Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçları açıklandı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, bu yıl sınava 1 milyon 22 bin 658 sekizinci sınıf öğrencisi başvurdu.13 Haziran’da gerçekleştirilen sınava 994 bin 358 öğrenci katılırken, katılım oranı yüzde 97,23 olarak kaydedildi.Merkezi sınav, Türkiye genelinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 okulda, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde iki oturum halinde yapıldı. Öğrencilere sözel bölümde 50, sayısal bölümde 40 olmak üzere toplam 90 soru yöneltildi.
Açıklanan sonuçlara göre, sınavdaki tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan alan öğrenci sayısı 452 oldu.Lise tercih süreci 13 Temmuz’da başlayacak. Öğrenciler tercihlerini 27 Temmuz saat 17.00’ye kadar tamamlayabilecek.
“İlk Sorunuz ‘Kaç Puan Aldın?’ Değil, ‘Nasıl Hissediyorsun?’ Olsun”
Sonuç gününün çocukların hayatında duygusal izler bırakabilecek önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Eğitimci ve Öğrenci Koçu Sezer Kamir, ailelerin çocuklarına yaklaşımının büyük önem taşıdığını belirtti.Kamir, “Çocuklar zamanla aldıkları puanı unutabilir ancak sonuç ekranına baktıklarında anne ve babalarının kurduğu ilk cümleyi unutmazlar. Bu nedenle ilk sorunuz ‘Kaç puan aldın?’ değil, ‘Nasıl hissediyorsun?’ olmalı” dedi.Bir sınav sonucunun öğrencinin geleceğini tek başına belirleyemeyeceğini ifade eden Kamir, şunları söyledi:“Yıllar içerisinde istediği puanı alamadığı halde çok başarılı kariyerlere ulaşan öğrenciler gördüğüm gibi, yüksek puan almasına rağmen yönünü kaybeden öğrenciler de gördüm. Bir sınav, bir çocuğun geleceğini tek başına belirlemez.”
“Tercihleri Puanla Değil, Yüzdelik Dilimle Yapın”
Tercih döneminin en az sınav kadar önemli olduğunu vurgulayan Kamir, ailelere acele karar vermemeleri çağrısında bulundu.“Sonuçların açıklandığı gün tercih listesi hazırlamaya çalışmayın. Öncelikle duyguların sakinleşmesine izin verin” diyen Kamir, tercihlerin puan yerine yüzdelik dilim üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Doğru hazırlanan bir tercih listesinin beklenenden düşük bir sınav sonucunu avantaja dönüştürebileceğini belirten Kamir, yanlış tercihlerin ise yüksek puan alan öğrencilerin dahi hedefledikleri okullara yerleşmesini engelleyebileceğini ifade etti.Okul seçiminde yalnızca taban puanların dikkate alınmaması gerektiğini kaydeden Kamir, “Akademik kadronun istikrarı, rehberlik hizmetleri, sosyal ve kültürel imkânlar, yabancı dil eğitimi, okul kültürü ve ulaşım koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Doğru planlanan bir tercih stratejisi, öğrencinin eğitim hayatında belirleyici rol oynayabilir” diye konuştu.