• Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
19:39
Ahmet Davutoğlu "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan ifade verdi: "Sözlerimin arkasındayım"
19:02
Erdoğan açıkladı: Kiralık sosyal konut başvuruları 14 Eylül'de başlayacak
16:16
İGDAŞ'tan deprem için kritik teknoloji: 65 kilometrelik fiber hat "sanal sensör" olarak kullanılıyor
15:41
Ahmet Davutoğlu, "Cumhurbaşkanına hakaret" soruşturmasında ifade vermek için Ankara Adliyesi'ne geldi
15:13
Üsküdar Belediyesi'nde başkan vekilliği seçimi öncesi CHP ve YENİ Parti'den birlik mesajı
00:30
Antalya Havalimanı'nda 18,9 kilo likit metamfetamin ele geçirildi
00:19
Üsküdar'da kritik seçim öncesi Ekrem Baki tutuklandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Emre Şahin
  3. Sözün Değeri Meydanda Belli Olur
Yayınlanma: 07 Eylül 2026 - 15:28

Sözün Değeri Meydanda Belli Olur

07 Eylül 2026 - 15:28
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Emre Şahin
Emre Şahin
emreerensahin@gmail.com
Sahadan Kaleme, Kalemden Gündeme...
Sözün Değeri Meydanda Belli Olur

Sahadan Kaleme, Kalemden Gündeme-10

Sendikalar yalnızca hak aranan, taleplerin dile getirildiği veya yöneticilerin sorumluluk üstlendiği yapılar değildir. Sendika aynı zamanda ortak aklın, iradenin ve birlikte karar verebilmenin örgütlü hâlidir.

Eğitim-Bir-Sen’in kuruluşundan bugüne taşıdığı sendikal anlayışın temelinde de bu irade vardır. Üyenin sözünü kıymetli gören, teşkilatı merkeze alan, bağımsız iradeyi ve ortak aklı önemseyen bir anlayıştan söz ediyoruz. Bu nedenle seçimlerimizi yalnızca sandık başına gidilen günlerden ibaret görmek büyük bir eksiklik olur.

Önümüzde bunun en somut örneği var.

24 Eylül’de üyelerimiz delege adayları için sandık başına gidecek. 18 Ekim’de şube olağan genel kurulumuzda delegelerimiz şube yönetimini belirleyecek. Kasım ayında ilçe temsilciliklerimiz için yeni seçim süreçleri başlayacak. Ardından bu demokratik zincirin bir başka halkası olarak genel merkez seçimleri gerçekleştirilecek.

Yani bir üye sandık başına geçtiğinde aslında yalnızca bir isim için oy kullanmıyor. Kendi sendikasının geleceğinde söz sahibi oluyor.

Bu, küçümsenecek bir şey değildir.

Üyenin delegesini, delegenin şube yönetimini, üst kurul delegelerinin ise genel merkez yönetimini belirlediği bu yapı, sendikal hayatımızın en kıymetli taraflarından biridir. Yönetimlerin üyeler tarafından belirlendiği, farklı fikirlerin ortaya çıkabildiği, adayların kendilerini teşkilata anlatabildiği bir süreç, bizim için yalnızca bir seçim takvimi değil; adeta bir demokrasi şölenidir.

Fakat tam da burada kendimize dürüstçe bir soru sormamız gerekiyor:

Demokrasiyi yalnızca eleştirmek olarak mı görüyoruz, yoksa sorumluluk almak olarak da mı?

Çünkü sendikal eleştiri değerlidir.

Yönetimin yanlışını söylemek değerlidir. Eksikleri görmek, uygulamalardaki hataları göstermek, farklı bir yol önermek değerlidir. Hatta zaman zaman içeriden göremediğimiz bir problemi dışarıdan bir gözün fark edip önümüze koymasına ihtiyaç vardır.

Hiçbir yönetim yanılmaz değildir.

Uzun süre aynı yapının içerisinde bulunmak, zaman zaman yönetim körlüğüne yol açabilir. Her gün yaptığımız bir işin eksikliğini, dışarıdan bakan biri çok daha rahat görebilir. Bu nedenle farklı seslere tahammülümüzün değil, ihtiyacımızın yüksek olması gerekir.

Ancak eleştiri ile muhalefeti birbirine karıştırmamak da gerekir.

Bir eksikliği gösterip çözüm önermek başka şeydir; her durumda kusur arayıp hiçbir sorumluluk üstlenmemek başka…

Yanlış gördüğü uygulamayı değiştirmek için teşkilatın karşısına çıkmak başka şeydir; yıllarca köşesinde oturup birkaç cümleyle bütün teşkilatı etkileyeceğini düşünmek başka…

Ve belki en önemlisi:

Seçim zamanı geldiğinde konuşmakla, seçim zamanı geldiğinde susmak arasındaki fark.

Sendikal hayatımızda zaman zaman çok rahat bir muhalefet alanı oluşabiliyor. Her şey hakkında fikri olan, her uygulamayı eleştiren, yönetimlere akıl veren ama iş sorumluluk almaya geldiğinde ortadan çekilen bir anlayıştan söz ediyorum.

Oysa teşkilat, yalnızca konuşulan bir yer değildir.

Teşkilat; okul okul, iş yeri iş yeri, ilçe ilçe emek verilen bir alandır.

Sendikacılık, uzaktan yorum yapma sanatı değildir.

Meydana inmektir. İnsanların karşısına çıkmaktır. Fikrinin arkasında durmaktır. İkna etmektir. İtiraz etmektir. Gerektiğinde yönetime talip olmaktır. Sorumluluk almaktır.

Bugün bir yönetime dair eleştiriniz varsa, yarın o yönetimin yerine daha iyisini koyabilecek bir iradeniz de olmalıdır.

“Böyle olmamalı” demek önemlidir.

Ama asıl kıymetli olan, “Ben bunun daha iyisini yapmak için buradayım” diyebilmektir.

Çünkü seçimler, herkesin kendisini gerçekten gördüğü aynadır.

Konuştuğunuz cümlelerin teşkilatta ne kadar karşılığı olduğunu, insanların size ne kadar güvendiğini, anlattığınız düşüncenin kaç kişiyi ikna ettiğini seçim günü görürsünüz.

Bu, kimseyi küçümsemek için söylenmiş bir söz değildir.

Tam tersine, sendikal demokrasiyi ciddiye aldığımız için söylüyorum.

Eleştirin.

Hem de cesurca eleştirin.

Yanlış gördüğünüzü söyleyin. Yönetimin eksiklerini ortaya koyun. Bizi rahatsız edecek sorular sorun. Farklı fikirler üretin. Daha iyisini tarif edin.

Ama sözünüzün arkasına sorumluluk koyun.

Çünkü sendikacılık yalnızca kürsüden konuşmak değildir; gerektiğinde o kürsüye çıkıp hesabını verebilmektir.

Önümüzdeki seçim sürecini de tam olarak böyle okumalıyız.

Bu süreçte kimsenin susturulmadığı, kimsenin fikrinden dolayı dışlanmadığı; aksine farklı düşüncelerin kendisini ifade edebildiği, üyelerimizin özgür iradesiyle tercihte bulunduğu bir teşkilat iklimini büyütmeliyiz.

Çünkü güçlü sendika, herkesin aynı şeyi söylediği sendika değildir.

Güçlü sendika; farklı seslerin konuşabildiği, fakat konuşan herkesin gerektiğinde sorumluluk da alabildiği sendikadır.

24 Eylül'de sandık kurulacak.

O gün yalnızca adaylar değil, hepimiz kendi sendikal anlayışımızla sandığın karşısında olacağız.

Kimin daha çok konuştuğu değil, kimin teşkilata ne kattığı…

Kimin daha sert eleştirdiği değil, kimin daha fazla sorumluluk aldığı…

Kimin kendisini “akil” gördüğü değil, teşkilatın kimi gerçekten yanında gördüğü ortaya çıkacak.

Ve belki de bu seçimlerin en güzel tarafı tam olarak bu olacak:

Söz, sahibini bulacak.

Demokrasi biraz da budur.

Konuşmak kadar dinlemek, eleştirmek kadar üretmek, itiraz etmek kadar sorumluluk almak ve gerektiğinde meydanın ortasına çıkıp “Ben de varım.” diyebilmektir.

Bizim ihtiyacımız sessiz teşkilatlar değil; konuşan, sorgulayan, üreten ve sorumluluk alan teşkilatlardır.

Çünkü biz, üyelerimizin iradesiyle büyüyen bir sendikayız.

Ve bu iradenin en güçlü hâli, sandık başında değil yalnızca; sandığa kadar yürüyen cesarette ortaya çıkar.

Sözünüz varsa söyleyin.

İtirazınız varsa ortaya koyun.

Daha iyisini yapacağınıza inanıyorsanız, sorumluluk alın.

Çünkü sendikada gerçek karşılık, köşede kurulan cümlelerle değil, sahada kazanılır.

Emre ŞAHİN

Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkan Yardımcısı

emreerensahin@gmail.com

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Sorun Eğitim Değil, Yöntem Meselesi - 16 Mayıs 2026
  • Vicdanın Ve İnsanlığın Sesi: Gazze'ye Uzanan Kardeşlik Köprüsü - 08 Ekim 2025
  • Masada Sözümüz, Sahada Kararlılığımız Var - 01 Ağustos 2025
  • 4688'in Sınırları Bize Dar: Memur Sendikacılığında Değişim Zamanı - 02 Temmuz 2025
  • Kurucu Kimliğe Vefa: MEMUR-SEN 30 Yaşında - 26 Haziran 2025
  • Eğitim İçin Planlı Adımlar Ve Somut Talepler - 19 Haziran 2025
  • Zirvede Kalmak Emek İster: Bir Senenin Röntgeni - 12 Haziran 2025
  • 8. Dönem Toplu Sözleşme: Hak Masada, Güç Sahada - 04 Haziran 2025
  • Mutabakatın Ötesinde: Sendikal Mücadelemiz - 28 Mayıs 2025
    Çok Okunan Haberler
    Oğuz Çepni Boyu Dernekleri Federasyonu'ndan Türkistan'a kültür ziyareti
    Oğuz Çepni Boyu Dernekleri Federasyonu'ndan Türkistan'a kültür ziyareti
    Nuri Aslan, İmamoğlu'nun 30 Ağustos mesajını okudu:
    Nuri Aslan, İmamoğlu'nun 30 Ağustos mesajını okudu: "Teslim olmayacağız"
    Alper Taş:
    Alper Taş: "Bizum Rize" kitaptan öte, başka bir zeminin inşası için...
    Kılıçdaroğlu’nun “aday göstermeyin” dediği isimler arasında gösterilmişti: Gökhan Yüksel’den genel merkeze ziyaret
    Kılıçdaroğlu’nun “aday göstermeyin” dediği isimler arasında...
    ABD ile İran bir ay sonra yeniden çatıştı: Brent petrol 90 doların üzerinde kapandı
    ABD ile İran bir ay sonra yeniden çatıştı: Brent petrol 90 doların...
    Himalaya felaketinde yeni kabus: 933 hidroelektrik çalışanından haber alınamıyor
    Himalaya felaketinde yeni kabus: 933 hidroelektrik çalışanından haber...
    Trump duyurdu: ABD’den İran hedeflerine geniş çaplı saldırı
    Trump duyurdu: ABD’den İran hedeflerine geniş çaplı saldırı
    Ana Sayfa
    Gündem
    Dünya
    Ekonomi
    Eğitim
    Sağlık
    Kadın
    Politika
    Siyaset
    Yerel
    İnsan Hakları
    Kültür-Sanat
    Spor
    Çevre
    Bilim ve Teknoloji
    Asayiş
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Vefatlar
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Gündem
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Siyaset
    • Spor
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Vefatlar
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Hakkımızda
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik Politikası

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.