ABD yönetimi, Lahey merkezli Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yönelik baskısını artırıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mahkemeyi ülkesinin egemenliğine yönelik bir tehdit olarak nitelendirerek kurumun etkisini ortadan kaldırmayı amaçlayan yeni bir girişim başlattıklarını açıkladı.
Rubio, yayımladığı video mesajında UCM’nin en ağır uluslararası suçları yargılamak amacıyla kurulduğunu ancak zamanla “daha radikal ve aşırı” bir yapıya dönüştüğünü savundu. Trump yönetiminin Amerikalı askerlerin ve yetkililerin mahkeme tarafından soruşturulmasına izin vermeyeceğini belirtti.
ABD yardımına bağlı ülkelere baskı iddiası
ABD’li yetkililerin müttefik ülkeleri, UCM’nin Amerikan vatandaşları üzerindeki yargı yetkisini açıkça reddetmeye çağırdığı bildirildi.
Reuters’a konuşan bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, ABD yardımından yararlanan ancak Washington’ın çağrısına destek vermeyen ülkelerin daha sıkı incelemeyle karşılaşabileceğini söyledi. Yönetimin değerlendirdiği tedbirler arasında seyahat yasakları, vize iptalleri ve UCM görevlilerine yönelik ekonomik yaptırımların genişletilmesi bulunuyor.
Washington’ın kampanyayla yalnızca mevcut soruşturmaları değil, ABD’nin yurt dışındaki askerî faaliyetleri nedeniyle Trump veya yönetim yetkililerine karşı gelecekte atılabilecek hukuki adımları da engellemeyi amaçladığı değerlendiriliyor.
ABD, mahkemenin üyesi değil
ABD, UCM’nin kuruluş belgesi olan Roma Statüsü’ne taraf ülkeler arasında yer almıyor. Washington, bu nedenle mahkemenin Amerikan vatandaşlarını yargılama yetkisine sahip olmadığını savunuyor.
UCM ise suçların mahkemeye taraf bir ülkenin topraklarında işlendiği durumlarda, şüphelinin vatandaşı olduğu ülke taraf olmasa bile yargı yetkisi doğabileceğini belirtiyor. Mahkeme, 2020’de Afganistan’da işlendiği iddia edilen savaş suçlarına ilişkin soruşturma başlatmıştı. Bu soruşturma, Amerikan askerlerine ilişkin olası suçlamaları da kapsıyordu.
Netanyahu kararı gerilimi artırdı
Trump yönetiminin UCM’ye yönelik tutumu, mahkemenin Kasım 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suç iddialarıyla yakalama kararı çıkarmasının ardından daha da sertleşti.
Karar, Netanyahu’nun suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor; mahkeme, yargılama yapılabilmesi amacıyla yakalama emri çıkardı. ABD ve İsrail, mahkemenin kararını ve yargı yetkisini reddetti. Trump yönetimi daha sonra dosyalarda görev alan savcı ve yargıçlara yaptırımlar uyguladı.
Üç UCM yargıcından Trump yönetimine dava
Haziran ayında üç UCM yargıcı, kendilerine uygulanan yaptırımların hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Trump yönetimine karşı ABD’de dava açtı.
Yargıçlar, yaptırımların mahkeme kararları nedeniyle kendilerini cezalandırmayı ve yargı bağımsızlığı üzerinde baskı kurmayı amaçladığını savundu. Yaptırımların finansal hizmetlere, seyahate ve çevrim içi platformlara erişimlerini ciddi biçimde sınırlandırdığı belirtildi.
UCM, Trump yönetiminin son kampanyasına ilişkin ilk aşamada açıklama yapmadı. Washington’ın müttefik ülkelere uygulayacağı diplomatik baskının kapsamı ve yeni yaptırımların kimleri hedef alacağı ise henüz netleşmedi.

















