Gündem
Yayınlanma: 12 Haziran 2026 - 00:42
ABDAL AI Alevilik-Bektaşilik Dijital Ansiklopedisi ve Literatürü Kamuoyuna Tanıtıldı
Çerağan Bileşenleri Akademi Platformu tarafından hayata geçirilen ABDAL AI Alevilik-Bektaşilik Dijital Ansiklopedisi ve Literatürü çalışmasının lansmanı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Alevilik-Bektaşilik inancı, tarihi, kültürü, edebiyatı, ocakları, erkânı, kavramları ve yazılı kaynaklarını akademik ölçütlerle dijital ortama taşımayı amaçlayan proje, 23 cemevi ve derneğin bileşenlerinden oluşan platformun ortak çalışması olarak kamuoyuna tanıtıldı.
Gündem
12 Haziran 2026 - 00:42
Haber: Sibel BozProf. Dr. Tuncay Bülbül ve Dr. Cemil Köksal koordinatörlüğünde, 20 akademisyenin editörlüğünde hazırlanan ABDAL AI; yalnızca klasik anlamda bir ansiklopedi değil, Alevilik-Bektaşilik alanında doğrulanmış, düzenlenmiş ve denetlenmiş bilgi üretmeyi hedefleyen öncü bir dijital bilgi platformu olarak tanımlandı. Projenin, geleceğin yapay zekâ sistemlerine güvenilir veri sunması da amaçlanıyor.Programın sunuculuğunu Gülay Albayrak Bektaş üstlendi. Açılış bölümünde ABDAL AI’nin, Alevi-Bektaşi inanç ve kültür hafızasını gelecek kuşaklara taşıma sorumluluğuyla hazırlandığı vurgulandı. Bektaş, projenin “ilimle aydınlanan yolu, kalemle kayıt altına alınan hafızayı ve gönüllerde yaşayan kültürü geleceğe taşımak” için yola çıktığını ifade etti.Programa Kartal Kaymakamı Edip Çakıcı, Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Ağdaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları Müdürü Vedat Karay, belediye temsilcileri, cemevi ve dernek başkanları, dedeler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı.Açılış duası ve gülbank, Hz. İmam Ali Cemevi Vakfı Başkanı ve dedesi Düzgün Erenler tarafından verildi. Erenler, 23 cemevinin birlik içinde hareket etmesinin önemine dikkat çekerek projede emeği geçen akademisyenlere, kurum temsilcilerine ve canlara teşekkür etti.“Sözlü ve yazılı mirası geleceğe aktarma sorumluluğu”Çerağan Bileşenleri Akademi Platformu Sözcüsü Mahmut Türkmen, yaptığı konuşmada ABDAL AI’nin yalnızca bir ansiklopedi çalışması olmadığını, sözlü ve yazılı mirası gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğunun bir ürünü olduğunu söyledi.Türkmen, çalışmanın birlik, beraberlik ve ortak hafızaya hizmet anlayışıyla sahiplenildiğini belirterek projeye destek veren cemevlerine, kurumlara, başkanlara, akademisyenlere, yazarlara ve araştırmacılara teşekkür etti. Türkmen, ABDAL AI’nin yol, erkân ve cümle canlar için hayırlı olmasını diledi.Programda, Çerağan Bileşenleri Akademi Platformu’nu oluşturan kurum temsilcileri de sahneye davet edilerek ortak fotoğraf verildi. 23 cemevi ve derneğin bir araya gelmesi, etkinlikte Alevi-Bektaşi toplumu adına önemli bir birliktelik örneği olarak değerlendirildi.
Yerel yönetimlerden projeye destek mesajıKartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’i temsilen konuşan Kartal CHP Grup Başkanvekili Özkan Özdemir, çalışmada emeği geçen herkese teşekkür etti. Özdemir, Hacı Bektaş Veli’nin “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” sözünü hatırlatarak, Alevi-Bektaşi inancının ve değerlerinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla yapılan çalışmalara Kartal Belediyesi olarak destek vermeye devam edeceklerini söyledi.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları Müdürü Vedat Karay da konuşmasında, projeyi ortaya çıkaran kurumların büyük emek verdiğini belirtti. Karay, 23 kurumun bir araya gelerek güçlü bir temel attığını ifade ederek, bu birlikteliğin ve emeğin önemine dikkat çekti.Kartal Kaymakamı Edip Çakıcı ise ABDAL AI projesini “çok değerli bir çalışma” olarak nitelendirdi. Çakıcı, 23 cemevinin ortak bir tavırla bir araya gelmesinin büyük bir birlik ve beraberlik örneği olduğunu söyledi. Alevi-Bektaşi inanç ve kültürünün en doğru biçimde kendi mensupları tarafından tanımlanmasının önemine değinen Çakıcı, dijital çağda doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın değerine vurgu yaptı.Çakıcı, sanal ortamda doğru-yanlış çok sayıda bilginin dolaşıma girdiğini belirterek, ABDAL AI’nin güvenilir bir başvuru kaynağı olacağını ifade etti. Projenin kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması bakımından da önemli olduğunu söyleyen Çakıcı, genç kuşakların dijital dünyada vakit geçirdiği bir dönemde böyle bir dijital köprünün kurulmasının anlamlı olduğunu dile getirdi.Tanıtım filminde “toprağın altından dijital dünyaya” vurgusuProgramın devamında salona yeni katılan davetliler anons edildi. CHP Ataşehir Belediyesi Meclis Üyesi Bülent Kamış'ın Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in Silivri’den selam ve saygılarını ilettiği belirtilirken; belediye meclis üyeleri, cemevi başkanları, dernek temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri de katılımları dolayısıyla selamlandı.Ardından katılımcılara ABDAL AI tanıtım filmi izletildi. Filmde, Horasan’dan Anadolu’ya uzanan Alevi-Bektaşi inanç ve irfan yolunun tarihsel hafızası ele alındı. Kur’an ve Ehlibeyt merkezli inanç mirasının erenler, abdallar, dervişler, pirler, ocaklar ve dergâhlar aracılığıyla Anadolu’ya ve Balkanlar’a taşındığı anlatıldı.Tanıtım filminde, buyruklar, velayetnameler, erkânnameler, divanlar, mecmualar ve risalelerin Alevi-Bektaşi hafızasındaki yerine dikkat çekildi. Tarihsel süreç içerisinde kimi dönemlerde baskılar nedeniyle saklanmak zorunda kalan yazılı kaynakların, sözlü kültürün, nefeslerin, deyişlerin, dedelerin, anaların ve zakirlerin gayretiyle kuşaktan kuşağa aktarıldığı vurgulandı.Filmde “toprağın altından dijital dünyaya” ifadesiyle, geçmişte korunmak için saklanan yazılı mirasın bugün dijital hafızaya taşındığı mesajı verildi. ABDAL AI’nin, sözlü ve yazılı mirası kaynaklı, düzenli, denetlenebilir ve erişilebilir bir bilgi alanına dönüştürme ihtiyacından doğduğu belirtildi.Prof. Dr. Tuncay Bülbül: “ABDAL, dijital ekosistemin ilk ve en önemli adımıdır”Tanıtım filminin ardından ABDAL AI Alevilik-Bektaşilik Dijital Ansiklopedisi Koordinatörü, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Bülbül konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edildi.
Prof. Dr. Bülbül, konuşmasına Pir Sultan Abdal’dan dizeler okuyarak başladı. Bülbül, Pir Sultan’ın dilindeki “kapı” metaforunun yalnızca mekânsal bir geçişi değil; zulmetten nura, cehaletten marifete, darlıktan genişliğe açılan bir eşiği temsil ettiğini söyledi. ABDAL projesiyle Alevilik ve Bektaşilik araştırmalarında yeni bir kapının bilim, filoloji ve tarihsel hakikatle aralandığını ifade etti.Alevilik ve Bektaşilik çalışmalarında bilimsel tavrın öneminin her zamankinden daha hayati olduğunu vurgulayan Bülbül, 1990’lı yılların bu alandaki araştırmalar açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Kırsaldan kente göçün büyük ölçüde tamamlanması ve sözlü kültürden yazılı kültüre geçiş sürecinin hızlanmasıyla birlikte Alevilik-Bektaşilik alanında yoğun bir yayın üretimi yaşandığını söyledi.Bülbül, bu yayın çeşitliliğinin olumlu yanları olmakla birlikte ciddi bir bilgi kirliliğini de beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Birincil kaynaklara, yazma eserlere, temel metinlere ve metodolojik titizliğe dayanmayan popüler yayınların geleneği anlamaktan çok yeniden icat etme eğilimine girdiğini ifade etti.Aleviliğin yalnızca kültür ya da ideoloji olarak ele alınmasının bilimsel bir yaklaşım olmadığını belirten Bülbül, “Alevilik her şeyden önce bir inançtır” vurgusu yaptı. Aleviliğin teoloji, tarih ve sosyoloji temelinde ele alınması gerektiğini belirten Bülbül, inanç sistemlerinin modern ideolojik kalıplara sıkıştırılamayacağını söyledi.Prof. Dr. Bülbül, ABDAL’ın dijital platformda Alevilik ve Bektaşiliği Alevilik-Bektaşilik cephesinden okuyucuya sunan; Alevi toplumunun kendi içinden, kendi finans gücüyle ürettiği, ancak tamamen bilimsel çerçevede hazırlanacak bir ansiklopedi olduğunu belirtti.Bülbül, ABDAL’ın yalnızca bir sonuç değil, Çerağan Bileşenleri Akademi Platformu tarafından tasarlanan büyük bir Alevi-Bektaşi dijital ekosisteminin ilk ve en önemli adımı olduğunu ifade etti. Platformda yalnızca ansiklopedi maddelerinin değil; bilimsel kitaplardan çocuk kitaplarına, çizgi filmlerden belgesellere ve dizilere kadar geniş bir içerik ekosisteminin hedeflendiğini söyledi.Maddeler akademik ve inançsal denetimden geçecekProf. Dr. Bülbül, ABDAL’ın bilimsel kriterlerine de değindi. Ansiklopedi maddelerini yazacak yazarların en az doktora mezunu olması şartının arandığını belirten Bülbül, maddelerin teoloji, tarih, halk bilimi, edebiyat, sosyoloji ve müzik alanlarında Alevilik-Bektaşilik çalışmalarıyla öne çıkan uzman akademisyenlerin editörlüğünden geçeceğini söyledi.Bülbül, ayrıca maddelerin inanç önderlerinden oluşan danışma kurulunun değerlendirmesine de sunulacağını belirtti. Projenin amacının akademik bilgi ile yaşayan geleneğin pratiği arasındaki mesafeyi daraltmak olduğunu ifade eden Bülbül, literatürdeki teorik bilgi ile cemevlerindeki aktif uygulama arasında oluşabilecek farklılıkların asgariye indirilerek okuyucuya daha bütüncül bir bilgi sunulmasının hedeflendiğini söyledi.Konuşmasında “ABDAL’ı Sünni bilim insanları mı yazacak?” şeklindeki muhtemel soruya da yanıt veren Bülbül, ansiklopedinin temel amacının Alevilik ve Bektaşilik kültürünü, tarihini ve inanç dünyasını uluslararası akademik standartlara uygun, kalıcı ve referans niteliğinde bir dijital külliyat haline getirmek olduğunu ifade etti.Bu nedenle yazar ve editör seçiminde kimliksel ya da mezhebi aidiyetlerin değil; akademik liyakat, metodolojik yetkinlik ve bilimsel tarafsızlığın esas alınacağını belirten Bülbül, bilginin doğruluğunun onu üreten kişinin kimliğinden bağımsız olduğunu söyledi. Önemli olanın yazılan maddenin birincil kaynaklara dayanması, literatürü doğru yansıtması ve tarafsız bir üslupla kaleme alınması olduğunu kaydetti.Bülbül, projenin yaklaşık sekiz ay önce fiilen başladığını ve inşa sürecinin 2027 yılı sonunda tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Tüm maddelerin, çalışma bütünüyle tamamlandıktan sonra yayımlanmasının hedeflendiğini belirtti.Konuşmasının sonunda Bülbül, projenin ortaya çıkmasında emeği geçen Çerağan Bileşenleri Akademi Platformu üyelerine, platform sözcüsü Mahmut Türkmen’e, Dört Kapı Kırk Makam Eğitim Kültür ve Araştırma Derneği Başkanı Tarık Çimen’e, koordinatör yardımcısı Dr. Cemil Köksal’a ve alan editörlerine teşekkür etti. Bülbül, ABDAL’ın Alevilik ve Bektaşilikle ilgili 1990’lardan bugüne uzanan bilgi kirliliğine karşı veriye, belgeye, kaynağa ve hakikate dayalı bir akademik kalkan olmaya aday olduğunu söyledi.Konuşmanın ardından Prof. Dr. Tuncay Bülbül’e katkılarından dolayı plaket takdim edildi.Ali Küçükdede: “Bilgiler dijital arşive geçmezse kaybolabilir”Programın son bölümünde Alevi-Bektaşi yolunun yaşayan hafızasını temsil eden Seyit Seyfi Cemevi Başkanı ve dedesi Ali Küçükdede konuşmasını yapmak üzere sahneye davet edildi.Ali Küçükdede, toplumların yaşamında kırılma anları olduğu gibi yol ayrımları da bulunduğunu belirterek, Alevi toplumunun bugün böyle bir yol ayrımında olduğunu söyledi. Ancak bu kez yalnızca sezgilerle değil, bilimin ışığında hangi yoldan gidileceğinin bilindiğini ifade etti.Dijital devrimin yaşandığı bir çağda olunduğunu vurgulayan Küçükdede, Alevi-Bektaşi hafızasının dijital ortama aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini belirtti. Küçükdede, bugün bu karar alınmaz ve ansiklopedi çalışması yürütülmezse, 30-40 yıl sonra bu bilgilerin deforme olabileceğini, kaybolabileceğini ya da ulaşılamaz hale gelebileceğini söyledi.Küçükdede, ABDAL AI çalışmasının yalnızca akademik bir metin üretimi olmadığını, dedelerin ve inanç önderlerinin denetiminden geçecek bir süreç olduğunu ifade etti. Akademisyenlerin hazırladığı çalışmaların, dedelerin değerlendirmesinden ve onayından geçerek en doğru biçimini bulmasının hedeflendiğini belirtti.“İlim Çin’de de olsa gidin alın” sözünü hatırlatan Küçükdede, ilmin kimden geldiğine değil, doğruluğuna ve faydasına bakılması gerektiğini söyledi. İmam Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözünü de anımsatan Küçükdede, projeye emek veren akademisyenlere teşekkür etti.Ali Küçükdede, çalışmanın Alevi kurumlarının kendi küçük gelirleri, bağışları ve imkânlarıyla yürütüldüğünü belirterek, bu yönüyle projenin ayrı bir değer taşıdığını söyledi. Cemevlerinin ve kurumların hiçbir kişinin özel mülkü olmadığını, toplumun ortak emaneti olduğunu vurguladı.Küçükdede, projenin “Aleviliği kurtarma” iddiası taşımadığını; var olan bilgilerin kaybolmaması, doğru biçimde kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması için yürütüldüğünü ifade etti. Türkiye’de edebiyattan sanata, müzikten toplumsal hafızaya kadar Alevi-Bektaşi değerlerinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Küçükdede, bu nedenle ABDAL AI gibi çalışmaların “hayat damarı kadar önemli” olduğunu söyledi.Alevi toplumunda birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken Küçükdede, yolun kişilerin ve kurumların üzerinde olduğunu belirterek, “Yol cümleden uludur. Hepimiz yolun talibiyiz” mesajı verdi. Aleviliğin değil, Alevilerin kendi hafızasını doğru biçimde idrak etmeye ve güçlendirmeye ihtiyacı olduğunu ifade etti.Zakirler ve sanatçılar sahne aldı
Programda konuşmaların yanı sıra Alevi-Bektaşi kültürünün yaşayan sesleri olan zakirler de sahne aldı. Zakirliğin yalnızca saz çalmak ve türkü söylemek olmadığı; yolun bilgisini, nefeslerini, deyişlerini ve irfanını kuşaktan kuşağa taşıyan önemli bir hafıza görevi olduğu vurgulandı.Etkinlikte çeşitli cemevlerinden zakirler nefesleri ve deyişleriyle programa katkı sundu. Programın son bölümünde ise geleneksel ezgilerin ve deyişlerin Alevi-Bektaşi yolunun taşıyıcısı olduğu ifade edilerek sanatçı Gülcihan Koç sahneye davet edildi.ABDAL AI Alevilik-Bektaşilik Dijital Ansiklopedisi ve Literatürü lansmanı, Alevi-Bektaşi ortak hafızasını akademik ölçütlerle kayıt altına alma, dijital çağın imkânlarıyla erişilebilir kılma ve gelecek kuşaklara güvenilir biçimde aktarma hedefiyle dikkat çeken önemli bir kültürel miras çalışması olarak değerlendirildi.
Yerel yönetimlerden projeye destek mesajıKartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’i temsilen konuşan Kartal CHP Grup Başkanvekili Özkan Özdemir, çalışmada emeği geçen herkese teşekkür etti. Özdemir, Hacı Bektaş Veli’nin “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” sözünü hatırlatarak, Alevi-Bektaşi inancının ve değerlerinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla yapılan çalışmalara Kartal Belediyesi olarak destek vermeye devam edeceklerini söyledi.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları Müdürü Vedat Karay da konuşmasında, projeyi ortaya çıkaran kurumların büyük emek verdiğini belirtti. Karay, 23 kurumun bir araya gelerek güçlü bir temel attığını ifade ederek, bu birlikteliğin ve emeğin önemine dikkat çekti.Kartal Kaymakamı Edip Çakıcı ise ABDAL AI projesini “çok değerli bir çalışma” olarak nitelendirdi. Çakıcı, 23 cemevinin ortak bir tavırla bir araya gelmesinin büyük bir birlik ve beraberlik örneği olduğunu söyledi. Alevi-Bektaşi inanç ve kültürünün en doğru biçimde kendi mensupları tarafından tanımlanmasının önemine değinen Çakıcı, dijital çağda doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın değerine vurgu yaptı.Çakıcı, sanal ortamda doğru-yanlış çok sayıda bilginin dolaşıma girdiğini belirterek, ABDAL AI’nin güvenilir bir başvuru kaynağı olacağını ifade etti. Projenin kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması bakımından da önemli olduğunu söyleyen Çakıcı, genç kuşakların dijital dünyada vakit geçirdiği bir dönemde böyle bir dijital köprünün kurulmasının anlamlı olduğunu dile getirdi.Tanıtım filminde “toprağın altından dijital dünyaya” vurgusuProgramın devamında salona yeni katılan davetliler anons edildi. CHP Ataşehir Belediyesi Meclis Üyesi Bülent Kamış'ın Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in Silivri’den selam ve saygılarını ilettiği belirtilirken; belediye meclis üyeleri, cemevi başkanları, dernek temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri de katılımları dolayısıyla selamlandı.Ardından katılımcılara ABDAL AI tanıtım filmi izletildi. Filmde, Horasan’dan Anadolu’ya uzanan Alevi-Bektaşi inanç ve irfan yolunun tarihsel hafızası ele alındı. Kur’an ve Ehlibeyt merkezli inanç mirasının erenler, abdallar, dervişler, pirler, ocaklar ve dergâhlar aracılığıyla Anadolu’ya ve Balkanlar’a taşındığı anlatıldı.Tanıtım filminde, buyruklar, velayetnameler, erkânnameler, divanlar, mecmualar ve risalelerin Alevi-Bektaşi hafızasındaki yerine dikkat çekildi. Tarihsel süreç içerisinde kimi dönemlerde baskılar nedeniyle saklanmak zorunda kalan yazılı kaynakların, sözlü kültürün, nefeslerin, deyişlerin, dedelerin, anaların ve zakirlerin gayretiyle kuşaktan kuşağa aktarıldığı vurgulandı.Filmde “toprağın altından dijital dünyaya” ifadesiyle, geçmişte korunmak için saklanan yazılı mirasın bugün dijital hafızaya taşındığı mesajı verildi. ABDAL AI’nin, sözlü ve yazılı mirası kaynaklı, düzenli, denetlenebilir ve erişilebilir bir bilgi alanına dönüştürme ihtiyacından doğduğu belirtildi.Prof. Dr. Tuncay Bülbül: “ABDAL, dijital ekosistemin ilk ve en önemli adımıdır”Tanıtım filminin ardından ABDAL AI Alevilik-Bektaşilik Dijital Ansiklopedisi Koordinatörü, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Bülbül konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edildi.
Prof. Dr. Bülbül, konuşmasına Pir Sultan Abdal’dan dizeler okuyarak başladı. Bülbül, Pir Sultan’ın dilindeki “kapı” metaforunun yalnızca mekânsal bir geçişi değil; zulmetten nura, cehaletten marifete, darlıktan genişliğe açılan bir eşiği temsil ettiğini söyledi. ABDAL projesiyle Alevilik ve Bektaşilik araştırmalarında yeni bir kapının bilim, filoloji ve tarihsel hakikatle aralandığını ifade etti.Alevilik ve Bektaşilik çalışmalarında bilimsel tavrın öneminin her zamankinden daha hayati olduğunu vurgulayan Bülbül, 1990’lı yılların bu alandaki araştırmalar açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Kırsaldan kente göçün büyük ölçüde tamamlanması ve sözlü kültürden yazılı kültüre geçiş sürecinin hızlanmasıyla birlikte Alevilik-Bektaşilik alanında yoğun bir yayın üretimi yaşandığını söyledi.Bülbül, bu yayın çeşitliliğinin olumlu yanları olmakla birlikte ciddi bir bilgi kirliliğini de beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Birincil kaynaklara, yazma eserlere, temel metinlere ve metodolojik titizliğe dayanmayan popüler yayınların geleneği anlamaktan çok yeniden icat etme eğilimine girdiğini ifade etti.Aleviliğin yalnızca kültür ya da ideoloji olarak ele alınmasının bilimsel bir yaklaşım olmadığını belirten Bülbül, “Alevilik her şeyden önce bir inançtır” vurgusu yaptı. Aleviliğin teoloji, tarih ve sosyoloji temelinde ele alınması gerektiğini belirten Bülbül, inanç sistemlerinin modern ideolojik kalıplara sıkıştırılamayacağını söyledi.Prof. Dr. Bülbül, ABDAL’ın dijital platformda Alevilik ve Bektaşiliği Alevilik-Bektaşilik cephesinden okuyucuya sunan; Alevi toplumunun kendi içinden, kendi finans gücüyle ürettiği, ancak tamamen bilimsel çerçevede hazırlanacak bir ansiklopedi olduğunu belirtti.Bülbül, ABDAL’ın yalnızca bir sonuç değil, Çerağan Bileşenleri Akademi Platformu tarafından tasarlanan büyük bir Alevi-Bektaşi dijital ekosisteminin ilk ve en önemli adımı olduğunu ifade etti. Platformda yalnızca ansiklopedi maddelerinin değil; bilimsel kitaplardan çocuk kitaplarına, çizgi filmlerden belgesellere ve dizilere kadar geniş bir içerik ekosisteminin hedeflendiğini söyledi.Maddeler akademik ve inançsal denetimden geçecekProf. Dr. Bülbül, ABDAL’ın bilimsel kriterlerine de değindi. Ansiklopedi maddelerini yazacak yazarların en az doktora mezunu olması şartının arandığını belirten Bülbül, maddelerin teoloji, tarih, halk bilimi, edebiyat, sosyoloji ve müzik alanlarında Alevilik-Bektaşilik çalışmalarıyla öne çıkan uzman akademisyenlerin editörlüğünden geçeceğini söyledi.Bülbül, ayrıca maddelerin inanç önderlerinden oluşan danışma kurulunun değerlendirmesine de sunulacağını belirtti. Projenin amacının akademik bilgi ile yaşayan geleneğin pratiği arasındaki mesafeyi daraltmak olduğunu ifade eden Bülbül, literatürdeki teorik bilgi ile cemevlerindeki aktif uygulama arasında oluşabilecek farklılıkların asgariye indirilerek okuyucuya daha bütüncül bir bilgi sunulmasının hedeflendiğini söyledi.Konuşmasında “ABDAL’ı Sünni bilim insanları mı yazacak?” şeklindeki muhtemel soruya da yanıt veren Bülbül, ansiklopedinin temel amacının Alevilik ve Bektaşilik kültürünü, tarihini ve inanç dünyasını uluslararası akademik standartlara uygun, kalıcı ve referans niteliğinde bir dijital külliyat haline getirmek olduğunu ifade etti.Bu nedenle yazar ve editör seçiminde kimliksel ya da mezhebi aidiyetlerin değil; akademik liyakat, metodolojik yetkinlik ve bilimsel tarafsızlığın esas alınacağını belirten Bülbül, bilginin doğruluğunun onu üreten kişinin kimliğinden bağımsız olduğunu söyledi. Önemli olanın yazılan maddenin birincil kaynaklara dayanması, literatürü doğru yansıtması ve tarafsız bir üslupla kaleme alınması olduğunu kaydetti.Bülbül, projenin yaklaşık sekiz ay önce fiilen başladığını ve inşa sürecinin 2027 yılı sonunda tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Tüm maddelerin, çalışma bütünüyle tamamlandıktan sonra yayımlanmasının hedeflendiğini belirtti.Konuşmasının sonunda Bülbül, projenin ortaya çıkmasında emeği geçen Çerağan Bileşenleri Akademi Platformu üyelerine, platform sözcüsü Mahmut Türkmen’e, Dört Kapı Kırk Makam Eğitim Kültür ve Araştırma Derneği Başkanı Tarık Çimen’e, koordinatör yardımcısı Dr. Cemil Köksal’a ve alan editörlerine teşekkür etti. Bülbül, ABDAL’ın Alevilik ve Bektaşilikle ilgili 1990’lardan bugüne uzanan bilgi kirliliğine karşı veriye, belgeye, kaynağa ve hakikate dayalı bir akademik kalkan olmaya aday olduğunu söyledi.Konuşmanın ardından Prof. Dr. Tuncay Bülbül’e katkılarından dolayı plaket takdim edildi.Ali Küçükdede: “Bilgiler dijital arşive geçmezse kaybolabilir”Programın son bölümünde Alevi-Bektaşi yolunun yaşayan hafızasını temsil eden Seyit Seyfi Cemevi Başkanı ve dedesi Ali Küçükdede konuşmasını yapmak üzere sahneye davet edildi.Ali Küçükdede, toplumların yaşamında kırılma anları olduğu gibi yol ayrımları da bulunduğunu belirterek, Alevi toplumunun bugün böyle bir yol ayrımında olduğunu söyledi. Ancak bu kez yalnızca sezgilerle değil, bilimin ışığında hangi yoldan gidileceğinin bilindiğini ifade etti.Dijital devrimin yaşandığı bir çağda olunduğunu vurgulayan Küçükdede, Alevi-Bektaşi hafızasının dijital ortama aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini belirtti. Küçükdede, bugün bu karar alınmaz ve ansiklopedi çalışması yürütülmezse, 30-40 yıl sonra bu bilgilerin deforme olabileceğini, kaybolabileceğini ya da ulaşılamaz hale gelebileceğini söyledi.Küçükdede, ABDAL AI çalışmasının yalnızca akademik bir metin üretimi olmadığını, dedelerin ve inanç önderlerinin denetiminden geçecek bir süreç olduğunu ifade etti. Akademisyenlerin hazırladığı çalışmaların, dedelerin değerlendirmesinden ve onayından geçerek en doğru biçimini bulmasının hedeflendiğini belirtti.“İlim Çin’de de olsa gidin alın” sözünü hatırlatan Küçükdede, ilmin kimden geldiğine değil, doğruluğuna ve faydasına bakılması gerektiğini söyledi. İmam Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözünü de anımsatan Küçükdede, projeye emek veren akademisyenlere teşekkür etti.Ali Küçükdede, çalışmanın Alevi kurumlarının kendi küçük gelirleri, bağışları ve imkânlarıyla yürütüldüğünü belirterek, bu yönüyle projenin ayrı bir değer taşıdığını söyledi. Cemevlerinin ve kurumların hiçbir kişinin özel mülkü olmadığını, toplumun ortak emaneti olduğunu vurguladı.Küçükdede, projenin “Aleviliği kurtarma” iddiası taşımadığını; var olan bilgilerin kaybolmaması, doğru biçimde kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması için yürütüldüğünü ifade etti. Türkiye’de edebiyattan sanata, müzikten toplumsal hafızaya kadar Alevi-Bektaşi değerlerinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Küçükdede, bu nedenle ABDAL AI gibi çalışmaların “hayat damarı kadar önemli” olduğunu söyledi.Alevi toplumunda birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken Küçükdede, yolun kişilerin ve kurumların üzerinde olduğunu belirterek, “Yol cümleden uludur. Hepimiz yolun talibiyiz” mesajı verdi. Aleviliğin değil, Alevilerin kendi hafızasını doğru biçimde idrak etmeye ve güçlendirmeye ihtiyacı olduğunu ifade etti.Zakirler ve sanatçılar sahne aldı
Programda konuşmaların yanı sıra Alevi-Bektaşi kültürünün yaşayan sesleri olan zakirler de sahne aldı. Zakirliğin yalnızca saz çalmak ve türkü söylemek olmadığı; yolun bilgisini, nefeslerini, deyişlerini ve irfanını kuşaktan kuşağa taşıyan önemli bir hafıza görevi olduğu vurgulandı.Etkinlikte çeşitli cemevlerinden zakirler nefesleri ve deyişleriyle programa katkı sundu. Programın son bölümünde ise geleneksel ezgilerin ve deyişlerin Alevi-Bektaşi yolunun taşıyıcısı olduğu ifade edilerek sanatçı Gülcihan Koç sahneye davet edildi.ABDAL AI Alevilik-Bektaşilik Dijital Ansiklopedisi ve Literatürü lansmanı, Alevi-Bektaşi ortak hafızasını akademik ölçütlerle kayıt altına alma, dijital çağın imkânlarıyla erişilebilir kılma ve gelecek kuşaklara güvenilir biçimde aktarma hedefiyle dikkat çeken önemli bir kültürel miras çalışması olarak değerlendirildi. # ABDAL AI# Çerağan Bileşenleri Akademi Platformu# Alevilik-Bektaşilik inancı# Prof. Dr. Tuncay Bülbül
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir

















