İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen ve toplam 15 ili kapsayan operasyon kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alınırken dernek, işletme, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına yönelik işlemler gerçekleştirildi.TTB ise yaptığı açıklamada operasyonun demokrasi, insan hakları ve sağlık hakkı bakımından ciddi sorunlar yarattığını savundu.
TTB: "Hedef haline getirilmeleri kabul edilemez"
LGBTİ+ bireylerin ve hak savunucularının hedef alındığını belirten TTB, dernek yöneticilerinin gözaltına alınmasına ve internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına erişim kısıtlamaları getirilmesine tepki gösterdi.
Birlik açıklamasında, LGBTİ+ bireylerin zaten ayrımcılık nedeniyle çeşitli hak ihlalleri yaşadığı savunularak şu ifadeler kullanıldı:"LGBTİ+ bireylerin ayrımcılık nedeniyle yaşadıkları hak ihlalleri ortadayken hak savunucusu derneklerin ve yöneticilerinin suçlu gibi damgalanmaları, insanların gece evlerinin basılıp gözaltına alınmaları, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim sınırı getirilmesi, 'Ailem Güvende' operasyon adı ile aile ve güven kavramları üzerinden hedef haline getirilmeleri kabul edilemez."TTB, söz konusu yaklaşımın toplumdaki farklı kesimlerin birlikte yaşama ve güven duygusuna zarar verebileceğini ileri sürdü.
Sağlık hizmetlerine erişim uyarısı
TTB açıklamasında operasyon kapsamında yalnız LGBTİ+ hakları alanında çalışan kuruluşların değil, HIV ile yaşayan kişilerin hakları ve sağlık hizmetlerine erişimi konusunda çalışan derneklerin de hedef alındığını belirtti.Birlik ayrıca Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği'nin (CETAD) internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına yönelik erişim kısıtlamalarını eleştirdi.CETAD'ın cinsel işlev bozukluklarının bilimsel yöntemlerle tedavisi konusunda sağlık çalışanlarına eğitim veren bir uzmanlık kuruluşu olduğuna dikkat çeken TTB, bu tür kuruluşlara yönelik kısıtlamaların kişilerin sağlık bilgisine ve sağlık hizmetlerine ulaşmasını zorlaştırabileceğini savundu.
TTB, "Böyle bir yaklaşım kişileri sağlık hizmetlerinden uzaklaştıracak ve ciddi bir halk sağlığı sorununa yol açacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
"Devletin yükümlülüğü sağlığa erişimi güvence altına almak"
TTB, devlet kurumlarının görevinin ayrımcılığı desteklemek değil, ayrımcılığa uğrayanların haklarını korumak olduğunu ifade etti.Açıklamada, toplumun bütün kesimlerinin sağlık hizmetlerine erişiminin güvence altına alınmasının kamunun yükümlülüğü olduğu belirtilerek şöyle denildi:"Operasyona, ayrımcı politikalara ve baskılara derhal son verilmelidir."
Operasyonda 162 şüpheli hakkında işlem
"Ailem Güvende" operasyonuna ilişkin resmi açıklamaya göre İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli olmak üzere toplam 15 ilde çalışma yürütülüyor.Operasyon kapsamında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlem gerçekleştirildiği açıklandı.Soruşturma makamları; fuhşa aracılık veya yer temin etme, müstehcen içeriklerin üretilmesi ve yayılması, çocukların bu içeriklere maruz bırakıldığı iddiaları ve bazı diğer suçlamaların araştırıldığını bildirdi.TTB ise farklı suç iddialarının LGBTİ+ hakları ve sağlık alanında faaliyet gösteren kuruluşlarla birlikte değerlendirilmesinin hak ihlallerine ve damgalanmaya yol açtığını savunuyor.