği, Emeğin Yüzyılı'. İkincisi; olağan genel kurulumuzu topladığımız dönemde hem ülkemizdeki hem de dünyadaki ekonomik, politik, toplumsal, ekolojik gelişmelerin kendisi olağanüstü. Bu nedenle alışılageldik, ezberimizde olan, olağan mücadele araçları ve yöntemlerinin Türkiye ve dünya işçi sınıfına yetmediği bir dönem. "

"Emek olmadan, halk olmadan, çoğulcu, katılımcı ve özgürlükçü temellere dayalı gerçek bir demokrasi olmadan cumhuriyet olmaz. Cumhuriyet ikinci yüzyıla ancak başta örgütlü işçi sınıfı olmak üzere halk egemenliği ile taşınabilir.” İşyerlerinde, atölyelerde, fabrikalarda, bürolarda, tezgahlarda, plazalarda yan yana alın teri döken 'Türk, Kürt, Laz, Çerkez işçiler, farklı inançlara sahip işçiler, kadın ve erkek işçiler' özgün taleplerini mücadelenin bir parçası haline getirdikleri ama asıl olarak işçi sınıfı kimliğinin birleştirici ve kavrayıcı gücünü hakim kılmalarıyla mümkün olacaktır. Evet, ülkemizin içinden geçtiği karanlık günlerden, bu zorlu günlerden çıkışının yolu, cumhuriyeti halk egemenliğiyle geleceğe taşımaktır. İşçi sınıfı mücadelesi tarih boyunca karanlığı yırtıp attı. Yine öyle olacak, Türkiye’nin bu karanlıktan çıkması için işçi sınıfı, üretenler yine tarihsel sorumluluğunu yerine getirecekler." dedi 

"Elleri cebimizden hiç çıkmıyor."

Sermayenin kâr maksimizasyonu dışında gözü hiçbir şey görmüyor, diyen Çerkezoğlu;

"Bu zihniyet sadece hayatlarımızı, doğamızı, kentlerimizi değil cumhuriyeti de, demokrasiyi de, adaleti de, barışı kardeşliği de yıkıp geçiyor. Onlar yıksın, demokratik bir cumhuriyeti bizler emeğimize, aklımızla, fikrimizle, bilincimizle, mücadelemizle yeniden inşa etmeliyiz, edeceğiz. Gelirimiz açlık sınırının altında ama hükümetin vergi politikalarına bakınca bu ülkenin zengini sanki biziz. Bu ülkede vergi yükü bizlerin sırtında. Büyük sermaye sahiplerinin, büyük şirketlerin, holdinglerin vergi diye bir gider kalemi neredeyse kalmıyor. Bir gecede vergiler sıfırlanıyor, bir sabah yeni vergi imtiyazları geliyor. Açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan biz işçiler, emekçiler için ise vergi en önemli gider kalemlerinden biri! Elleri cebimizden hiç çıkmıyor. Vergi gelirlerinin en büyük kısmı yüzde 75’le dolaylı vergilerden oluşuyor ve en zenginlerle en yoksullar çarşıda, pazarda, markette eşit şekilde bu vergileri ödüyoruz.