Eğitim
Yayınlanma: 24 Haziran 2025 - 18:38
Veli-der'den LGS açıklaması: Akademik liselerin kontejanları artırılsın, tercih edilmeyen okul türleri akademik liseye dönüştürülsün
Öğrenci Veli Derneği (Veli-der), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, çoğu ilde akademik lise sayısının azlığı nedeniyle öğrencilerin imam hatiplere, meslek liselerine, MESEM'lere ya da özel okula gitmek zorunda bırakıldığına dikkat çekilerek, tercih süreci öncesinde akademik liselerin kontejanlarının artırılması tercih edilmeyen okul türleri akademik liseye dönüştürülmesi talep edildi.
Eğitim
24 Haziran 2025 - 18:38
(İSTANBUL)- Öğrenci Veli Derneği (Veli-der), geçen haftasonunu gerçekleşen ve her yıl 100 binlerce öğrencinin lise öğrenimine başlamak için ter döktüğü Liselere Geçiş Sistemi'ne (LGS) ilişkin basın açıklaması yaptı.Akademik liselerin kontejanlarının artırılması talep edildiAçıklamada, çoğu ilde, fen, Anadolu, sosyal bilimler liseleri gibi akademik liselerin sayısının azlığı nedeniyle öğrencilerin, imam hatiplere, meslek liselerine, MESEM'lere ya da özel okula gitmek zorunda bırakıldığı ifade edilerek, öğrencilerin istemedikleri okullara kaydolmasına neden olunmaması adına, tercih süreci başlamadan, akademik liselerin kontejanlarının artırılması ve tercih edilmeyen okul türlerinin akademik liseye dönüştürülmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada konuya ilişkin şu ifadelere yer verildi:"23 yıldır sürdürülen okullaşma politikası sonucunda her ilde okulların büyük çoğunluğu imam hatip ve meslek liselerinden oluşuyor. Sınırlı sayıda akademik lise bırakıldığı için akademik liselere giremeyen çocuklar zorunlu olarak imam hatiplere, meslek liselerine, MESEM'lere yerleştiriliyor. Bu seçeneksizlikte çocuklara dayatılan ise özel okullar. Milli Eğitim Bakanı katıldığı bir programda 'Sanki biz çocukları özel okullara göndermek zorunda bırakıyormuşuz gibi bir algı var' diyor. Yaşanılan ise, algı denilenin bir hakikat olduğu. İmam hatip veya meslek liselerine zorunlu bırakılan çocuklar hane bütçesinin önemli kısmı eğitime ayrılarak özel okullara zorunlu bırakılıyor. Yoksulsan ya istemediğin okul türüne mecbur kalıyorsun ya MESEM' lerde, tarlalarda, inşaatlarda çocuk işçi oluyorsun ya da örgün eğitim dışına çıkıyor, çocuk yaşta evlendiriliyorsun. Tercihler öncesi acilen yapılması gereken, çocukların istemedikleri okul türüne mecbur bırakılmamaları için akademik liselerin kontejanlarını arttırmak, tercih edilmeyen okul türleri akademik liseye dönüştürmektir."Ekonomik koşulların yarattığı eşitsizliklere dikkat çekildiEkonomik koşullar nedeniyle sınava hazırlık sürecinde öğrenciler arasında eşitlik olmadığına da vurgu yapılan açıklamada, "Sınavın içeriğinin ve zorluk derecesinin özellikle kamu okullarında öğrenim gören yoksul öğrenciler açısından eşitsizlikler yarattığı görülmelidir…Koşulları eşit olmayan, eşit olanaklara sahip olmayan öğrencileri sanki eşitlermiş gibi merkezi sınava almak ve bu sınavın sonuçlarının meşru kabul edilmesini istemek merkezi sınavlar aracılığıyla yaşanan eşitsizlikleri meşrulaştırmak ve kabul ettirmek hedefine hizmet etmektedir" denilerek merkezi sınav uygulamasına da tepki gösterildi. Açıklamada şöyle denildiı:"Merkezi sınavlar, eğitimdeki eşitsizliği gizlemenin en etkili aracı""Merkezi sınavlar, eğitimdeki eşitsizliği gizlemenin en etkili aracı. Bir kentin en yoksul mahallesindeki okulla milyonlar akıtılan bir özel okulda olan özel kurslara giden, özel dersler alan bir çocuk aynı sınava giriyor. Aynı sınava girdikleri, aynı sorular sorulduğu için eğitimde eşitlik var algısı yaratılıyor. Öyle bir sınav sistemi ve okullaşma politikası yaratıldı ki yarışa, rekabete dayalı çocukların yaklaşık yüzde doksanının elendiği, başarısız ilan edildiği, istemedikleri okul türlerine ve özel okullara, çocuk yaşta işçiliğe, çocuk yaşta evliliğe mecbur bırakıldığı bir sistem inşa edildi."Sınavın yapısı ve içeriği de büyük bir sorun olarak karşımızda duruyor"Bununla birlikte sınavın yapısı ve içeriği de büyük bir sorun olarak karşımızda duruyor. Sınavla neyin ölçüldüğünü öncelikle MEB'in ortaya koyması gerekiyor. Bu sınavla öğrencilerin kimi derslerden ilgili kazanımları edinip edinmediğinin ölçülmesi hedefleniyorsa kullanılan aracın bu amaca uygun yapılandırılmadığını öncelikle tespit etmek gerekmektedir. Soruların içerikleri ve yapısı ile derslerin işleniş şekli arasında bağ olmadığı, soruların zorluk derecesi ile Talim Terbiye Kurulu tarafından hazırlanan öğretim programının da uyumlu olmadığı çok net bir şekilde görülüyor. "Her sene 1 milyona yakın çocuğun yaklaşık 900 bini bu sınavdan 'başarısızlık' damgasını yiyerek çıkıyor"Her sene 1 milyona yakın çocuğun yaklaşık 900 bini bu sınavdan 'başarısızlık' damgasını yiyerek çıkıyor. Ergenliğin en kırılgan döneminde liseye gönderdiğimiz bu gençler bu damgadan bir daha kurtulamıyor. Dünyada hiçbir başarılı eğitim sistemi 14-15 yaşındaki çocukları bu kadar baskılamıyor. Yarışa, rekabete, elemeye dayalı eğitim sistemi, tüm eşitsizlikleri meşrulaştıran merkezi sınav sistemi uygulamalarına son verilmelidir. Sınav ücretleri kaldırılmalıdır. Her öğrencinin ilgi, yetenek ve becerileri doğrultusunda desteklendiği, okul türleri uygulamasına son verildiği, eşit, kapsayıcı, parasız, laik, bilimsel eğitime erişebildiği, toplumsal faydanın esas alındığı bir eğitim sistemi tüm çocukların, gençlerin en temel hakkıdır."Bursa ve İstanbul illerinde bazı sınav salonlarında yanlış kitapçık dağıtılması sonucu veliler mahkemeye başvurmuştur"15 Haziran' da yapılan sınavda Bursa ve İstanbul illerinde bazı sınav salonlarında yanlış kitapçık dağıtılması sonucu veliler idari mahkemeye başvurmuştur. Öğrenci Veli Derneği olarak konunun takipçisi olacağız. LGS süreci ile ilgili tüm velileri dayanışmaya , eğitim hakkını savunmaya davet ediyoruz"
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir
















