Haber: Esra TOKATBazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, 29’u tutuklu 322 sanığın yargılanmasına Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.Duruşmaya, “Hoca” lakaplı örgüt elebaşı olduğu iddia edilen Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi, aynı suçtan 123 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin mevcut dava dosyasıyla birleştirildiğini belirterek, birleştirilen dosya kapsamında savunma yapılması için sanıklara söz verdi.Tutuksuz sanık Abdullah Bahçeci, dosyada adı geçen kişileri tanımadığını savunarak, “Söz konusu belgeye üç yıl eğitim alarak sahip oldum. Yasadışı bir faaliyette bulunmadım. Beraatimi talep ediyorum” dedi.“Esprili dille diploma ayarlamayı teklif etti”Tutuklu sanık Enver Yılmaz ise savunmasında, Ziya Kadiroğlu’nun Ankara’ya geldiğinde evinde kaldığını belirterek, Kadiroğlu’nun kendisine esprili bir dille diploma ayarlamayı teklif ettiğini, buna tepki gösterdiğini ve böyle bir işin kendisine zarar vereceğini söyledi. Yılmaz, iddia edilen işlemlere inanmadığını ve kabul etmediğini ifade etti.Tutuksuz sanık Ali Çiçekli, evini “homeofis” olarak Kadiroğlu’na verdiğini belirterek suçlamaları reddetti. Kimlik bilgilerinin kullanıldığını öne süren Çiçekli, 18 Ekim 2024’ten bu yana başka bir dosya kapsamında cezaevinde olduğunu kaydetti.Tutuksuz sanık Velat Çelik ise suçlamalardan cezaevindeyken haberdar olduğunu belirterek, dosya kapsamında yalnızca Abdurrahman Dursun’u tanıdığını, açık öğretimle ilgili denklik vaadiyle kendisinden bağış talep edildiğini ve bu nedenle para gönderdiğini söyledi. Tutuklu sanık Zeynep Karacan da üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi.“Ben böyle bir örgüt içerisinde bulunmadım”Mahkemede söz alan tutuklu sanık Abdurrahman Dursun, daha önce verdiği ifadeleri aynen tekrar ettiğini belirterek, “Ben böyle bir örgüt içerisinde bulunmadım. Kimseden para almadım. Tahliyemi talep ediyorum” dedi. Tutuklu sanıklar Adem Gülsümbül ve Gökay Celal Gülen de tahliye talebinde bulundu.Duruşma 10 Nisan'a ertelendiSavunmaların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin sürmesine karar vererek duruşmayı 10 Nisan’a erteledi.Nurgül Göksu: "Benim gelinim depremde hayatını kaybederken diplomasını alıp götürmediği için suçlu heralde"Duruşmanın ardından 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden gelini Nesibe Kaya Zabun’un diplomasının da kullanıldığını ifade eden Nurgül Göksu, “Sabahtan bu yana sanıkları dinliyoruz. Sanıkların hepsi suçsuz olduklarını söylüyor ve tahliyelerini talep ediyorlar. Ben bugün duruşma salonunda şöyle düşündüm; yani benim gelinim depremde hayatını kaybederken diplomasını alıp götürmediği için suçlu heralde, buradaki bütün sanıkların hepsi suçsuz. Biri üniversite notunu yükseltmiş, biri ustalık belgesi almış, biri kuaför belgesi almış. Hepsi sahte belgeler, sahte evraklar ve para karşılığında almışlar. Büyük bir çete var karşımızda. Birbirlerine suç atıyorlar. Biz bu davanın zaten asliye ceza mahkemesinde değil de ağır ceza mahkemesinde görülmesini istiyoruz. Bunlar bir çete ve bu çetenin ağır ceza mahkemesinde yargılanması gerekiyor.Burada benim gelinimin diplomasını çalan kişi tutuksuz yargılanıyor. Duruşma salonunda yok. Biz neden duruşma salonunda göremiyoruz? Ben Ezgi Apartmanı davasında 3 yıldır mücadele ediyorum. Kervan Pastanesi sahipleri tutuklandı sonunda. Burada da bu kişiler tutuklanana kadar mücadele edeceğim. Bu kadar zor olmamalı. Yaklaşık 15-20 gün sonra depremin 3. yılını bitireceğiz biz. Hala dosyamda bilirkişi raporları geliyor ve kolon kesmenin normal olduğunu savunan raporlar geliyor. Orada nasıl mücade ettiysem burada da edeceğim. Gelinimin diplomasını kullanan Münir Gözübelli de gelip burada ifade verecek.”"Burada nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan da yargılama yapılmalı"Nurgül Göksu’nun avukatı Ahmet Çabukel de şunları söyledi:“Bu dosyada şu ana kadar tespit edilen 300 kişi tarafından yüzlerce sınav notu ve diploma notları değiştirilmiş ve sahte diplomalar çıkartılmış. Bunlar yapılırken de e-imza uygulamaları kullanılmış. Bir e-imza almanın aşamaları var. Sadece bir flash bellek alıp yükleyerek yapılacak kolay bir şey değil. Bizim dosyamızda bir e-imza oluşturulabilmesi için Gazi Üniversitesi Öğrenci İşleri’nden sorumlu kişiden e-imza çıkartmak için kimlik belgesini daire başkanına bildirmek zorundadır. Yapılan başvuru neticesinde Gazi Üniversitesi Daire Başkanlığı tarafından başvurucu kimlik belgeleri Türktrust’a aktarılmalı, Türktrust tarafından ilgili incelemeler yapıldıktan sonra da e-imza dijital olarak basılmalıdır. Daha sonra Türktrust tarafından gönderilen belgeler TÜBİTAK tarafından kullanım için onaylanmalıdır. Onay işlemi verildikten sonra e-imza sisteme tanıtılmakta ve Gazi Üniversitesi Daire Başkanlığı’na gönderilmektedir. Buradan da Öğrenci İşleri’ne e-imza teslim edilir. Buradaki personel tarafından da aktivasyon işlemleri yapıldıktan sonra sisteme tanımlanır. Yani çok karmaşık ve defalarca onaydan geçmesi gereken bir sistem. Bütün bunlar yapılırken resmi bir belgenin kullanılmadığını iddia ediyorlar. Bütün bunları üst üste koyduğumuzda diplomayı alan kişi para ödediğini ve o para karşılığında bu diplomayı satın aldığını iddia ediyor. Para ödeyen kişi açısından bu dolandırıcılık suçudur, öte yandan kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla kullanıldığı için de nitelikli hal vardır. Bunu alan kişi açısından da “belgede sahtecilik suçu”nu oluşturuyor. Burada nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan da yargılama yapılmalı. Bir çok devlet kurumu mağdur edildi burada. Bu yüzden görevli olan mahkeme ancak ağır ceza mahkemesi olmalıdır. Biz bu taleplerimizi yinelemeye devam edeceğiz.
Asayiş
Yayınlanma: 16 Ocak 2026 - 20:27
6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden gelininin diploması kullanılan Göksu: "Bunlar bir çete"
Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü duruşmasının ardından 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden gelini Nesibe Kaya Zabun’un diplomasının da kullanıldığını ifade eden Nurgül Göksu basın açıklaması yaptı.
Asayiş
16 Ocak 2026 - 20:27
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir


















