VELİ-DER açıklamasında, tam puan alan öğrenci sayısının 719 olarak açıklanmasının ardından bazı özel okulların kendi bünyelerinde yüksek başarı oranları ilan etmesinin “inandırıcılıktan uzak” olduğunu belirtti. 2025 LGS’nin son 8 yılın en zor sınavı olarak nitelendirilmesine rağmen bu denli yüksek başarıların açıklanmasının, sınavın güvenliği ve şeffaflığı konusundaki kaygıları artırdığı ifade edildi.
Sınav Güvenliğine Dair Ciddi Soru İşaretleri
Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınavın şeffaf ve denetime açık biçimde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasına karşın, Bursa ve İstanbul’daki bazı okullarda yanlış kitapçık dağıtılması nedeniyle velilerin yargıya başvurduğu bilgisi paylaşıldı. Ayrıca yalnızca öğretmenlerin erişimine açık olması gereken sınav kitapçıklarının sınav esnasında dolaşıma girmesi, VELİ-DER tarafından “ciddi bir güvenlik ihlali” olarak nitelendirildi.
Eğitim Politikalarına Eleştiri
VELİ-DER, 23 yıllık eğitim politikalarının sonucu olarak akademik liselerin sayısında ciddi azalma yaşandığını ve öğrencilerin istemedikleri okullara veya özel okullara yönelmek zorunda kaldığını belirtti. Özellikle 2025 LGS’de Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler liselerinin kontenjanlarının 4.080 azaltıldığı; buna karşın imam hatip ve meslek liselerine 1.919 kontenjan artışı yapıldığı vurgulandı.
Bakan’ın Açıklamasına Tepki
Milli Eğitim Bakanı’nın sınavla ilgili tepkilere yönelik “çıkar elde edilmeye çalışılıyor” açıklaması da velilerin tepkisine neden oldu. Dernek, bu söylemi “talihsizlik” olarak nitelendirerek, kaygılı velileri hedef alan tutumu kınadığını belirtti.
VELİ-DER’den Soru ve Talepler
Açıklamada kamuoyuna şu sorular yöneltildi:
Akademik liselerin kontenjanları neden azaltıldı?İmam hatip ve meslek liselerine yönlendirme hangi gerekçeyle artırıldı?LGS’de yaşanan usulsüzlüklerle ilgili neden etkin bir soruşturma yürütülmemektedir?Mağdur edilen öğrenciler için ne tür çözümler sunulacaktır?
“Kamusal, Eşitlikçi ve Laik Eğitim İçin Mücadele Ediyoruz”
VELİ-DER, sınav odaklı ve eleme temelli eğitim anlayışına karşı olduklarını bir kez daha vurgulayarak şu ifadelerle açıklamasını sonlandırdı:
“Kamucu, eşitlikçi, laik ve bilimsel temellere dayanan bir eğitim sistemi talep ediyoruz. Çünkü bu talep, yalnızca öğrencilerimizin değil, tüm toplumun geleceği açısından yaşamsaldır.”



















