“Dönüm Noktası: Yapay Zeka Çağında Çevrimiçi Şiddetin Etkileri, Belirtileri ve Tazminatı” başlıklı raporda, çevrimiçi taciz, yapay zeka destekli istismar, deepfake içerikler, siber zorbalık ve dijital tehditlerin Kadın Gazeteciler üzerinde ciddi psikolojik ve mesleki etkiler yarattığı belirtildi.
Kadın Gazetecilerde Kaygı ve Depresyon Artıyor
Rapora göre, ankete katılan kadın gazetecilerin yüzde 25’i çevrimiçi şiddete bağlı olarak kaygı veya depresyon tanısı aldığını ya da bu nedenle tedavi gördüğünü bildirdi.
Katılımcıların yüzde 13’ü ise travma sonrası stres bozukluğu yaşadığını ifade etti.
Raporda, çevrimiçi şiddetin kadın gazeteciler üzerinde yalnızca kişisel değil, mesleki sonuçlar da doğurduğu; bazı gazetecilerin kamuoyu tartışmalarından uzaklaştığı ve gazetecilik faaliyetlerinde geri çekilme yaşadığı vurgulandı.
Öz Sansür Artıyor
Kadın gazetecilere yönelik çevrimiçi saldırıların ifade özgürlüğünü de etkilediği belirtildi.
Araştırmaya göre, kadın gazetecilerin yüzde 45’i çevrimiçi şiddet nedeniyle sosyal medyada öz sansür uyguladığını bildirdi. Bu oranın 2020’de yüzde 30 olduğu hatırlatılarak, beş yıl içinde ciddi bir artış yaşandığı kaydedildi.
Katılımcıların yüzde 22’si ise iş yerinde öz sansür uyguladığını ifade etti.
Yapay Zeka Destekli Taciz Tehdidi Büyüyor
Raporda, yapay zekanın kadın gazetecilere yönelik çevrimiçi şiddeti artıran yeni bir risk alanı haline geldiği belirtildi.
Ankete katılan kadın gazetecilerin yüzde 9’u kişisel ya da mahrem görüntülerinin rızaları dışında paylaşıldığını, yüzde 5’i ise deepfake veya manipüle edilmiş görsel ve videolarla hedef alındığını bildirdi.
Kadın gazetecilerin yaklaşık dörtte biri, doğrudan mesajlar yoluyla istenmeyen cinsel taciz ya da siber teşhirle karşılaştığını belirtti.
UNESCO raporu, deepfake pornografi, manipüle edilmiş cinsel içerikler ve “çıplaklaştırma” uygulamalarının kadın gazeteciler için giderek daha istilacı ve tehlikeli bir tehdit haline geldiği uyarısında bulundu.
Hukuki Başvuru Sayısı Artıyor
Raporda, kadın gazetecilerin çevrimiçi şiddete karşı hukuki yolları daha fazla kullandığı da belirtildi.
Ankete katılanların yüzde 22’si çevrimiçi şiddet olaylarını polise bildirdiğini, yüzde 14’ü ise failler, kolaylaştırıcılar veya işverenlere karşı yasal işlem başlattığını ifade etti.
2020’ye kıyasla polise başvuru oranının iki kattan fazla arttığı vurgulandı. Ancak raporda, adalete erişimde hâlâ ciddi engeller bulunduğu; polisin bazı çevrimiçi şiddet vakalarını soruşturmadaki isteksizliği ve mağduru suçlayıcı yaklaşımların sorun olmaya devam ettiği belirtildi.
Basın Özgürlüğü İçin Tehdit
Rapor, çevrimiçi şiddetin kadın gazetecilerin güvenliği, ruh sağlığı, mesleki katılımı ve ifade özgürlüğü üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğunu ortaya koydu.
UNESCO, dijital platformlar, medya kuruluşları, hükümetler ve sivil toplumun, teknoloji aracılığıyla gerçekleşen cinsiyete dayalı şiddetle mücadele için daha güçlü mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Raporda, kadın gazetecilerin güvenliğinin yalnızca bireysel bir hak meselesi olmadığı, aynı zamanda basın özgürlüğü ve demokratik katılım açısından da kritik öneme sahip olduğu ifade edildi.
















