• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
18:31
Malezyalı öğrencilerden Türkiye heyecanı: Burslu eğitim için Türk üniversitelerine geliyorlar
18:24
BTP Sözcüsü Önder: "Bağımsız Türkiye Partisi olarak madenlerimizi millileştireceğiz"
15:11
İngiltere Başbakanı Starmer'dan "beklenmedik kâr vergisi" vurgusu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Ahmet Davutoğlu'ndan CHP'ye İmralı çağrısı: "Sizin zorluklarınızı anlıyorum ama geçmiş tartışmaları bir kenara bırakarak sürece aktif katkı yapmaya devam edin"
Siyaset
Yayınlanma: 26 Kasım 2025 - 12:07

Ahmet Davutoğlu'ndan CHP'ye İmralı çağrısı: "Sizin zorluklarınızı anlıyorum ama geçmiş tartışmaları bir kenara bırakarak sürece aktif katkı yapmaya devam edin"

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, CHP'nin İmralı heyetine üye vermeme kararına ilişkin, "Başta hukuki sorunlar olmak üzere diğer ihtilaf konularını yine tartışmaya devam ederiz. Yine hukuk katliamlarına karşı birlikte sesimizi yükseltiriz. Ama Türkiye'nin de geleceği, Orta Doğu'nun da geleceği, Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Acemlerin de geleceği hepimizin omuzlarında. Önce biz Türkiye'de bunu başaralım" dedi.

Siyaset
26 Kasım 2025 - 12:07
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Ahmet Davutoğlu'ndan CHP'ye İmralı çağrısı:
Davutoğlu, TBMM'de düzenlenen Yeni Yol Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 24 Kasım Öğretmenler Günü ile 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'ne değinerek öğretmenlerin yaşadığı sorunlara ve toplumdaki şiddet olaylarına dikkati çekti. Öğretmenlerin KPSS ve mülakat mağduriyeti yaşadığını, ataması yapılmayanların mesleklerini icra edemediğini, atananların ise onurlu yaşam şartlarından yoksun olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Bir toplum öğretmenlerine onurlu bir hayat sağlayamıyorsa başka düşman aramayın, toplum içten içe çöküyor demektir" dedi.

Davutoğlu, kadına yönelik şiddeti "utanç vesilesi" olarak nitelendireyerek, "2025 Aile yılı ilan edildi ancak bu yılın her günü ailenin direği olan kadınlarımızı şiddete kurban veriyorsak da başka düşman aramayalım" ifadelerini kullandı. Davutoğlu, Türkiye'nin artık bir "ahlak reformuna değil, köklü bir ahlak devrimine" ihtiyaç duyduğunu söyleyerek bu dönüşümü gerçekleştirmeye kararlı olduklarını belirtti.

Irak ziyaretlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, "Türk, Kürt, Arap, Acem, Sünni, Şii, Hristiyan, kategorizasyonlarımız ne olursa olsun bu coğrafyanın tarihsel bütünlüğünü anlamadan barış inşa edilemez" dedi.

"Geçtiğimiz hafta aslında olmasını hiç arzu etmediğimiz bir 'İmralı sancısı' yaşadık"

Ahmet Davutoğlu, "Terörsüz Türkiye" hedefinin yalnızca ülke sınırlarıyla sınırlı kalamayacağını vurgulayarak, "Terörsüz Türkiye ve terörden arınmış bölge" vizyonunun zorunlu olduğunu söyledi. Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Yani 'ya hep ya hiç' arkadaşlar. Bu gerçeği görmekle yükümlüyüz. Sayın Bahçeli'nin gövdesini taşın altına koyduğunu ifade ettiği bağlam ile bu çizdiğim tablo birebir, iç içedir. Bütün AK Partili, MHP'li, DEM Partili ve bütün muhalefete gönül vermiş kardeşlerime, 86 milyona seslenmek istiyorum ki böylesi bir miladi süreçten geçtiğimizi görmemiz gerekiyor. Elbette bunun içinde riskler ve tehditler de var ama yepyeni fırsatlar ve çözüm reçeteleri de var. Her şeye rağmen hep birlikte elimizi de gövdemizi de 86 milyonun ve dahi yüz milyonlarla ifade edilen bütün bir bölge halkının büyük umutlarla beklediği bu süreci hitama erdirmeye harcamalıyız. Artık yitip giden canlara, daha fazla ananın gözyaşlarına, trilyonlarca liralık maddi kayıplara ne Türkiye'nin ne de bölgenin tahammülü yoktur. O yüzden bizler de detaylara, eksiklere, geçmişin kötü anılarına saplanmadan, endişeyi tereddütlerle birleştirip ayak sürümeden cesur bir şekilde sürecin devamı ve ivmelenmesi için gayret sarf etmeliyiz.

Geçtiğimiz hafta aslında olmasını hiç arzu etmediğimiz bir 'İmralı sancısı' yaşadık. Ama en başından ifade edeyim ki bizim usulde de esasta da zihnimiz açık ve berrak. Hepimizin hedefi belli. Terörden arınmış bir Türkiye ve bölge. Asla ayak sürümüyoruz, asla topu taca atmıyoruz. 'Orta Doğu'da yepyeni bir düzen kurmalıyız' diyen bir devlet adamı olarak kimse bizden bunu beklemesin. Lakin bu hedefe yürürken, azami dikkat gösterilmesi gereken hususlar da vardır ki bunların başında da toplumsal mutabakat ve siyasal mutabakat gelmektedir. Mademki hedeflerimiz gündelik siyasi hesapların çok üstünde, ki zaten öyle olmalıdır, o halde toplumsal psikolojinin sürece hazırlığı da ortak istişari kanalların ve katılımın hiçbir dayatmaya mahal vermeden işlemesi de değerlidir.

"Son iki aydır komisyonun önünde çok önemli dosyalar varken..."

Ben bunları söylüyorum ama bu sorumluluk en fazla iktidar kanadının üstünde. Eğer az evvel çizdiğim büyük resmin farkındaysak, ki ben öyle olduğundan zerre şüphe etmiyorum, o halde buna uygun adımlar atılması gerekmekte. Bundan dolayı iktidar ve muhalefet arasında sağlıklı bir diyalog kanalı sürekli açık tutulmalı ve süreç bugünkünden daha hızlı işlemeli ki araya fitneciler, kaostan beslenenler, dar kalıplarla meseleye bakıp, vizyonsuzluklarını toplumsal iradenin kirletilmesi yönünde harekete geçirenlerin eli güçlenmesin. İyi niyetli olanların eli-kolu güçlensin, daha fazla vakit kaybedilmeden hedeflere yürünsün.

Pek yakından takip ettik ki sayın Bahçeli'nin ısrarlı takibiyle ve daha sonra sayın Erdoğan'ın da sürece aktif katılımıyla süreçte bir yere kadar gelindi. Ancak son iki aydır komisyonun önünde çok önemli dosyalar varken, yani yasal hazırlıklar yapılması gerekirken, yani komisyonla birlikte topluma bu sürecin mal edilmesi gerekirken konu neredeyse tamamıyla İmralı ziyaretine indirgendi. Hiç kimsenin Öcalan'ın komisyonca dinlenmesine itiraz ettiğini düşünmüyorum. En azından komisyonda hemen herkes buna olumlu görüş beyan etti. Ancak usul önemli, usulün yönetilmesi önemli, sürecin yönetilmesi önemli, kriz olmasının engellenmesi önemli. Meseleyi sadece AK Parti-MHP-DEM üçgeninde tutma tercihi görüntüsü bize kazandırmaz, kaybettirir. İktidarın buradan çıkması gerekiyor.

"Mesele risk ise en büyük riski alan Sayın Bahçeli değil midir?"

Öte yandan, 'İktidar bizi tuzağa çekmeye çalışıyor, riski kucağımıza bırakıyor' eleştirilerine de katılmadığımı belirtmek isterim. Nedir bu kucağa bırakılan risk sormak isterim. Zaten hepimiz elimizi gövdemizi taşın altına koymaya aday olmalıyız. Kafa konforlarından çıkıp gözümüzü ufka dikmeliyiz. Mesele risk ise en büyük riski alan sayın Bahçeli değil midir? Ama gerçek şu ki, eğer ortada alınan bir risk varsa, ki risk almadan hiçbir krizi yönetemez ve hitama erdiremezsiniz, nitekim bizler de 2000'li yıllardan başlamak üzere bu konuda yeter tecrübeye sahibiz. O riskleri almanın ve gerektiğinde bedel ödemenin ne demek olduğunu iyi biliriz. Bu açıdan bir kez daha süreçte emeği geçen devlet kurumlarına ve herkese teşekkür ediyorum.

Tabii ki iktidarın da son seçimler öncesinde masanın yedinci ayağı, teröristlerle işbirliği şeklinde yaptıkları iftiralar ve saldırılar konusunda bir özeleştiri yapması şart. Ama onlar bu erdemi göstermeseler bile biz geçmişe değil, geleceğe odaklanmalı; polemiğin değil, çözümün ve vizyonun safında yer almalıyız.

Öte yandan ülkedeki otoriterleşmeyi, demokrasi ve hukuk sorunlarını bu sürecin karşı terazisine koymayı doğru bulmadığımın da altını çizmek istiyorum. Düşüncem o ki, aksine, sürecin doğru yönetimi zamanla bu alanlarda gelişmeler sağlayabilir. Yani tam tersinden demokratikleşme ve hukuk devleti yolunda, kaldıracağımız barikatlarla ülkenin önü açılabilir. Bu sembolik adımlarla başlar, bilahare yasal ve anayasal zeminlerle güçlendirilir, hukuk mekanizmalarıyla kavi hale getirilebilir. O yüzden, bu miladi sürecin karşısına çok kısa zamanda sonuçlanması muhtemel olmayan beklentileri bir barikat gibi ifade etmemeliyiz. 'O olmazsa bu da olmaz' cümleleri kurmaktan ve toplumu demoralize etmekten imtina etmeliyiz.

Komisyonda geçen hafta yaşananlara geçmeden evvel bu komisyonun tarihi önemine dair de şu hususların altını kalınca çizme ihtiyacı hissetmekteyim: Arkadaşlar, Türkiye nice vesayet dönemleri yaşadı. O askeri vesayet yapısı altında dahi devlet ve hükümetler istihbarat ve güvenlik bürokrasisi üzerinden İmralı ile de Kandil ile de görüştü. Şimdilerde de bu görüşmeler zaten devam etmekte. Lakin topu sürekli bu kurumlara atarak, 'Zaten görüşüyorlar' diyerek bu sivil komisyonun aldığı tarihi misyonu gölgelememeli, önemini azaltmamalıyız. Komisyonun bizzat kendisi de üstlendiği bu sorumluluğun farkında olmalı. Gazi Meclis İstiklal Harbi dönemlerinde de nice sorumluluklar üstlendi, geçmiş çözüm süreçlerinde de hem Meclis hem sivil toplum üzerine düşeni layıkıyla getirdi. Komisyonun misyonu çok ama çok önemlidir. Bu misyonu hem iktidar hem muhalefet kanatları genişletmek için çaba göstermelidir, daraltmak için değil.

"İktidar kendi düşüncesinde ısrar etti"

O yüzden geçen hafta komisyon toplantısı öncesinde CHP'nin komisyona katılmaması ihtimali önümüze geldiğinde biz komisyon üyelerimize şu teklifi komisyona getirmelerini söyledik: Gidin ve komisyona bu sürecin bir kutuplaşmaya dönüp esası etkilememesi için SEGBİS üzerinden Öcalan'ın komisyonun tümüne hitap etmesi, sadece üç ya da beş kişiye değil, 51 kişiye hitap etmesi, 51 kişiyle diyalog içinde olmasının daha doğru olacağını, bunun bütün bu krizi aşmakta faydalı olacağını vurguladık. Getirdiğimiz önerge beş parti tarafından da desteklendi. Bu partilerden ikisi, yani HÜDA PAR ve DSP Cumhur İttifakı'nda, diğer ikisi de TİP ve EMEP DEM bileşenleri arasında, Demokrat Parti ise altılı masada birlikte olduğumuz bir partiydi. Gerçekten bir mutabakat mümkün olabilirdi. Olmadı, iktidar kendi düşüncesinde ısrar etti.

Evet, eğer İmralı ziyareti en başında düzgün planlansa ve tartışma toplumsal katmanlara yayılmadan suhuletle aşılabilseydi bu süreçte muhtemelen bu olumsuzluklar da yaşanmayacaktı. İmralı'ya sadece üç partinin temsilci göndereceği ve bir kutuplaşma ortaya çıkacağı anlaşılınca bu kez yeni bir teklifi gündeme getirdik. Mademki iki önerge vardı ve mademki bu iki önerge iki kanat tarafından da farklı şekillerde benimsenmişti, 'Gelin birlikte bir çözüm bulalım' dedik. AK Parti-MHP-DEM temsilcilerinden oluşan bu heyet İmralı'ya gitsin, görüşmelerini yapsınlar, tutanakları tutsunlar, TBMM'ye sunulmak üzere raporları hazırlasınlar. Ama bu görüşme bittikten hemen sonra, yani bu görüşme bittiğinde, yine o heyet oradayken SEGBİS üzerinden komisyona bağlanılsın ve SEGBİS üzerinden Öcalan toplumumuzu rahatlatacak ve gerçek niyetini ortaya koyacak, aynı zamanda örgütün bütün unsurlarına talimat niteliğindeki mesajlarını tek tek versin dedik. TBMM'nin bütün partilerine hitap ederek şu çağrıları yapsın ve toplumdaki kaygıları gidersin dedik.

'Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmesini değil bütünlüğünü savunuyoruz' desin, 'Biz Türkiye’de demokratik bir düzen inşa etmek istiyoruz' desin, 'Hiç kimse Türkleri ve Kürtleri birbirinden ayıramaz, koparamaz' desin, 'Başta Suriye olmak üzere bölgemizdeki bütün Kürtlere de sesleniyorum, Türkiye sizin düşmanınız değil, siz de sizi Türkiye'ye düşman kılmaya çalışanların izinden gitmeyin, hiçbir küresel gücün piyonu olmayın' desin, yani 'Türkiye Cumhuriyeti bizim ortak devletimizdir ve herhangi bir emperyal gücün bölgede hakim olması karşısında bütün Kürtler Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte hareket etmelidir' desin, yani 'Özellikle Gazze soykırımından sonra İsrail'in yayılmacı politikaları karşısında hiç kimsenin Kürtleri istismar etmesine izin verilmemeli ve Kürtler Türkiye'yle birlikte geleceğe yürümeli' desin, 'Suriye'deki taraflara net mesajlarını iletsin ve Suriye'de birlik ve entegrasyona her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu ortaya koysun' dedik.

İşte o zaman hem iktidarın İmralı ziyareti gerçekleşmiş olur hem de 51 kişilik komisyona, içinde bu sürece muhalefet edenlerin de bulunduğu komisyona ve komisyon üzerinden de Türkiye'ye doğru mesajlar verilmiş olurdu. Aksi takdirde İmralı'da kapalı kapılar ardında verilen mesajlar aynı etkiyi yapmayacaktı. Ancak şimdi bunlar geride kaldı. Şimdi komisyonun da hepimizin de yapılması gereken düzenlemelere ve atılması gereken adımlara odaklanmamız şart."

Davutoğlu'ndan CHP'ye çağrı

Davutoğlu, CHP'nin İmralı kararına ilişkin ise şunları kaydetti:

"Ana muhalefet partisine de sesleniyorum; sizin zorluklarınızı anlıyorum ama siz de geçmiş tartışmaları bir kenara bırakarak sürece aktif katkı yapmaya devam edin. Başta hukuki sorunlar olmak üzere diğer ihtilaf konularını yine tartışmaya devam ederiz. Yine hukuk katliamlarına karşı birlikte sesimizi yükseltiriz. Ama Türkiye'nin de geleceği, Orta Doğu'nun da geleceği, Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Acemlerin de geleceği hepimizin omuzlarında. Önce biz Türkiye'de bunu başaralım.

Son ziyaretimde Kuzey Irak'ta gördüğüm gibi bütün bölgede kucaklaşacak vakit gelecektir. Ve o bölgenin insanı inanın büyük ümitlerle gözünü Türkiye'deki bu sürece çevirmiş durumda. Şartlar ne olursa olsun bir kez daha teyiden ifade etmek isterim; Türkiye'yi terörden arındıracak ve insan haklarına dayalı demokratik bir düzenin oluşmasını sağlayacak her girişimin yanında yer alacağız. Asla çekimser, kararsız, mütereddit değil, her zaman bütün bu sürecin öncüsü olacak ve darboğazların açılmasına katkıda bulunacağız."

# Ahmet Davutoğlu# İmralı
EDİTÖR
Editör
Editör
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
BTP Sözcüsü Önder:
BTP Sözcüsü Önder: "Bağımsız Türkiye Partisi olarak madenlerimizi millileştireceğiz"
Ümit Özdağ:
Ümit Özdağ: "Liyakatsizlik, ekonomik kriz ve sığınmacı işgali Türk gencini kendi vatanında umutsuzluğa mahkum etti"
CHP 81 İlde Sahaya İniyor: “Asla Durmayacağız, Asla Pes Etmeyeceğiz”
CHP 81 İlde Sahaya İniyor: “Asla Durmayacağız, Asla Pes Etmeyeceğiz”
Mansur Yavaş'tan İktidara Eleştiri:
Mansur Yavaş'tan İktidara Eleştiri: "Siyaseten Yenemiyorlar"
Son Haberler
Malezyalı öğrencilerden Türkiye heyecanı: Burslu eğitim için Türk üniversitelerine geliyorlar
Malezyalı öğrencilerden Türkiye heyecanı: Burslu eğitim için Türk...
BTP Sözcüsü Önder:
BTP Sözcüsü Önder: "Bağımsız Türkiye Partisi olarak madenlerimizi...
Canbaz: Zafer Partisi'nin durduğu yer Cumhuriyet'tir, Atatürk'tür
Canbaz: Zafer Partisi'nin durduğu yer Cumhuriyet'tir, Atatürk'tür
Hatay'da dubleks daire sahiplerinden hak kaybı tepkisi
Hatay'da dubleks daire sahiplerinden hak kaybı tepkisi
Sofra/Compass Group Türkiye’den gıda israfına karşı çağrı
Sofra/Compass Group Türkiye’den gıda israfına karşı çağrı
İstanbul Finans Merkezi’nde yeni teşvik dönemi başlıyor
İstanbul Finans Merkezi’nde yeni teşvik dönemi başlıyor
Çok Okunan Haberler
AGD-MGV Kartal Cevizli Bölge Başkanlığı Açılışında Vurgu:
AGD-MGV Kartal Cevizli Bölge Başkanlığı Açılışında Vurgu: "Önce...
Meclis’ten yeni düzenleme: Doğum izni uzadı, sosyal medyaya yaş sınırı geldi
Meclis’ten yeni düzenleme: Doğum izni uzadı, sosyal medyaya yaş...
El Niño ihtimali Türkiye açısından ne anlama geliyor?
El Niño ihtimali Türkiye açısından ne anlama geliyor?
Başkan Gökhan Yüksel’den 23 Nisan mesajı
Başkan Gökhan Yüksel’den 23 Nisan mesajı
Kartal’da 23 Nisan coşkusu: Çocuk Meclisi gelecek için toplandı
Kartal’da 23 Nisan coşkusu: Çocuk Meclisi gelecek için toplandı
Ümit Özdağ Akbelen'de:
Ümit Özdağ Akbelen'de: "Bu mücadele vatanı, toprağı ve ormanı...
Trump: İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 3 hafta uzatılacak
Trump: İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 3 hafta uzatılacak
Bakan Tunç: Bir tek kadınımızın bile şiddete maruz kalması hepimizi derinden yaralar
Bakan Tunç: Bir tek kadınımızın bile şiddete maruz kalması hepimizi derinden yaralar

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Kadın
Politika
Siyaset
Yerel
İnsan Hakları
Kültür-Sanat
Spor
Çevre
Bilim ve Teknoloji
Asayiş
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.